Çağlayan da bugün yüz binler İsrail i protesto edecek ve Filistinli kardeşlerimize yalnız olmadıklarını, sonuna kadar yanlarında olacaklarını haykıracaklar. Yıllardan beri devam eden, son olarak bir erin kaçırılmasını -kaçırılıp kaçırılmadığı da belli olmayan- bahane ederek Filistinlilere karşı İsrail in katliamları karşısında sessiz kalan dünya ve özellikle de yerli medyanın önemli bir bölümüne işin gerçeği hatırlatılmaya çalışılacak. Gerçi "Anlayana sivri sinek saz, anlamayana davul zurna az" atasözü anlamak istemeyenler için ne yapılırsa yapılsın neticenin değişmeyeceğini vurguluyor olsa da zalimlere karşı mazlumların yanında olduğumuzu göstermek  için bugün Çağlayan dayız...

Bu vesile ile bir gerçeğe dikkat çekmek istiyorum...

Bundan yaklaşık 30 yıl önce Libya ya yaptığım bir gezi dönüşünde beraberimde getirdiğim bir takım yayınları burada tercüme ettirmiş ve orada da yaptığım bazı görüşmeleri birleştirerek bir yazı dizisi hazırlamıştım... O yazımda pek çok konuya temas etmekle birlikte özellikle Hitler tarafından Yahudilere karşı girişilen katliamda siyonist Yahudilerin de işbirliği söz konusu olduğunu, Filistin de İsrail devletini kurabilmek için buraya öncelikli olarak başta Avrupa ülkelerinden olmak üzere Yahudilerin göçünü hızlandırmak adına Siyonistlerin Hitler ile işbirliği yaptığı iddialarına yer vermiştim.

Özetle Hitler soykırımı kullanılarak Filistin de bir İsrail devletinin kurulması hususunda batılı ülkelerin desteğini sağladıklarını, ardından da yıllar boyu Hitler zulmünün arkasına gizlenerek kendilerinin Filistin halkına karşı uyguladıkları soykırımı gizlemeye ve haklı göstermeye çalıştıklarını, bunda da başarı elde ettiklerine dikkat çekmiştim.

Nedense tüm dünya Yahudiler tarafından sürekli gündemde tutulan soykırım iddiaları karşısında sinmiş, adeta İsrail bölgede ne yaparsa haklıdır mantığı ile en azından işlenen cinayetler karşısında sessiz kılmıştır. Dünyanın bu sessizliği ise sürekli olarak İsrail i şımartmış, katliamlarını çılgınlık derecesine getirmesine zemin hazırlamıştır.

Kısaca bu geçmişi hatırlattıktan sonra son günlerin gündemdeki konusu kaçırılan er meselesine dikkat çekmek istiyorum. Güya İsrail kaçırılan bir eri kurtarmak için Filistinli bakanları kaçırıyor, dünyanın sesi çıkmıyor... "Kaçırılan er ile bakanların ne ilgisi var " diyen yok. İşte bu noktada bir gazete haberini yorumsuz olarak aktarmak istiyorum... İstiyorum ki, İsrail in ne yapmak istediğini ulaşabildiğimiz herkes yeniden sorgulamaya tabi tutsun... Belki böylece şimdiye kadar sessiz kalan bazı çevreler "Ne oluyor arkadaş " deme ihtiyacı duyar.

İşte size gazete haberinden bazı bölümler:

"Filistin topraklarında önüne geleni öldürüp ne varsa yakıp yıkmaya devam eden İsrail in, onbaşı Gillad Şalit i gerçekten kurtarmaya niyetli olup olmadığı sorgulanmaya başlandı. Çünkü İsrail bu bahane ile Filistin e katliam yapıyor.

Askerlerin açtığı ateşin dünkü (Cuma günü) bilançosu  altısı sivil 28 ölü. Tanklar evlerin kapılarına dayandı. Gazze de catışmaların devam ettiği belirtildi. Ölen İsrail askerinin arkadaşları tarafından kazara vurulup vurulmadığı araştırılıyor.

İsrail Filistin e ölüm yağdırmaya devam ediyor. Çocuklar otomatik silahlarla taranıyor. Dünya bu kanlı manzarayı sadece seyrediyor."

Elbette bu kanlı manzarayı  seyretmeyenler de var... Onlar bugün Çağlayan Meydanı nda hem dünyanın vurdum duymazlığını hem de bu kanlı manzarayı protesto edecek ve lanetleyecekler...

Anlayana yetmez mi