Sualtı kaynakçısı eksikliği, sadece bir istihdam sorunu değil, aynı zamanda ulusal çapta bir altyapı krizi potansiyeli taşıyor. Eğer bu alanda yetişmiş iş gücü sağlanamazsa, stratejik öneme sahip tesislerin bakımı ve inşası aksayabilir.

Tl 58

Büyük Projelerin Görünmeyen Yükü

Karadeniz’deki doğal gaz arama platformlarından, Marmara’daki gemi bakım onarım tersanelerine kadar her nokta, uzman kaynakçıların eline bakıyor. Bir petrol platformunun veya su altından geçen bir doğal gaz boru hattının tamiri, karadaki bir fabrikadaki tamirden çok daha karmaşık. Yanlış yapılan bir kaynak, milyon dolarlık bir projenin çökmesine veya çevre felaketine neden olabilir. Bu nedenle işverenler, "hızlı çözüm" yerine "en nitelikli çözümü" arıyor; ancak bulamadıkları her saniye, dev projeler milyarlarca liralık zaman kaybıyla yüzleşiyor.

Ara Eleman Krizinde Son Perde: Sektör Temsilcileri Çaresiz

İŞKUR kayıtlarına göre, kaynakçılık genel olarak eleman temini en zor meslekler listesinde her zaman ilk üçte yer alıyor. Sualtı kaynakçılığı ise bu zorluk hiyerarşisinin zirvesinde. Sektör temsilcileri, maaşları ne kadar artırırlarsa artırsınlar, gençlerin "fiziksel olarak çok zor" gerekçesiyle mesleği reddettiğini söylüyor. Emeklilik yaşının 50 civarında olması, sektörden her yıl deneyimli insanların ayrılmasına neden oluyor; alttan gelen yeni nesil ise bu boşluğu dolduracak hızda yetişmiyor. "Altın değerinde" denilen meslek, ne yazık ki gençlerin ilgisizliği nedeniyle eriyip gidiyor.

Yurtdışından İşçi Getirme Seçeneği Masada

Yerli iş gücüyle bu açığı kapatmakta zorlanan dev inşaat firmaları ve tersane yönetimleri, artık çözümü yurt dışı arayışlarında buluyor. Uzak Doğu'dan veya diğer ülkelerden nitelikli sualtı kaynakçılarını Türkiye'ye getirme fikri, masadaki en güçlü seçeneklerden biri haline geldi.

  • Eğer kendi topraklarımızdaki yüksek kazançlı, stratejik ve prestijli meslekler için gerekli eğitimi almazsak,

  • Gelecekte büyük altyapı projelerimizde, kendi iş gücümüzün yerini yabancı uzmanlar alacak.

Kaynak: Haber Merkezi