Ekonomi kurmayları enflasyonun artık düşüş eğilimine girdiğini iddia ederken enflasyonun yeniden yükselişe geçtiği görülüyor.
Bu tablo karşısında ekonomi kurmayları bir türlü “biz bu işi beceremedik” demeyi içlerine sindiremiyorlar.
Ve hemen enflasyonun “neden yükselişe geçtiğini” izah etmeye çabalıyorlar. Daha doğrusu bocalıyorlar.
Bu bocalama sonunda kendilerinin dışında herkesi hatta her şeyi yükselen enflasyonun nedeni olarak ilan ediyorlar.
Bugün zirai donu suçluyorlar.
Kuraklığı suçluyorlar.
Allah-u âlem yarın depremleri suçlayacaklar!
Olmazsa sel felaketlerini sorumlu tutacaklar!
Belki de suçu yangınların üzerine atacaklar!
Bu tür yakıştırmalar elbette hedef şaşırtmaca.
Kimse kendilerini sorumlu tutmasında kim suçlu ilan edilirse edilsin gibi bir hava estiriyorlar.
Yaklaşık çeyrek asırdır iktidar koltuklarında oturan bir kadronun bu yaklaşımını anlamakta güçlük çekiyoruz.
Yapamadık demek bu kadar mı zor?
Biz bu işin altından kalkamadık demek bu kadar mı zor?
Aldığımız önlemler bir işe yaramadı demek bu kadar mı zor?
Ekonomi kurmayları, dediğim dedik politikalarını terk etmeye bir türlü yanaşmıyorlar.
Enflasyon alıp başını gidiyor!
Bunlar hâlâ “enflasyonun ana eğilimi dezenflasyonun süreceğine işaret ediyor” diyorlar.
Yahu aylık veriler yükselirken bu nasıl bir açıklamadır?
Demek ki yükselen enflasyonu ana eğilim olarak görmüyorlar.
Onlara göre bir başka ana eğilim olsa gerek.
Yeni söylemleri de yıllardır söylenenlerin tekrarından başka bir şey değil!
Uygulayacakları politikalar ile program öncelikleri olan dezenflasyonun devamının sağlanacağını iddia ediyorlar.
Bu saatten sonra buna nasıl inanacağız!