Cevizli Mahallesi Doğu Sokak'ta yaşanan olay, İstanbul'un yıllardır sırtında taşıdığı en acı gerçeği bir kez daha yüzlere vurdu. Ortada ne deprem vardı ne de dışarıdan bir darbe; bina sabah saatlerinde alt katlarının üzerine yığıldı, enkazdan 2 kişinin cansız bedeni çıkarıldı. Megakentte hiçbir şey olmadan kendi kendine yıkılma eşiğine gelmiş 1.238 bina bulunduğu gerçeği de hatırlanınca, haliyle herkes oturduğu evin durumunu araştırmaya başladı.

e-Devlet'e Girip Baktılar Ama...
Olayın hemen ardından binlerce kişi soluğu e-Devlet'te aldı. Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü'nün "Tapu Bilgileri Sorgulama" ekranına girenler, taşınmazın üzerinde bir şerh olup olmadığını kontrol etti. Eğer bir bina daha önce resmi kontrolden geçmiş ve riskli bulunmuşsa, sisteme doğrudan "riskli yapı" şerhi düşülüyor.
Fakat burada herkesin yanıldığı çok kritik bir detay var: Ekranda hiçbir uyarı veya şerh görmüyorsanız bu binanızın sapasağlam olduğu anlamına gelmiyor. Çoğu zaman o binaya bugüne kadar hiçbir uzmanın adım atmadığına, betondan tek bir numune bile alınmadığına işaret ediyor.
Kiracıların Sistemi Görme Yetkisi Yok
Bir diğer handikap ise kiracılar için geçerli. e-Devlet üzerinden yapılan bu sorgulamayı yalnızca mülk sahipleri görebiliyor. Kiracıların sisteme girip oturdukları dairenin durumuna bakma yetkisi bulunmuyor. Bu yüzden uzmanlar, kiracıların hem yeni eve geçerken hem de mevcut oturdukları evde ev sahibinden resmi tapu kaydını ve varsa risk durum belgesini açıkça istemesini öneriyor.

Tek Bir Kişinin Başvurusu Yeterli
Binanın sağlamlığından şüphe duyanların bütün komşuları ikna etmesine gerek yok. Apartmanda tek bir daire sahibinin bile Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı'nın yetkilendirdiği kurumlara ya da belediyeye müracaat etmesi süreci başlatmak için yetiyor. Masrafı ise kat malikleri üstleniyor. İnceleme öncesinde yapılacak ilk iş, bağlı bulunulan belediyeden binanın orijinal mimari ve statik projesini temin etmek.
Halk arasında sıkça konuşulan "Kolondan parça alınırsa bina zayıflar, zarar görür" endişesi de gerçeği yansıtmıyor. Uzmanlar, karot alındıktan hemen sonra açılan deliğin yüksek dayanımlı özel tamir harçlarıyla kapatıldığını ve taşıyıcı sisteme hiçbir zarar verilmediğini belirtiyor.





