Sayın öğretmen Bakan ım!

Önemli bir işim dolayısıyla serhat şehri Edirne ye

gittim. Nerede kalacağım diye hiç düşünmedim, çünkü yıllarca hizmet ettiğim,

emek verdiğim eğitim-öğretim mesleği dolayısıyla öğretmenevi ni her zaman emin

bir sığınak ve barınak olarak gördüm, evim gibi düşündüm.

Fakat bu sefer büyük bir hayal kırıklığı yaşadım. Birçok

ilde öğretmenevinde misafir olarak kaldım ve ilk defa öğretmene yardımcı olan

değil, aksine söğüşleme ye çalışan bir uygulama ile karşı karşıya kaldım.

Usule uygun olarak öğretmenevi yönetimini sabahtan arayarak yer ayırttım.

Akşam en geç sekiz, sekiz buçuk arası orada olurum dememe rağmen, Geç

kalırsanız iptal olur! yanıtını aldım, yine de teşekkür ettim.

Akşam saat sekizde Edirne Öğretmenevi nin kapısından

içeri girdim. Receptiondaki gence İyi akşamlar! dedikten sonra, Hoş

geldiniz le karşılanmak hoşuma gitti. Gündüzden yer ayırttığımı belirtip, adımı

söyledim. Tamam dedi ve Sizi iki kişilik odaya vereceğim, orada bir kişi

daha kalıyor dedi. Niçin bir başkasının yanına veriyorsunuz Boş odanız yok

mu demem üzerine, Var tabii ki fakat o zaman fark vermeniz gerekiyor orada

kalabilmeniz için! dedi. Al sana eksi köye yeni bir âdet!

Ben suit oda istemiyorum, boş olan normal bir odada

yalnız kalmak istiyorum mümkünse! Hem hangi çağda yaşıyorsunuz Ben han da

kalmaya gelmedim, otele geldim. Hem oda boş dururken niçin bir başkası ile

aynı odayı paylaşmak zorunda kalayım ki dememe rağmen, yüzde elli fark

verirseniz boş odada kalabilirsiniz demekte ısrar etti.

Yarın mühim bir işim vardı, dinlenik olmam lâzım;

tanımadığım biriyle aynı odada kalamam, kalmak istemiyorum deyip bunun

mahzurlarını anlattım, yine de işe yaramadı ve yüzde elli fark vererek tek

başıma kalabileceğim normal bir odayı tercih etmek zorunda kaldım.

Sayın öğretmen Bakan ım!

Böyle bir talimatı siz mi verdiniz, yoksa her bir

yönetici kendine göre keyfî uygulama mı yapıyor Boş oda dururken ben

tanımadığım biriyle niçin aynı odada kalmak zorundayım Bir öğretmen niçin buna

zorlanır ve niçin yüzde elli gibi bir fark almaya kalkılır Dürüstlük ve

şeffaflık esas değil midir Öğretmen, öğretmenevi nde saygı görmeyecekse

nerede saygı görecektir Bu deformasyon ve keyfîlik nereden kaynaklanmaktadır

İsteyen her yönetici kendini kral zannedip istediği

gibi uygulama yapmaya kalkarsa, elbette böyle bir ortamda usulsüzlük de olur,

yolsuzluk da! Böyle bir uygulama usulsüzdür ve buraya istedikleri dışında

kimsenin gelmesini istememektir. Şikâyetimin dikkate alınmasını istiyorum.

Öğretmenliğe yıllarınızı, hatta ömrünüzü vereceksiniz ve

en düşük memur maaşı ile yıllarca çalışacaksınız ve ilk fırsatta da bakanlık

olarak bu fedakâr, vefakâr memuru cezalandırma yoluna gideceksiniz. Bu hangi

vicdanla bağdaşır, ayıp değil midir

İhtiyaç duymuşsunuz ve kapıyı çalıp benim evim diye

gittiğiniz bir yerde size önce ölümü gösterip sonra sıtmaya razı etmek gibi bir

uygulama ile öğretmenin parasına göz dikmek sosyal devlet anlayışına yakışıyor

mu

Yan taraftaki oda boş duracak, öğretmene güçlük

çıkarılarak üstüne üstlük ondan fark alacaksınız, sonra da buralara

öğretmenevi diyeceksiniz! Hani her şey insan içindi Kurum olarak

belirlediğiniz ücreti zaten alıyorsunuz. Öyleyse bırakınız da bir öğretmen boş

oda varsa orada kalabilsin!

Sayın Bakan ım!

Devletin, benim yüzde ellime ihtiyacı olmadığı gibi,

bakanlığın koyduğu kuralları birtakım kişilerin keyfî uygulamalarına

bırakmayınız. Bu hâl altınızın oyulması demektir. Hükümetinizin felsefesine de,

uygulamalarına da terstir.

Bundan sonra öğretmenevine giderken hep tereddüt

yaşayacağım, oysa böyle bir hali yaşamama kimsenin hakkı yoktur. Ben yıllarca

öğretmenevi aidatı ödedim. Ne demek boş yer varken, normal bir odada kalmak

için yüzde elli fark ödemek Bu uygulamayı keyfî hem de çok buluyorum, bakan ve

bakanlık olarak keyfî uygulamalara müsamaha etmemeniz gerektiğini düşünüyorum.

Lütfen bu duruma müdahale ediniz.

Merak ediyorum, Edirne İl Millî Eğitim Müdürü nün bu

uygulamadan haberi var mıdır Var da, eğer bu uygulamaya göz yumuyorsa durum

daha da vahimdir. Öğretmenevi müdürü derebeyi midir ki, kendine göre tasarrufta

bulunabiliyor. Bir öğretmenevi müdürünün kendine göre böyle bir tasarrufta

bulunmasının adı korsanlıktır/keyfiliktir. Son zamanlarda yaşanan keyfîliklerin,

devletin ve hükümetin başına neler açtığını hatırlamanız yeterlidir.

Sayın Bakan ım!

Küçük şeyler, büyük şeylerin habercisidir, dolayısıyla

güvensizlik en büyük tehlikedir. Bir öğretmenevinde boş oda varsa orada kalmak

öğretmenin en doğal hakkıdır, fark istenmesi ayıptır. Bunlar küçük şeyler

demeyiniz. Küçük şeyleri küçük görmek, büyük sorunların habercisidir. Özellikle

siyasî bir iktidar için güven tek kullanımlıktır, gitti mi gelmez.

Saygılarımla!