300 Kurşun Asker!
Doğu ve Güneydoğu illerinin 74 milletvekili var. HDP barajı aşıp da vekillerin çoğunu AK Parti’den alır mı MHP ile bir-iki partinin muhtemel ittifakı bir sinerji doğurur mu Çiçeği burnunda Genel Başkan Ahmet Davutoğlu oyları koruyabilir mi Ve henüz ortaya çıkmamış etkenler… Sürpriz ve değişkenleri çok fazla olan bir seçime gidiyoruz.
Hatırlayın. 2011’de 333 milletvekili çıkarmış iktidar partisi. Şimdi sayı 312’ye düştü. 21 fire! Dört Bakan, az daha Yüce Divan’a gidiyordu. 50 fire! Bir de yapılan gerçekçi anketlerde 280-300 bandı vekil çıkıyorsa… Anlayacağınız Haziran 2015’te Sarayın, bir tek fireye bile tahammülü yok. Etkiye açık, Erdoğan’ın yol haritasına zamanla ters düşebilecek, kaseti, yolsuzluğu vs. olan, hele ‘paralel” bir tek vekilin bile listelere sızmasını Saray da, Parti de istemiyor. Erdoğan, yüzde yüz güveneceği vekiller arıyor. Bu nasıl olacak
AK Parti’nin her seçimde milletvekillerinin yüzde 60’ını değiştirdiği malum. Aldığımız bilgilere göre bu seçimde Saray, hiçbiri halen milletvekili olmayan, çoğunluğu teşkilattan 300 yeni ve genç isim için düğmeye bastı. Bu genç ve Reise doğrudan bağlı olacakların GBT’sini araştırmak üzere isimler ilgili istihbarat kurumuna verildi. Aday listelerinde çok genç ve yeni isimleri görürseniz, demedi demeyin! “Başkan” kurşun asker istiyor. Bu seçim bahanesiyle yeni bir Ak Parti kuruyor Reis. “Konya dahil” belki de Erdoğan, hiç bu kadar parti üzerinde hakim olmamıştı.
Kıymetli Misafir
Geçtiğimiz hafta Milli Gazete’ye kıymetli bir misafir geldi. Tane tane konuştu. Her zamanki gibi sözü süzüp de, en yumuşak, güzel haliyle söyledi. Uzun zamandan beri hasret kaldığımız, ilim, irfan, entelektüel derinliğin yanında, mütevazi ve mahcubiyet hali, milletimiz gibi yakından gören bütün arkadaşlarımızı da çok etkiledi. Diyanet İşleri Başkanımız Prof. Dr. Mehmet Görmez Hoca neler mi söyledi Milli Gazete’de okumuşsunuzdur. Özetle gönül coğrafyamızdan bahsetti. Neresi mi o coğrafya Üslubu beyan, ayniyle insandır.
Soyadı Görmez ama, işte gördüğü, kullandığı birkaç kavram: “Dünyanın neresinde 3 Müslüman varsa, oraya ulaşmak istiyoruz”. Yetmez mi Ulaşıyorlar da zaten. “ “Ebu Gureyb, Guantanamo Doktoralılar eliyle cihat kavramının bizden çalınmasına müsaade etmemeliyiz.” Dünya Müslüman Azınlıklar Vakfı ve Kurultayı. Latin Amerikalı Müslümanlara Konya’da eğitim. Haiti’den, Uygur’a İslam Birlik ve kardeşliği. “İçeride cemaat, tarikat, fırkalar güç tutkusu savaşlarından vazgeçmeli.” Malum. İslam tarih boyunca iki unsurla kaim olmuş. Kalem ve Kılıç. Kalem; ilim, din, diyanet… Kılıç ise ordu. Milletimizin, Ümmetin ve insanlığın kurtuluşu da “Kalem ve Kılıcın” gerçek misyonunda. Kalemin, “Kendisine verilen en büyük görevin” bihakkın idrakinde olmasını Türkiye’mizin görmesi ne güzel görmek ne güzel.
Hareket Saadet’te!
O günleri görenler hatırlar. 90’lı yıllarda Refah Partisi, siyasetin üssü gibiydi. Parti arı yuvası gibiydi. Erbakan Hoca, Türk siyasetini hallaç pamuğu gibi atıp, taşları oynatıp, ülkeyi yeniden karıyordu adeta.
Saadet Partisi de bu günlerde çok hareketli. Siyasetin en küçük ve şahsi aktörlerinden, en kallavi isimlerine kadar... “En küçük partilerden”, Meclis ligine kadar, en unutulmuş eski kurtlardan “En gözdelere”, aracılara kadar, Saadet’e bir ilgi var bugünlerde. Malum seçimler yaklaştı. Bir yanda Başkanlık sistemine geçiş tartışmaları, diğer yanda Çözüm süreci, öte tarafta Meclis’te güçlü muhalefet olma, veya İktidar gücünü pekiştirme arayışları vs. vs. Hesap çok Başkentte.
Merak ediliyor, soruluyor, Saadet kiminle ittifak yapacak diye Ne bilelim. Bildiğimiz şu: Milli Görüş partileri geçmişte CHP, AP ve MHP ile Koalisyon kurmuş. MHP ile seçim ittifakı yapmış. DYP ve BBP’nın dışarıdan desteğiyle Refahyol kurulmuş. HADEP ile seçim ittifakları her seçimde konuşulmuş, ama sonuçlanmamış.
Zaten Genel Başkan Prof. Dr. Mustafa Kamalak, “Başka siyasi partilerden bu konuda teklifler geliyor.” diye Iğdır’da açıkladı. Şimdi ise muhtemel Başkanlık sistemi ile parlamenter sistem değişmeden Saadet, TBMM’ye girmeyi kafaya koymuş görünüyor. Şu sıcak aylar ne getirir, göreceğiz. Gün ola, hayrola, harman olaaa…
Kozmik Çalışma Grubu
Bizden duymuş olmayın ama, her Pazartesi bazı bakanlıkların müsteşarları Sarayda toplanıyorlarmış. Adeta Bakanlar Kurulu gibi bürokrasinin yaptığı ve yapacakları icraatları Reis, bizzat müsteşarlarla planlıyormuş. Kimler mi var bu Kozmik Çalışma Grubunda Duyumlarımıza göre Aile Bakanlığı, Maliye Bakanlığı, MEB, Gençlik Spor Bakanlığı ve Kültür Bakanlığı müsteşarları gruba dahilmiş. Dışişleri, İçişleri, Enerji Bakanlığı müsteşarları ise yokmuş. Çünkü bu Bakanlarla doğrudan çalışıyormuş. İçişleri Bakanı Ala bunun en bariz örneği. Ne de olsa kendisi eski müsteşar. Ulaştırma Bakanlığı da öyle. Parlamenter demokrasi, güçler ayrılığı, üniter devlet modeli sıkı sıkıya savunuladursun. Türkiye adım adım Başkanlık Sistemine geçiyor…
O fotoğrafta kim yoktu
Bank Asya’ya “el konulması” geçtiğimiz haftanın en çok tartışılan “olayı” oldu. Bunun kadar, bankanın açılışına katılan fotoğraftakiler de çok tartışıldı. Bugün “El Koyanlar” ve “El Konulanlar” o gün aynı karedeydiler. Uzunca süre beraber yürünecek bir başlangıcın heyecanı içindeydiler. Bakın kimler vardı o fotoğrafta
DYP Genel Başkanı ve dönemin Başbakan Yardımcısı Tansu Çiller, Devlet Bakanı Abdullah Gül en önde. Bugün “Birbirini bitirmeye yemin etmiş” olan, “Geleceği parlak” dönemin İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, Cemaatin Önderi Fethullah Gülen, İhsan Kalkavan… Tek karede bütün yüzler gülüyor, herkes neşe, heyecan içinde. Çiller o tartışılan fotoğraftan tam 8 ay sonra devlet yaşamına veda edeceğinin farkında değil. Kalanlar da 15 sene sonra, ülkeyi yoran bir kavgaya tutuşacaklarını nereden bilsinler ki
Peki çok tartışılan fotoğrafta kim yoktu O dönemin Refah-Yol Hükümeti’nin Başbakanı Necmettin Erbakan.