Filistin ile İsrail arasında ateşkes anlaşmasının imzalanmasının “kalıcı barışa doğru giden ilk adım” olduğunu söyleyenler var.

Kalıcı barış!

İsrail var olduğu sürece, Netanyahu gibi fanatik Siyonistler var olduğu sürece kalıcı barıştan söz etmenin fazlaca bir anlamı olduğunu düşünmüyoruz.

Zira İsrail, bugüne kadarki eylemleri ile güven verici olmaktan o kadar uzak ki!

Netanyahu gibi fanatik Siyonistler de aynen öyle!

Evet, yapılan ateşkes anlaşmasına biz de herkes gibi sevinmek istiyoruz. Ama sevinmek isteyen herkeste “İsrail, verdiği sözde durmaz ki” endişesi ağır basıyor.          

İsrail’in verdiği sözde durmayacağı, sadece biraz daha zaman kazanmak için ateşkes anlaşmasına imza attığı düşüncesi hâkim kanaat halini almış bulunuyor.

İsrail ve Netanyahu, izledikleri politikalar ile adeta bindikleri dalı kesiyorlar.

Bugüne kadar İsrail’e hak veren pek çok ülke ve pek çok insan, artık İsrail’in karşısında yer alıyor.

İsrail’e dur denilmedikçe bölgede huzuru sağlamanın mümkün olamayacağını pek çok kişi anlamış durumda!

Kalıcı barıştan söz ediliyor ama İsrail, hâlâ eski politikalarını sürdürmeye çabalıyor.

Mesela esir almış olduğu Filistinli komutanları serbest bırakmaya yanaşmayacağını ilan ediyor.

Bırakın dirileri serbest bırakmayı, şehit ettiklerinin cenazesini teslim etmeye bile yanaşmıyor.

İsrail şımarıklığı böylesine devam ederken kalıcı barıştan nasıl ümitvar olunabilir?

Gelinen noktada tek teselli kaynağımız İsrail’in nasıl bir terör devleti halini aldığını tüm dünyanın görmüş olmasıdır.

Bakın bugün dünyanın pek çok ülkesinde İsrail’in aleyhinde toplantılar düzenleniyor.

İsrail tarafından izlenen politikalar eleştiriliyor.

İsrail tarafından izlenen politikalar kınanıyor.

Tüm dünya, İsrail terörünü lanetliyor.

Filistinliler binlerce şehit verdiler ama savaşın kaybedeni değil, kazananı oldular.

Ve tüm dünyaya güzel bir örnek teşkil ettiler.

Kalıcı barış elbette bizim de temennimiz.

Ancak İsrail ile bunun mümkün olmayacağının farkındayız.

İsrail varken kalıcı barış çok zor diyoruz.