Reklamı Kapat

Samanyolunda Ziyafet

Üstad Sezai Karakoç’un oruç, ramazan, bayramlar üzerine yazılarından oluşan bir eseri. 1962 yılında Yeni İstiklâl gazetesinde başlayan, 1964 Yeni İstanbul, 1966 Diriliş dergisi, 1967 Büyük Doğu, 1967 Babıâli’de Sabah, 1967 İslâm Düşüncesi, 1970 Diriliş, 1974 Milli Gazete,  sonrası yazılar Diriliş dergisi ve gazetesinde yayımlanan yazılardan oluşuyor. En son yazı 2004 yılına ait. Kırk yıla yayılmış yazılar.

Düşünce ve deneme tarzında ilk eserdir Samanyolunda Ziyafet.

Oruç ve ramazan ya da bayramlarla ilgili çokça yazı, konuşma ve vaazlar vardır. Edebî dil ve üslup bakımından bu eser ilk ve özgündür. Fıkhî bakıştan ziyada orucun ve onun psikolojisinin, sosyolojik etkileri, medeniyet ve kültür oluşumu bağlamında çok yönlü bir bakış bulunuyor bu eserde.

Büyük şairin eseri. Eser şiirsel bir öz taşıyor. Düşüncenin ifade edilişindeki incelik ve güzellik bütün boyutlarıyla esere hâkim. Kimi deneme ve düşünce yazıları bir çırpıda okunamaz, zorlaşır. Birkaç metin okunur, sonra bir kenara atılır. Düşüncenin ve ifade edişin güzelliğinde, yeni bakışlarla okuru alır götürür bu eser. Diğerlerinden farklı.

Eserin adı: Samanyolunda Ziyafet. Bu isim bile bir başına çok şey anlatıyor. Metafizik bir gönderme. Allah’ın insanlığa sunduğu bundan Müslümanların fazlasıyla nasiplendiği bir ibadet ama bir yaşama biçimi. Ruhun en zengin ve donanımlı, incelikli hâli. Eserin kendisi bir şiir. Çünkü inancımız da bir şiirdir. Medeniyetimizin ruhu da öyle.

Kimi vurgu ve göndermeler insan ruhunda şimşekler gibi çakar, aydınlatır ve yepyeni bir ufka yol açılır. Göklerdeki sofraya kurulma duygusu manevî bir güç kazandırır.

Geleneksel olarak kültür ve düşünce hayatımızda, en sıradan gibi görünen bir aile ortamında orucun manevî yükünün ve onun tanımlamasının farklı boyutları var. Müslüman bir ailenin çocuğunun ruh hâlinden başlanır, delikanlılık, erginlik ve yaşlılık dönemleri psikolojik oluşlarıyla yaşanır. “Oruç tutma” deyiminin çağrışımlarında çocukta bir kuşu yakalama duygusu gibidir. Havalanan bir kuşu yakalama tutkusu.

Köylerde ve evlerde oruç maddî temizlenmeyle başlar. Evlerin badanalanması, temizlenmesi, bacaların kurumlarının silinmesi kadının bakışına yansır.

Ramazan her yönüyle bir yenileniş. Ruhun yenilenişi. Mekânın etkilenişi. Müslüman bir beldenin oruçlu oluşu bir bütün olarak kendini hissettirir. Şehir bir manevîliğe bürünür. Müslüman bir şehir ile Müslüman olmayan bir şehrin karşılaştırılmasında bulunulur.

Batı dünyasının arayışta olduğu ama bir türlü sağlıklı bir sonuca varamadığını Albert Camus’nün Caligulas’sını örnek verir Sezai Karakoç. Bu arayışlar ortada kalıyor ve bir sonuca varılamadığından sonuç alınamadığı gibi bunalımlar süregidiyor. İnsanın sezmesi önemli ama sezgilerin de sonuç getirmesi gerekirken bundan bir türlü nasip alınamıyor.

Müslümanların ibadetleri insanı hem bedenen hem de ruhen arındırır. İnsan için gerekli olan en önemli durum.

Müslüman’ın oruçlu olduğu, yaşadığı bir ruh hâlinin vurucu izleri. Kendisinden bir mısra: “yüzlerinde secde izleri görülür.” (…) “Sanki Kur’an yukarı çıkıp bir ay oluyor. Sonra, Peygamber parmağıyla, sûre sûre bölünerek onların kalplerine iniyor; ondan da, âyet âyet atardamarlardan yürüyerek yüzlerinde apaydınlık bir ay, bir güneş oluyor. (…) Bazen düşünmüşümdür, acaba ay Peygamberin Miraç yolculuğunda hızla giden Burak’ın bıraktığı bir iz midir göğsümüzde?

Abdest, bir ayın vücudumuzda yüzümüzden aşağıya doğru boşanışı değil mi?

Namazsa günde beş kere kapımıza çalan güneştir.

Oruç, içimizde batmayan bir ayın geceden gündüze taşınmasıdır.” (Samanyolunda Ziyafet, 5. Baskı, s, 36-37)

Alıntılarla bu yazıyı çok daha zenginleştirebiliriz. Oruç ayında okurumuzun bu eseri bir kere değil birkaç kere okumasında yarar var. Ruhunun açılımlarının zenginliğini orada fark edecek.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Ali Haydar Haksal - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.



Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket Asgari ücret 2 bin 825 TL oldu! Zamdan memnun musunuz?