Reklamı Kapat

İnsanlığı yok etmeye çalışanlara dikkat edelim-4

Önceki yazıda kısmen iktibas ettiğim John D. Rockefeller metninin tamamını, önemine binaen okumamız, bu metinde yazılan her şeye çok dikkat etmemiz ve yöneticilerimizi uyarmamız gerekiyor…
“Tersini yapıyormuş gibi davranırken hayatlarını kısa ve zihinlerini zayıf tutacağız. Bilim ve teknoloji bilgimizi, onların neler olduğunu asla görmemeleri için en ince şekillerde kullanacağız. Yumuşak metalleri, yaşlanmayı hızlandırıcıları ve uyuşturucuları yiyeceklerine, sularına ve hatta soludukları havaya karıştıracağız... Döndükleri her yerde zehirlerle kaplanacaklar. Yumuşak metaller onların akıllarını kaybetmelerine neden olacak. Desteklediğimiz kurumlar vasıtası ile onlara bu rahatsızlıkları için çare bulacağımıza söz vereceğiz, aksine çare diye ürettiğimiz ilaçlarla onlara daha fazla zehir vereceğiz. Ünlü aktörler ve ünlü sanatçılar tarafından reklamı yapılan ve aslında kimyasal zehir olan hijyen ve güzellik ürünlerini aptallar yüzlerine ve bedenlerine gençlik getireceğine inanarak sürecekler ve derilerinden bu zehirler emilecek, susuz ve aç ağızlarından onların zihinlerini, iç organlarını, üreme kapasitelerini yok edeceğiz. Çocukları sakat ve deforme olmuş olarak doğacak ve bunun sebebini onlardan saklayacağız. Zehirler, etraflarındaki her şeyde, içtiklerinde, yediklerinde, soluduklarında ve giydiklerinde gizlenecektir. Zehirleri dağıtmakta ustaca olmalıyız çünkü anlayabilirler.

Onlara zehirlerin iyi bir şey olduğunu TV’deki uzmanlarla, güzel animasyonlarla, müziklerle cazip hale getirip öğreteceğiz. Uzman görünümlü adamlarımız onların aldanmasına yardımcı olacaktır. Zehirlerimizi almaları için her yöntemle destekleyeceğiz. Ürünlerimizi filmde kullanıldığını görecek ve alışacaklar ve gerçek etkilerini asla bilemeyecekler. Doğum yaptıklarında aşılarla çocuklarının kanına zehir enjekte edeceğiz ve aslında aşılarla onlara yardım ettiğimize onları ikna edeceğiz! Mümkün olduğu kadar erken yaşlardan başlayacağız, zihinleri gençken çocukları en çok sevdikleriyle, tatlılarla, şekerlerle zehirleyeceğiz. Dişleri çürüdüğünde onları zihinlerini öldürecek ve geleceklerini çalacak, metallerle dişlerini dolduracağız.

Öğrenme yetenekleri etkilendiğinde, onları daha da hasta edecek ve başka hastalıklara yol açacak ilaçlar vereceğiz ve oluşan bu yeni hastalıklar için yeni ilaçlar üretip onlara vereceğiz ki yeniden hasta olsunlar. Gücümüzle onları uysal ve zayıf hale getireceğiz. Depresif, yavaş ve obez olacaklar ve yardım için bize geldiklerinde onlara daha fazla zehir vereceğiz. Dikkatlerini paraya ve ekonomiye odaklayacağız, böylece asla iç benlikleriyle bağlantı kurmaya vakitleri kalmayacak. Onları cinsellik, zevkler ve video oyunlarıyla oyalayacağız ki, hiçbir zaman herkesin birliği için bir araya gelemesinler. Akılları bize ait olacak ve dediğimiz her şeye itaat edecekler. Reddederlerse, beyin kontrolü yapan teknolojiyi uygulamanın yollarını bulacağız. Korkuyu silahımız olarak kullanacağız. Hükümetlerini biz kuracağız ve onların içinde muhalefetleri de biz tesis edeceğiz. Her iki tarafa da biz sahip olacağız. Hedefimizi her zaman saklayacağız ama planımıza aralıksız devam edeceğiz.

Bizim için çalışacaklar ve biz onların emeğinden çalarak zengin olacağız. Ailelerimiz asla onların ailelerine karışmayacak. Kanımız saf olmalıdır. Bize karşı geldiklerinde birbirlerini öldürmelerini sağlayacağız. Onları dogma ve din yoluyla birbirlerine düşman ve ayrı tutacağız. Hayatlarının tüm yönlerini kontrol edip onlara ne düşüneceklerini ve nasıl düşüneceklerini söyleyeceğiz. Onlara hissettirmeden yol göstereceğiz ve kendi kendilerine karar verdiklerine inanmalarına izin vereceğiz. İhtilaflarımız aracılığıyla aralarında düşmanlığı körükleyeceğiz. Aralarında bir ışık parladığında, onu alay, karalama, iftira veya ölümle yok edeceğiz ki, bize en çok bu yakışır. Kalplerini parçalayıp kendi çocuklarını öldürmelerini sağlayacağız. Bunu en önemli silahımız olan nefreti kullanarak, ve en iyi arkadaşımız olan öfkeyi kullanarak başaracağız. Nefret onları tamamen kör edecek ve çatışmalarında liderleri olacağımızı asla göremeyecekler.

Birbirlerini öldürmekle meşgul olacaklar. Bize karşı olduklarını gördüğümüz müddetçe kendi kanlarında yıkanacaklar ve komşularını öldürecekler. Bundan çok yararlanacağız, çünkü bizi görmeyecekler, çünkü bizi göremeyecekler. Savaşlarından ve ölümlerinden zenginleşmeye devam edeceğiz. Nihai hedefimize ulaşılana kadar bunu tekrarlayacağız. Onları korku ve öfke içinde yaşatmaya devam edeceğiz, onlara yanlış imaj ve haberler vereceğiz. Bunu başarmak için sahip olduğumuz tüm araçları kullanacağız. Araçlar çalışmaları ile sağlanacaktır. Onlara kendilerinden ve komşularından nefret ettireceğiz. Hepimizin bir olduğumuza dair ilahi gerçeği her zaman onlardan saklayacağız. Asla bilmemeleri gerekiyor! Farklılıkların bir illüzyon olduğunu asla bilmemeliler, her zaman eşit olmadıklarına inanmalıdırlar. Damla damla, adım adım hedefimize ilerleyeceğiz.

Onları kontrol etmek için topraklarını, kaynaklarını ve servetlerini devralacağız. Sahip oldukları küçük özgürlüğü çalacak, yasaları onlara kabul etmeleri için onları kandıracağız. Onları sonsuza kadar esir edecek, onları ve çocuklarını borç içinde tutacak bir para sistemi kuracağız. Onların uyanışlarını yasakladığımızda onları cinayetle suçlayacağız ve dünyaya farklı bir hikâye sunacağız, çünkü tüm medyanın sahibi biz olacağız. Medyayı, bilgi akışını ve onların duygularını bizim lehimize kontrol etmek için kullanacağız. Bize karşı ayaklandıklarında, onları böcekler gibi ezeceğiz, çünkü böcekten dahi daha güçsüzler. Bununla ilgili bir şey yapmaktan aciz olacaklar.”

Üçüncü yazımın sonunda hatırlattığım Rum Sûresi’nin 42’nci ayeti tekrar okunmalı…

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Reşat Nuri Erol - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.

01

Serkan - Allah razı olsun Allah’a emanet olun inşallah

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 28 Eylül 10:34


Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket Covid-19 aşısı bulunursa yaptırır mısınız?