Reklamı Kapat

Yeni partilerin şansı

Şakası yok; AK Parti bölünüyor. Az kaldı...

Ahmet Davutoğlu ve Ali Babacan partilerini ilan edecekler gibi.

Burada, Ahmet Davutoğlu’nun şimdilik, daha şanslı olduğu söylenebilir. Ali Babacan’ın Abdullah Gül’den kaynaklı olduğu düşünülen aşırı temkinli tavrı insanları baydı. Ama kadroları görmek lazım. Yorum için henüz erken.

AK Parti’nin günün birinde tartışılacağı ve bu hale düşeceği tahmin ediliyordu. Ancak, Başbakan Erbakan; “İleride nasıl olsa geleceksin. Başını gözünü yardırmadan gel” demişti. Şimdi, merak konusu olan işin bu yanı.

Şu ana kadar yapılanlar ise, sadece oyalanmaktan ibaret. Hevesini alma veya tatmin olma da denilebilir. İşlerin uzaması kimseyi yanıltmasın. Belki, küresel sistemi idare edenler böyle gitmesini arzuluyorlar.

Yaşananları bu şekilde görmeyenler, ortada bir kavga var sanırlar. Hitap ettikleri kitleleri saf tutmaya davet eder, yanlarında görmediklerini de hain ilan ederler. Bu, kolaycılıktan ve toptancılıktan başka bir şey değildir. Her konuda bu duruma şahitlik etmek mümkün.

ABD’de Trump’la derin güçler arasında yaşanan sorunda olduğu gibi. Bu, tarafların kendi aralarında yaşadıkları bir ihtilaftan, yöntem farklılığından kaynaklı deyip yola devam etmenin daha doğru olduğunu düşünmekteyiz.

Özal’la denendi, olmadı. Malum; Özal, hayatıyla ödedi. Onunki, sıradan bir deneme değildi. Şimdi de Sayın Erdoğan’la denemeye devam ediyorlar. Bakalım o, ne zaman havlu atacak.

Bize göre, bu yapılanlar birer oyalanmadan ve oyalamaktan ibaret. Sonuç nedir diye bakıldığı vakit; bazı müspet şeyler olsa bile, ortada boşa harcanmış bir enerji ve beklentiler bulunmakta. İşin menfi yanı tabi daha çok. En basitinden bunların yüzünden bir kimlik karalanması söz konusu. Bir de tabiî ki bazı makamları elde tutabilme uğrunda verilen tavizler... Değer mi?

Asıl ihtiyaç; yanlış kurgulanan ve kurulan küresel sisteme alternatif üretmektir. Bu ihtiyaç göz önünde dururken ve de, bu sayede küresel güçler dünyayı ateşe vermişken, bir de onlarla ittifak etmek neyin nesi?

Eğer, yeni kurulmakta olan partiler de, dünyalık peşinde koşarlar ve mevcut gidişata alternatif bir yol hazırlığı içinde olmazlarsa; Yunus Emre’nin deyimiyle biraz da onlar “oyalanır” demektir.

Gerçek ihtiyaç ise, İslam birliğinin kurulmasıdır. Başbakan Erbakan o maksatla, bir adım sonrası İslam Birliği olan D-8’leri kurdu.

  Bu zaviyeden hadiseler incelenince, durum hiç iç açıcı görünmemekte. Daha açık şekli ile ortaya konulanları da sulandırmaya matuf hareketler bunlar. Bu güne kadar kurulan siyasi organizasyonlar, hedefe yönelmiş bir ekibi durdurmaktan başka bir icraat ortaya koyamadı. Bu ise, en basitinden bir zaman israfıdır.

 Yeni kurulacak olan partilere bu anlamda şans dilemekten başka bir yol gözükmemekte.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Sadrettin Karaduman - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.


Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket EYT konusunda ne düşünüyorsunuz?