Bugün 10 Muharrem. Müstesna bir gün. Bir taraftan bakınca “kurtuluş günü”, bir taraftan bakınca “mazlumlarla dayanışma günü”dür.

Kurtuluş günü, çünkü:

1. Hz. Âdem Aleyhisselâm’ın tevbesinin kabul olunduğu gün 2. Hz. Nuh Aleyhisselâm ve Mü’minlerin bulunduğu geminin Cudi dağına oturduğu gün 3. Hz. İbrahim Aleyhisselâm’ın ateşten kurtulduğu gün 4. Hz. Yusuf Aleyhisselâm’ın kuyudan çıktığı, yıllar sonra Yakup Aleyhisselâm’ın gözlerinin tekrar açıldığı gün 5. Hz. Musa Aleyhisselâm ve kavminin denizden geçip zulümden kurtuldukları ve zâlim Firavun ve askerlerinin boğulduğu gün 6. Hz. Davud Aleyhisselâm’ın tevbesinin kabul edildiği gün 7. Hz. Süleyman Aleyhisselâm’a Cenab-ı Hak tarafından peygamberliğin yanı sıra hükümrânlığın da verildiği gün 8.  Hz. Yunus Aleyhisselam’ın balığın karnından kurtulup sahil-i selâmete çıktığı gün 9. Hz. İsa Aleyhisselâm’ın Yahudilerinin çarmıha germe suikastından Allah’ın izniyle kurtulup semaya yükseldiği gün 10. Peygamber Efendimizin Aleyhisselâtü Vesselam geçmiş ve gelecek bütün günahlarının affedileceğinin müjdelendiği gün.

Sevgili Peygamberimiz (asm) hicreti müteakip Medine’deki Yahudilerin 10 Muharrem’de oruç tuttuklarını görmüş, sebebini sorunca Hz. Musa Aleyhisselam ve etbâının kurtuldukları güne hürmeten olduğunu öğrenmiş, Yahudilere muhalefet için bir gün ilave ile tutulmasını tavsiye buyurmuşlardır.

Bu bakımdan Muharrem’in 9. ve 10. günü, ya da 10. ve 11. günü oruç tutmak sünnettir. Ayrıca yine Peygamber Efendimiz (asm) 10 Muharrem’de âile etbâına harcama yapan ve onları sevindirenlerin yıl boyunca bolluk ve berekete nâil olacağını müjdelemiştir. (Bu günlerde aşure pişirip dağıtmak, hoş bir âdettir.)

İşte bu yönleriyle bakınca 10 Muharrem “kurtuluş günü”dür. Ancak 10 Muharrem’de meydana gelen ciğersûz bir hâdise bu tarihin rengini değiştirmiştir.

Hicrî 61 yılının 10 Muharrem gününde (Milâdî 10 Ekim 680 tarihinde) Hz. Hüseyin (ra) ve 72 can yoldaşı şehit edilmişlerdir.

Peygamberimizin (asm) bu sevgili torunu her cihetten halifeliğe lâyıktı. Ancak Yezit, cebren ve hile ile idareye el koyduğunu açıklamıştı. Hz. Hüseyin’in bu oldubittiyi kabullenmesi mümkün değildi. Iraklılar  (Kûfe halkı başta olmak üzere) kendisini destekleyeceklerine ve biât edeceklerine söz vermişlerdi. Ancak sonradan sözlerinden caydılar ve zâlimden taraf oldular (İşte Irak halkı asırlardır bu kalleşliğin bedelini ödemekte).

Hz. Hüseyin (ra), İslâm’ın gösterdiği doğruluk ve hak uğruna başını vermekten çekinmedi ve böylece kıyamete kadar gelecek bütün Müslümanlara örnek oldu. Bütün Müslümanlar da bu muazzez şehidi sevgiyle, hürmetle yâd etmekten geri durmadı. Öte yandan ona zulmedenlerin adı sanı unutulup gitti. Hatırlansalar bile lânetle hatırlandılar.

Diyanet İşleri Başkanlığı 10 Muharrem’in üzerinde durmalı bugünün bir gün öncesine ve bir gün sonrasına ilaveler yapılarak iki gün oruç tutmaya teşvik etmelidir. 10 Muharrem bütün Âlem-i İslâm’da ve daha sonra da bütün dünyada “Mazlumlarla dayanışma günü” ilan edilmelidir. İslâmiyet zulmün her nevine karşıdır. Kim olursa olsun, mazlumun yanındadır.

1 Muharrem’de yeni yıla girdik. Hicrî 1437 mübarek olsun, hayırlar getirsin İnşallah. Muharrem, “haram kılınmış”, “hürmete lâyık” demek. Peygamber Efendimiz (asm) veda hutbesinde Zilkade, Zilhicce, Muharrem ve Recep aylarının “haram aylar” olduğunu teyit etmiştir. Bu aylarda savaş yapmak yasaktır. Hicrî 1437 güzel bir başlangıç olmalı ve bütün Müslümanlar birbirleriyle aslâ savaşmayacaklarını, Müslümanlara zulmedenlere karşı birlik olacaklarını bütün dünyaya ilan etmelidirler. Böyle bir ilan, yeni ve güzel bir devrin müjdecisi olacaktır.