Mehmet Eymür kimdir? MİT'in kritik ismi Mehmet Eymür'ün hayatı ve operasyonları, Türkiye’nin yakın dönem istihbarat ve siyasi tarihini araştıranların en fazla merak ettiği başlıklar arasında bulunuyor. 1960’lı yıllarda başlayan istihbarat kariyeri boyunca Hiram Abas’la çalışan, Ziverbey Köşkü tartışmalarından Kızıldere’ye, ASALA’ya karşı yürütülen faaliyetlerden “Babalar Operasyonu”na kadar birçok kritik olayla adı anılan Mehmet Eymür, hazırladığı MİT raporlarıyla da devlet içindeki tartışmaların merkezine yerleşti. Peki, Mehmet Eymür kimdir, MİT’e ne zaman girdi, hangi operasyonlarda görev aldı, “Yeşil” kod adlı Mahmut Yıldırım ile ilişkisi neydi ve ne zaman öldü? İşte Mehmet Eymür’ün hayatı, ailesi ve istihbarat kariyerinin öne çıkan dönemeçleri...
Türkiye’nin yakın tarihinde istihbarat dünyasının kamuoyu tarafından en fazla tanınan isimlerinden biri olan Mehmet Eymür, meslek yaşamının yanı sıra emekliliğinin ardından yaptığı açıklamalarla da uzun yıllar gündemde kaldı.
Eymür’ün adı bir taraftan terör örgütlerine ve organize suç yapılarına yönelik operasyonlarla anılırken diğer taraftan işkence iddiaları, devlet-mafya ilişkileri, faili meçhul cinayetlere ilişkin soruşturmalar ve tartışmalı istihbarat faaliyetleriyle birlikte gündeme geldi.
Hazırladığı raporlarda devlet görevlileri ile yeraltı dünyasındaki bazı isimler arasındaki ilişkiler konusunda ciddi iddialara yer vermesi ise kariyerinin en fazla ses getiren bölümlerinden birini oluşturdu.
Mehmet Eymür Kimdir? MİT'in Kritik İsmi Mehmet Eymür'ün Hayatı ve Operasyonları
Mehmet Eymür, 5 Eylül 1943 tarihinde İstanbul’da dünyaya geldi. İstihbarat dünyasıyla bağlantısı ise yalnızca kendi kariyeriyle başlamadı. Babası Mazhar Eymür de güvenlik ve istihbarat teşkilatlarında görev yapan bir isimdi.
Ankara Maarif Kolejinde, bugünkü adıyla TED Ankara Kolejinde eğitim gören Eymür, daha sonra İstanbul İktisadi ve Ticari İlimler Yüksekokulunda öğrenim gördü.
Eymür’ün hayatının yönünü değiştiren gelişme 1965 yılında yaşandı. Henüz öğrenciyken Milli İstihbarat Teşkilatında takip memuru olarak çalışmaya başladı. Askerlik görevinin ardından yeniden teşkilata dönen Eymür, yıllar içerisinde farklı birimlerde görev yaptı.
Özellikle Hiram Abas ile birlikte çalışması, Eymür’ün istihbarat kariyerinin önemli dönemeçlerinden biri oldu.
Mehmet Eymür'ün Babası Mazhar Eymür Kimdir?
Mehmet Eymür’ün babası Mazhar Eymür, Kurtuluş Savaşı’nda görev yapmış, İstiklal Madalyası sahibi bir subaydı.
Mazhar Eymür daha sonraki dönemde MİT’in öncülü konumundaki Millî Emniyet Hizmeti Riyasetinde (MAH) görev yaptı. Dolayısıyla Mehmet Eymür, devletin güvenlik ve istihbarat yapısına yabancı olmayan bir aile ortamında yetişti.
Babasının mesleki geçmişi nedeniyle istihbarat çevresini erken yaşlardan itibaren tanıma fırsatı bulan Eymür, ilerleyen yıllarda kendisi de bu alanı meslek olarak seçti.
Mehmet Eymür MİT'e Ne Zaman Girdi?
Eymür’ün profesyonel istihbarat kariyeri 1965 yılında başladı. MİT bünyesinde ilk olarak takip görevlerinde bulunan Eymür, askerlik hizmetinden sonra kuruma dönerek kariyerini sürdürdü.
1970’li yıllara gelindiğinde Türkiye, siyasi şiddetin ve toplumsal gerilimin hızla yükseldiği bir dönemden geçiyordu. Eymür’ün görevleri de ülkenin bu güvenlik atmosferi içerisinde şekillendi.
Bu dönemde yolu, Türkiye istihbarat tarihinin bir başka önemli ve tartışmalı ismi Hiram Abas ile kesişti.
Mehmet Eymür ve Hiram Abas Birlikte Çalıştı mı?
Evet. Mehmet Eymür ile Hiram Abas uzun yıllar birlikte çalışan iki istihbaratçı olarak biliniyor.
Abas, Eymür’ün meslek yaşamında önemli bir isimdi. İkilinin adı özellikle 1970’li yıllardaki bazı güvenlik operasyonları ve sorgulamalarla beraber anıldı.
Hiram Abas’ın 1990 yılında İstanbul’da uğradığı silahlı saldırıda öldürülmesi, Türkiye’nin istihbarat tarihinde uzun süre tartışılan olaylardan biri oldu.
Ziverbey Köşkü Nedir? Mehmet Eymür Neden Bu Olayla Anıldı?
12 Mart 1971 Muhtırası sonrasında İstanbul Erenköy’deki Ziverbey Köşkü, gözaltına alınan bazı aydın, gazeteci ve siyasi isimlerin sorgulandığı yer olarak Türkiye’nin yakın tarihindeki en tartışmalı adreslerden biri haline geldi.
Mehmet Eymür ve Hiram Abas’ın isimleri de Ziverbey Köşkü’ndeki sorgulamalarla birlikte anıldı.
Burada sorgulanan kişilerin sonraki yıllarda anlattıkları, ağır işkence iddialarını beraberinde getirdi. Eymür’ün Ziverbey dönemindeki rolü de yaşamı boyunca kendisine yöneltilen en ciddi eleştiri ve suçlamalardan biri oldu.
Bu döneme ilişkin anlatımların ve tarafların açıklamalarının farklılık gösterebildiğini, işkence iddialarının tarihsel ve hukuki tartışmaların konusu olduğunu belirtmek gerekiyor.
Mehmet Eymür Ulaş Bardakçı Operasyonunda Görev Aldı mı?
Eymür’ün kariyerinde adı geçen kritik olaylardan biri de Ulaş Bardakçı’ya yönelik operasyon oldu.
THKP-C’nin önde gelen isimlerinden Ulaş Bardakçı, 1972 yılında İstanbul Arnavutköy’de gerçekleştirilen güvenlik operasyonunda öldürüldü.
Eymür’ün bu operasyonda görev alan istihbarat mensupları arasında bulunduğu aktarıldı. Operasyon, 1970’lerin başındaki siyasi çatışma ortamının önemli hadiselerinden biri olarak tarihe geçti.
Mehmet Eymür Kızıldere Operasyonunda Ne Yaptı?
Eymür’ün adı 30 Mart 1972’de Tokat’ın Niksar ilçesine bağlı Kızıldere köyünde gerçekleştirilen operasyonla da anıldı.
Mahir Çayan ve arkadaşlarının bulunduğu eve yönelik operasyonda, rehin tutulan üç yabancı teknisyen ile birlikte Mahir Çayan ve arkadaşları hayatını kaybetti; Ertuğrul Kürkçü ise olaydan sağ kurtuldu.
Eymür’ün Kızıldere’de sahada bulunan görevliler arasında olduğu çeşitli anlatımlara yansıdı.
Kızıldere olayı, aradan geçen on yıllara rağmen Türkiye’nin yakın siyasi tarihinin tartışılan hadiselerinden biri olmayı sürdürüyor.
Mehmet Eymür ve ASALA Operasyonları
1980’li yıllar Eymür’ün kariyerinde farklı bir dönemin başlangıcı oldu. ASALA’nın Türk diplomatlarına yönelik saldırılarının yoğunlaştığı yıllarda, Türkiye örgüte karşı yurt dışında çeşitli istihbarat faaliyetleri yürüttü.
Eymür, 1980 yılında Bulgaristan’da görevlendirildi. Daha sonraki süreçte ASALA’ya karşı gerçekleştirilen yurt dışı istihbarat faaliyetlerinde görev aldığına ilişkin anlatımlarda bulundu.
Bu dönem, Eymür’ün daha sonra yaptığı açıklamalar nedeniyle ayrıca tartışmalı hale geldi.
Mehmet Eymür ve Abdullah Çatlı Bağlantısı Neydi?
Eymür, ilerleyen yıllarda yaptığı açıklamalarda, devletin bazı operasyonlarda yeraltı dünyasından veya ülkücü çevrelerden isimleri kullandığına ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Bu çerçevede adı gündeme gelen kişilerden biri de Abdullah Çatlı oldu.
Çatlı’nın ismi özellikle 3 Kasım 1996’daki Susurluk kazasının ardından devlet, siyaset, güvenlik bürokrasisi ve organize suç dünyası arasındaki ilişkiler tartışmasının merkezine yerleşti.
Eymür’ün açıklamaları da söz konusu dönemin karanlıkta kalan ilişkilerinin tartışılmasında önemli kaynaklardan biri haline geldi. Ancak bu konudaki iddiaların önemli bir bölümü farklı tarafların anlatımlarına dayanıyor ve tüm ayrıntılarının hukuken kesinleşmiş olgular olarak değerlendirilmemesi gerekiyor.
Babalar Operasyonu Nedir?
Mehmet Eymür’ün kamuoyunda tanınmasını sağlayan önemli operasyonlardan biri 1984 yılında gerçekleştirilen “Babalar Operasyonu” oldu.
Operasyon, organize suç dünyasının önde gelen isimlerine yönelik gerçekleştirildi. Dündar Kılıç ve Behçet Cantürk gibi dönemin tanınan yeraltı dünyası isimleri operasyon kapsamında gözaltına alındı.
Eymür bu süreçte Kaçakçılık ve İstihbarat Şube Müdürü olarak görev yapıyordu.
Babalar Operasyonu, Eymür’ün organize suç yapılanmaları konusundaki çalışmalarının en fazla bilinen örneklerinden biri haline geldi.
Mehmet Eymür'ün 1. MİT Raporu Nedir?
Mehmet Eymür denildiğinde akla gelen en önemli belgelerden biri 1987 MİT Raporu oldu.
Kamuoyunda “1. MİT Raporu” olarak bilinen belgede, güvenlik bürokrasisi, siyaset ve yeraltı dünyası arasındaki ilişkiler konusunda çok ciddi iddialara yer verildi.
Raporda dönemin önemli devlet görevlileri ve güvenlik bürokrasisinden bazı isimlerle ilgili iddialar bulunması büyük tartışma yarattı.
Belgenin basına yansımasının ardından kurum içerisinde de önemli bir kriz yaşandı. Eymür 1988 yılında MİT’ten ayrıldı.
Raporun içeriğinde yer alan hususların iddia niteliğinde olduğu ve raporda adı geçen kişiler hakkındaki her değerlendirmenin yargı kararıyla doğrulanmış bir olgu olarak kabul edilemeyeceği önem taşıyor.
Mehmet Eymür MİT'e Nasıl Geri Döndü?
Eymür’ün teşkilattan ayrılığı kalıcı olmadı. 1990’lı yıllarda Türkiye’de güvenlik sorunlarının yeniden ağırlaştığı dönemde Eymür tekrar devlet görevine döndü.
1993 yılında Dev-Sol’un kendisine yönelik bir saldırı hazırlığında olduğunun belirlenmesinin ardından yeniden devlet bürokrasisinde görev alan Eymür, Tansu Çiller’in başbakanlığı döneminde 1994 yılında MİT’e döndü.
Bu kez teşkilat içerisinde son derece kritik bir pozisyona getirildi.
MİT Kontrterör Dairesinin Başına Geçti
Eymür, MİT’e dönüşünün ardından yeni oluşturulan Kontrterör Dairesinin başına getirildi.
Türkiye’nin PKK ile mücadelesinin son derece yoğun olduğu bu dönemde Eymür ve başında bulunduğu birim, terörle mücadele kapsamında çeşitli istihbarat çalışmalarında bulundu.
Eymür’ün adı PKK lideri Abdullah Öcalan’a yönelik faaliyetlerle de gündeme geldi.
Ancak Eymür’ün 1990’lı yıllardaki kariyerini tartışmalı hale getiren konu yalnızca PKK’ya yönelik çalışmalar değildi.
Mehmet Eymür ile “Yeşil” Mahmut Yıldırım Arasındaki İlişki Neydi?
Türkiye’nin 1990’lı yıllarına ilişkin en gizemli isimlerinden biri “Yeşil” kod adıyla tanınan Mahmut Yıldırım oldu.
Yıldırım’ın güvenlik ve istihbarat birimleriyle bağlantıları yıllarca tartışıldı. Mehmet Eymür de sonraki yıllarda yaptığı açıklamalarda Mahmut Yıldırım’ın istihbarat amaçlı kullanıldığına ilişkin bilgiler verdi.
Eymür ile Yeşil arasındaki ilişki, faili meçhul cinayetler ve yasa dışı faaliyetlere ilişkin soruşturmalar nedeniyle yıllarca gündemden düşmedi.
Mahmut Yıldırım’ın akıbetinin kesin biçimde ortaya çıkarılamaması ise bu tartışmaların bugüne kadar devam etmesine neden oldu.
2. MİT Raporu Nedir?
Eymür’ün kariyerinde bir diğer önemli başlık 2. MİT Raporu olarak bilinen çalışmaydı.
Rapor, özellikle emniyet, organize suç ve bazı kamu görevlileri arasındaki ilişkiler hakkındaki iddiaları içeriyordu.
Eymür’ün raporları, bir taraftan devlet içerisindeki yasa dışı yapılanmalara ilişkin iddiaların tartışılmasına yol açarken diğer taraftan kurum içerisindeki güç mücadelelerinin parçası olduğu yönündeki değerlendirmelere de konu oldu.
Yaşanan gelişmelerin ardından Eymür’ün MİT içerisindeki konumu yeniden değişti.
Mehmet Eymür MİT'ten Neden Ayrıldı?
Eymür, ikinci döneminde önce görevinden uzaklaştırıldı ve Şeker Fabrikalarına atandı. Daha sonra Washington’da MİT temsilcisi olarak görevlendirildi.
Ancak buradaki görevi de uzun sürmedi. Türkiye’ye geri çağrılan Eymür’ün teşkilat içerisindeki aktif kariyeri sona erdi.
Böylece 1965’te başlayan MİT serüveninin en önemli dönemi kapanmış oldu. Ancak Eymür’ün kamuoyundaki görünürlüğü sona ermedi; aksine kurumdan ayrıldıktan sonraki açıklamaları yeni tartışmalar yarattı.
Mehmet Eymür ABD'ye Neden Yerleşti?
Aktif istihbarat kariyerinin sona ermesinin ardından ABD’ye yerleşen Mehmet Eymür, burada çeşitli ticari faaliyetlerde bulundu ve Türkiye’nin yakın dönemine ilişkin açıklamalar yapmaya başladı.
Eymür’ün internet üzerinden yayımladığı yazılar, eski istihbaratçı kimliği nedeniyle büyük ilgi gördü.
Özellikle devlet içerisindeki ilişkiler, geçmiş operasyonlar ve istihbarat dünyasında tanıdığı isimlere yönelik açıklamaları uzun süre gündem yarattı.
Anadolu Türk İnterneti ve ATİN Nedir?
Eymür, kamuoyunda ATİN (Anadolu Türk İnterneti/İstihbarat Notları) olarak tanınan internet sitesi üzerinden çok sayıda yazı ve belge yayımladı.
Bu yayınlarda MİT içerisindeki geçmişinden operasyonlara, Susurluk sürecinden organize suç yapılanmalarına kadar birçok konuda kendi anlatımlarına yer verdi.
Bir eski istihbarat görevlisinin geçmişteki olaylara ilişkin kamuya açık biçimde bu kadar ayrıntılı açıklamalarda bulunması, Eymür’ü emeklilik döneminde de Türkiye’nin en çok konuşulan eski MİT mensuplarından biri haline getirdi.
Mehmet Eymür'ün Kitapları Neler?
Eymür, istihbarat kariyerindeki deneyimlerini kitaplaştırdı. “Analiz” ve “Deşifre” adlı çalışmaları, Türkiye’nin yakın dönem istihbarat tarihine ilişkin kendi tanıklık ve değerlendirmelerini içeriyor.
Kitaplarında teşkilat içerisindeki ilişkilerden geçmiş operasyonlara kadar birçok başlığı ele aldı.
Ancak anı ve tanıklık niteliğindeki anlatımların, Eymür’ün kendi perspektifini yansıttığının ve tartışmalı olaylar konusunda başka tanıkların farklı anlatımlarının bulunduğunun göz önünde tutulması gerekiyor.
Mehmet Eymür Faili Meçhul Cinayetler Davasında Yargılandı mı?
Türkiye’nin 1990’lı yıllarında gerçekleşen faili meçhul cinayetlere yönelik soruşturmalar ilerleyen yıllarda yeniden açıldı.
Eymür’ün adı da bu soruşturma ve yargı süreçlerinde gündeme geldi. Özellikle 1990’lı yıllardaki kontrterör faaliyetleri, Mahmut Yıldırım ile ilişkisi ve bazı operasyonlara yönelik bilgisi nedeniyle ifadelerine başvuruldu ve hakkında hukuki süreçler yürütüldü.
Eymür ise kamuoyuna yaptığı açıklamalarda geçmişte yaşanan çok sayıda olaya ilişkin kendi anlatımını ortaya koydu.
Bu süreçlerde iddialar ile kesinleşmiş yargı kararlarını birbirinden ayırmak, Eymür’ün kariyerine ilişkin değerlendirmelerde özellikle önem taşıyor.
Mehmet Eymür Susurluk Olayıyla Nasıl Gündeme Geldi?
3 Kasım 1996’da Balıkesir’in Susurluk ilçesinde meydana gelen trafik kazası, Türkiye’nin yakın siyasi tarihinin en büyük krizlerinden birinin başlangıcı oldu.
Kazadaki araçtan devlet görevlileri ile aranan bir yeraltı dünyası figürünün birlikte çıkması, yıllardır dile getirilen devlet-siyaset-mafya ilişkileri iddialarını ülkenin bir numaralı gündem maddesine dönüştürdü.
Mehmet Eymür’ün daha önce hazırladığı raporlar ve sonraki açıklamaları, Susurluk tartışmaları sırasında yeniden gündeme geldi.
Bu nedenle Eymür, Susurluk döneminin doğrudan kazada yer alan isimlerinden biri olmamasına rağmen devlet içerisindeki yasa dışı ilişkiler tartışmasının en önemli tanıklarından biri olarak kamuoyunda yer aldı.
Mehmet Eymür Evli miydi, Eşi Kimdi?
Mehmet Eymür’ün özel hayatı da zaman zaman merak edildi. Eymür, Janset Eymür ile evliydi.
Çiftin Alp ve Ayşe adlarında iki çocuğu bulunuyordu.
Mesleğinin doğası nedeniyle uzun yıllar kamuoyunun çok az bilgi sahibi olduğu Eymür, aktif görevden ayrıldıktan sonra verdiği röportajlarla hem kariyerinden hem de yaşamının farklı dönemlerinden söz etti.
Mehmet Eymür Hangi Hastalıklarla Mücadele Etti?
Eymür’ün sağlık durumu yaşamının son dönemlerinde ağırlaştı. KOAH, Parkinson ve demans başta olmak üzere çeşitli sağlık sorunları nedeniyle tedavi gördüğü kamuoyuna yansıdı.
İlerleyen yaşı ve sağlık sorunları nedeniyle hastanede tedavi altına alınan eski MİT mensubunun ölüm haberi Ocak 2024’te geldi.
Mehmet Eymür Ne Zaman ve Kaç Yaşında Öldü?
Mehmet Eymür, 13 Ocak 2024 tarihinde 80 yaşında hayatını kaybetti.
Eymür’ün ölümü, Türkiye’nin 1960’lardan 2000’li yıllara uzanan istihbarat tarihinin en tartışmalı aktörlerinden birinin yaşamının sonu oldu.
Yaklaşık yarım asırlık bir dönemde MİT, terörle mücadele, organize suç, ASALA, PKK, Susurluk, devlet-mafya ilişkileri ve faili meçhul cinayetler gibi Türkiye’nin yakın tarihinin en tartışmalı konularıyla adı yan yana geldi.
Mehmet Eymür Neden Hâlâ Tartışılıyor?
Mehmet Eymür’ü Türkiye’nin diğer eski istihbarat görevlilerinden ayıran önemli unsurlardan biri, görevden ayrıldıktan sonra sessiz kalmaması oldu.
Operasyonları, çalışma arkadaşları, yeraltı dünyasının isimleri ve devlet içerisindeki ilişkiler konusunda yaptığı açıklamalar, kamuoyunun normal şartlarda kapalı kalan istihbarat dünyasına ilişkin çok sayıda iddiayla karşılaşmasına yol açtı.
Bir kesim Eymür’ü devlet içerisindeki yasa dışı ilişkileri açığa çıkarmaya çalışan bir istihbaratçı olarak değerlendirirken, eleştirenler ise özellikle Ziverbey sorgulamaları, kontrterör faaliyetleri, Mahmut Yıldırım bağlantısı ve 1990’ların faili meçhul olayları üzerinden onun rolünü sorguladı.
Bu nedenle Mehmet Eymür’ün mirası konusunda tek bir değerlendirmeden söz etmek mümkün değil. Kariyeri, Türkiye’nin Soğuk Savaş döneminden 1990’ların güvenlik politikalarına ve Susurluk sonrasındaki hesaplaşmalara uzanan tartışmalı tarihinin parçalarından biri olarak incelenmeye devam ediyor.





