Adına “çözüm süreci” de denilen ve içinden geçmekte olduğumuz süreçte oldukça ilginç gelişmeler yaşanıyor!
Sürecin ilk bölümünde müsamere türünden törenler yapıldı!
Önce terör örgütü PKK’nın feshedildiği açıklandı!
Sonra terör örgütünün “silah bırakacağı” duyuruldu!
Ardından da bir tepenin ardından teröristler ellerinde silahlar ile merdivenlerden gayet düzenli bir şekilde inerek kurulan sahnedeki yerlerini aldılar.
Ve sahnedeki kocaman(!) bir tavanın içine bıraktıkları silahları yaktılar!
Bu silah yakma olayı kimileri tarafından hafife alınırken kimileri tarafından da gereğinden fazla önemsendi.
Silahların toprağa gömülmesi yerine yakılıyor olmasının bir daha elimizi bunlara sürmeyeceğiz manasına geldiği iddia edildi!
Çözüm sürecinin törensel boyutları eksiksiz devam ederken arka planda çok farklı gelişmeler yaşanmaya başladı!
Mesela terör örgütü PKK’nın sivil kadın yapılanması TJA’nın hareketlendiği görüldü!
Terör örgütü PKK’nın sivil kadın yapılanması “Kadın ve Anayasa” komisyonu kurarak yeni anayasa tartışmalarında taraf olmaya soyundu!
Bu tablo karşısında “demek ki feshedildiği iddia edilen terör örgütü PKK’nın henüz feshedilmemiş yan kolları mevcutmuş” dedik.
Hani terör örgütü PKK feshedilmişti?
Feshedilen bir örgütün yan kolu olur mu?
Yan kolu hâlâ bir şeyler yapma derdinde ise bu örgütün gerçekten feshedilmiş olduğu söylenebilir mi?
Yoksa yapılan müsamerelerde örgütün kendisi feshedilirken yan kollarının feshedilmesi unutulmuş olabilir mi?
Evet, adına “çözüm süreci” denilen bu süreçte oldukça ilginç gelişmeler yaşanıyor.
Birileri tam anlamıyla “teslim olma” ya da “teslim alma” havası estirmeye çabalarken birileri de bunun tam aksi davranışlar sergiliyor ve MİT tarafından yapılan operasyonları “terörist eylemler” olarak ilan ediyorlar!
Yani sürecin geleceği henüz meçhul!
Gerçekten silahlar bırakılıp siyaset yolu açılabileceği gibi bunun tam aksinin yaşanması da söz konusu olabilir.
Feshedildiği söylenen bir örgütün feshedilmemiş yan kolları ile kimi mensuplarının söylemleri pişmiş aşa su katmaktan farksız.
Dememiz o ki; uzun ince bir yol üzerinde ilerlemeye çalışırken her an her şeyin olma riski var.