Millî Görüş ve Adil Düzen’siz eğitim ve ekonomi 

“Millî Görüş ve Adil Düzen’siz olmaz; olmuyor…”

Evet, önceki yazımızın başlığı böyleydi ve ana fikir olarak diyeceklerimizi dedik…

Bugün de “eğitim” ve “ekonomi” ile devam edelim… Önce eğitim…

Bugünkü (15.09.2018) okumalarımda, Abbas Güçlü’nün “Üniversitelerden kaçan kaçana!” başlıklı yazısı dikkatimi çekti; yazının sonuç bölümü aynen şöyle: “Öğrencilerin üniversitelerden kaçışının pek çok nedeni var. / İşte onlardan bazıları: / -Sınav sistemi yanlış. Bazı fakülteler, ilgili puan türünde, barajı aşan yeterli sayıda aday olmadığı için kontenjanını dolduramadı. / -On binlerce hatta yüz binlerce mezunu işsiz olan fakültelere olan ilgi her geçen gün azalıyor. / -Kontenjanlar her ne kadar azaltılsa da hâlâ şişik durumda. / -Ülke ihtiyaçlarına yönelik bir insan gücü planlaması yok. / -Meslek çeşitliliği Batılı ülkelerin onda biri kadar. / -Üniversite diploması artık işe girişlerde anahtar rolü üstlenmiyor! / -YÖK ve ÖSYM’den hesap soran yok! / Peki, ek yerleştirmeyle boş kontenjanlar dolar mı? / Evet demek çok zor. Üçte biri bile dolsa sevindirici olur... / Özetin özeti: MEB, YÖK ve ÖSYM, öğrencileri üniversitelere küstürerek, bu yıl da sınıfta kaldı.”

Evet, genel olarak “eğitim” özel olarak “MEB, YÖK ve ÖSYM” vesairede durum böyle ve yazarın da dediği gibi; bunlardan hesap soran veya sorabilen yok!

Önceki yazımızın en sonunda dediklerimizi tekrar hatırlamamız gerekiyor:

“Ülkemizdeki ve dünyadaki hal-i pür melali, bundan önceki birkaç yazıda yazdık… Cumhurbaşkanı Erdoğan artık neredeyse her hafta ‘faizleri indirin’ diyor ama özellikle son zamanlarda T. C. Merkez Bankası, bu hafta da yaptığı üzere, her seferinde ‘faizleri artırmaya’ devam ediyor… Millî Görüş gömleği ve Adil Düzen ceketi olmadan olmaz; nitekim olmuyor...”

Evet, önceki yazımda da ifade ettiğim üzere, “Türkiye Cumhuriyet(i) Merkez Bankası” faizleri her fırsatta artırıyor ama başta Cumhur Başkanımız Recep Tayyip Erdoğan başta olmak üzere hiç kimse bir şey yapmıyor, yapamıyor! Acep nedendir? Bize göre:

Millî Görüş gömleği ve Adil Düzen ceketi olmadan olmaz; nitekim olmuyor...

Ama “anlamayanlar, anlamak istemeyenler, anlamamazlıktan gelenler” ya da hep hatırlattığımız üzere, “summun-bukmun-umyun” olanlara rağmen diyeceklerimizi diyelim…

Aslında sadece biz değil, bizden başkaları da, zaman zaman ve bugünkü yazımızın başında da örneğini verdiğimiz üzere, “TEŞHİS” kabilinden yazılar yazıyorlar ama “TEDAVİ” içerikli yani “Millî Görüş ve Adil Düzen” reçeteli “TEDAVİ” yazıları yazan yok!

Ne diyelim; Allah onlara da “TEDAVİ” içerikli yazı yazmalarını nasip etsin…

Bugünkü (15.09.2018) okumalarımda, başka bir yazarın, Fehmi Koru’nun, “Ne oldu da resmi faiz 9 ayda üç misli arttı? Bu işin içinde başka bir BIS var…” başlıklı yazısı dikkatimi çekti… Yazının tamamını Ocak Medya sitesinde okumanızı tavsiye ederim…

Fehmi Koru yazısının daha ilk ara başlığında “Neden Türkiye Cumhuriyet(i) Merkez Bankası değil…” sorusunu soruyor ve cevabını veriyor: “Dikkat ettiyseniz ‘Türkiye Cumhuriyeti’ değil ‘Türkiye Cumhuriyet’ sözcükleri yer alıyor bankanın isminde. İsimde ‘i’ harfi bulunmayışı onun devletten bağımsız bir statüye sahip oluşuyla ilgili. / TCMB devletten bağımsız bir anonim şirket. / ABD’de ‘Federal Reserve’ de öyle… İngiltere’de, Almanya’da, İtalya’da ve başka ülkelerde var olan diğer merkez bankaları gibi… / BIS’e üye olmak isteyen merkez bankasının bu özellikte bulunması gerekiyor. Çin, Suudi Arabistan, Hindistan ve Rusya’nın merkez bankalarının BIS üyelikleri, ancak statü değişikliği yapılınca onaylandı (1996). (..) Devlet içerisinde başka bir kuruma özel statüye sahip olma izni verileceğini sanmıyorum. / Merkez Bankası öyle bir statüde.” Dediğim üzere, devamını merak ettiyseniz, yazının tamamını okumalısınız…

Fehmi Koru soruyor: “Yılın başında (Ocak 2018) sadece yüzde 8 olan resmi faizin önceki gün ilan edilen yeni oranı yüzde 24… Ne oldu da “Ben faize karşıyım, faiz oranını indirin” diyen devlet yöneticisine rağmen resmi faiz oranı sekiz ayda tam üç katına çıktı?” Bize göre cevap şöyle:

Millî Görüş gömleği ve Adil Düzen ceketi olmadan olmaz; nitekim olmuyor...

# DİĞER MAKALELERİ

Yazar Reşat Nuri Erol - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz


Anket Seçim barajı ile ilgili ne düşünüyorsunuz?