Ekmek askıda, demokrasi baskıda

“Kim kazanmazsa bu dünyada bir ekmek parası:
Dostunun yüz karası; düşmanının maskarası!”

Kültürümüze darb-ı mesel olmuş bu beyit Mehmet Akif Ersoy’un “Seyfi Baba” şiirindedir.
Sayın Cumhurbaşkanı’mızın bugün vurguladığı “Eğitim ve kültürde arzu ettiğimiz ilerlemeyi sağlayamadığımızı” düşünmesinden çok çok önceki yıllarda, o ve onun nesli ortaokullarda okurken, Türkçe derslerimizin müfredatında bu “Seyfi Baba” şiiri vardı.

75 yaşını geçmiş “Seyfi Baba”ya söyletilen bu beyit de yol gösterenlerimizdendi bize. Öyle korkmuştuk yani, yüz karası olmaktan da, maskara olmaktan da... Hem paramız olsun, hem hamiyetli olalım diye açıklamışlardı bu şiiri bize öğretmenlerimiz.
Bizimle aynı müfredata tabi olduğuna inandığımız Sayın Cumhurbaşkanı’nın baş ittifakçısı, “Seyfi Baba” yaşlarındaki genel başkanın, gündem olan “Ekmek”li öğüt demeci üzerine bu girişle başladık sayfamızda tarihe not düşmeye.

İttifak partisinin genel başkanının ilk değil elbette “Ekmek”li demeç vermesi. Dilinin alışkanlığına çoğumuz şahit olmuştuk. Cumhurbaşkanı yapmak istediği ve bugün hatırlamamaya bizzat kendisinin de katıldığı “Ekmeleddin bey”i, “Ekmek”le kazımak için hafızalara az mı uğramıştı.
“Ekmek”siz Ekmeleddin’den, ittifakçısı Cumhurbaşkanı Erdoğan günlerine erdiğinde, Sayın Bahçeli Bey’in ekmeği askıya aldırmasının sebebinin peşine düşen kimi yazar insanlarımıza göre, yardımlaşma duygusunun canlandırılmasını tavsiyeden öte bir manası yokmuş olayın.
Yardımlaşma duygusu, ama hangi konularda? Mesela Sayın Cumhurbaşkanı’nın üzülerek ifade ettiğine inandığımız “ İstanbul’a ihanet ettik” cümlesindeki eylemlerde de mi olacak?
Sayın Bahçeli Bey “ Askıda ekmek” diyor; “Muhtaçlara ekmek yardımı” gibi bir tamlama kullanmaktan kaçınmış olarak. Niçin? Çünkü “Askı” Türk siyasetinde “geciktirmeyi, muallakta bırakmayı” da tarif eder. Meclis mahallinde üreyen “filan kanun askıya alındı” cümlesinde olduğu gibi.
Mizahçılarımız olsaydı geçen asırdaki gibi, zira bu asırda AKP ve MHP ittifakı var, şöyle cümleler geçebilirdi parodilerinde.

- Patron! Benim ekmek meselem ne oldu?
- Ha, senin ekmek meselen mi? Askıda, askıya alındı...
Burada anlatılan, ekmeğin askıdaki halidir. Yani sahibinin eline ulaşması engellenen ekmeğin.
Siyaset dedik, siyasetçi olduğu kabul edilen Sayın Bahçeli’den öncekilerde “ekmek” mevzusu nasıldı da dersek, aklımıza hemen Demirel gelir.
O geldiğinde ve gidene kadar çizilen karikatürlerde de ekmek vardır. En çok şöyle bir cümle yazılmıştır altlarına. “Ekmek aslanın ağzında!” Vatandaş terin suyun içinde kalır o karikatürlerde, aslanın ağzından ekmek almaya çalışırken.
Bugünkü politikacılarımızın hayalinde aslan olmaması yine de “Ekmek kurdun ağzında” gibi bir söyleme dönüştürmedi o deyimi. Zira bilen bilir, kurt yatağında ekmek ufağı bulunmayacağını.
Demirel’in bizzat kullandığı ekmekli deyimler var mıdır? Evet, vardır. Bilhassa bütçe rakamlarını açıklarken, beklenenin altında kalan ödeneklerin izahını yaparken kullandığı...
“Ekmeğin büyüğü, hamurun çoğundan olur!”
Vatandaşı susturan bu izaha karşı, hiçbir yazar kişisi bu ülkenin, hamurun niçin çoğaltılmadığını soran yazılar yazmazdı.

Siyaset böyle uluorta bir halde iken, orta oyununun bir skecinde şöyle bir diyalog vardı.
Kavuklu, menüyü oku diyor pişekara. Pişekar ise menüye bakar der ki: Başka lokantaya gidelim, burada yemek yok. Kavuklu şaşkın. Israrını menüyü okuyarak ispatlar pişekar. Balık tavada, et ızgarada, çorba tasta, tavuk fırında...
İşte bu noktada günümüzü yaşasaydı kavuklu ve pişekar, diyalog şöyle devam ederdi.
- Bari kuru ekmek yiyelim, diyen kavukluya;
- Ekmek de yok der pişekar.
- Ama neden?
- Burada öyle yazıyor: Ekmek askıda!
En çok ekmek tüketen millet özelliğimiz mi acaba, hükümetin ittifakçısı Sayın Bahçeli’yi ekmekle konuşturdu. İhtimaller çok, savunmacı yazar kişileri yararına..
Mesela diplomalı işsizler milyonuna yüzbinler katılırken, onların “Ekmek elden, su gölden” deyimiyle hedefe konmasını engellemek adına ekmeğin elden askıya çıktığını ifade etmiş olabilir. Çünkü gençlere hiç değilse bu kadar destek olmalı ki, partisine gelip dursunlar.
Bir diğer ihtimalde de yedi düvel dediğimiz düşmanlarımız var. Toprağımızda gözü olan o düveller, her bir şeyimizi kendimizin yaptığını görünce, ekmeğimize de göz dikmiş olabilirler. Yani ekmeğimizde gözleri olabilir. İşte bu durumdan haberdar olan ittifak particisi Sayın Bahçeli Bey, ekmeğimizi askıya alarak bir nevi emniyetini sağlamıştır.

Aklımıza gelen son bir ihtimali de yazalım, hem de tarih bilgimizi kullanarak. Geçen asrın Türkiye’sinde yani MHP ittifaklı AKP iktidarından önceki hayatlarında insanlar, ekmeklerini taştan çıkarırlardı. Bu durum Sayın Bahçeli’de, biz taş devri insanları değiliz. Adamlarımızın taşlı Tanrı dağlarında uluma yapmaları, bizim ekmeğimizi ululamamıza mani değildir. Dolayısıyla biz ekmeği askıya koyarak, taştan çıkarmalara son vermek istedik, düşüncelerini üretmiştir galiba.
Ha, bir de gençlerimizin ekmeği eline almak sorunsalları var. Ne zaman bir yuva kurmaya kalksalar, kız babaları hemen o konuyu gündeme getiriyor. Ekmeğini eline aldı mı?
Böyle soruları cevaplamada, artık zorluk çekmeyecek delikanlılarımız. Dünürcübaşı tayin ettiklerinde cevap hazır olacak: Ekmeğini askıdan alıyor efendim!

Son cümlelerimiz de şunlar olsun bu konuyla alakalı. Sayın Bahçeli liderimiz ekmeği askıya alarak, ekmek parasını gündemden düşürürken, ekmek kavgasının da önüne geçmiş oluyor. Bu durumun, Sayın Cumhurbaşkanı’mızın sitemini ettiği “ihanet ettik”lerinin artık belli bir düzende olacağına işaret sayılması, en çok iktidar ve ittifakçısının yazarcı kişilerini sevindirecektir. Gayri iyi yazarlar!

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Necati Tuncer - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.

01

Ekrem Sütcü - Siz, "Askıda ekmeği"yanlış anlamışsınız.

Milletin bir eli yağda, bir eli balda olduğu için, ekmek bulmakta zorluk çekiyor. Ekmeği bulduğu an, çerisine biftek-köfte-pastırma ve sucuk doldurarak tüketecek.Ekmek bulup köfteleri koyacak insanlara askıda ekmeği hazır tutmak amacıyla bu kampanya başlatılmıştır. Aman haa, yanlış anlaşılmasın.!

Yanıtla . 1Beğen . 0Beğenme 25 Ekim 18:11


Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket Covid-19 aşısı bulunursa yaptırır mısınız?