BU kadar olur yani... İki gelişme üst üste, neredeyse 10-12 saat arayla karşımıza çıktı.
Şimdi açalım. Türkiye’de çalıştığı dört yıl içinde önce Galatasaray’ı, sonra da Beşiktaş’ı şampiyon yapan, şampiyon olamadığı sezonlarda da, bana göre, hatta belgeli olarak da, ayağına çelme takılmış olan Lucescu, Beşiktaş’la oynanan hazırlık maçından önce veya sonra burası hiç önemli değil, “Türkiye’de şampiyonluğu kaçırdığım iki sezon da Fenerbahçe’ye karşı mücadele etmiştim. Bu konuyla ilgili kafamda birçok soru var” demiş. Gazete ve televizyonlarda haber verilirken, “Fenerbahçe’yi kızdıracak demeç” yakıştırması yapılmış. Ama aynı spor basını acaba, “Doğru söylüyor veya bir şeyler ima mı etmek istiyor” diye hiç oralı olmamış. Zaten olamazlar sonra ağabeyleri onları hizaya getirir.
Neyse... Lucescu, ilk sezonunda Hakan Şükür’ü İnter’e kaptırmış olan Galatasaray’ı tam şampiyon yapacakken Ali Sami Yen’de Ankaragücü’ne toslamıştı. Maçı Ankara takımı 2-1 kazanmıştı. O gün Ankaragücü’nün teknik direktörü kimdi o gün Fenerbahçe’nin asbaşkanlarından biri olan kişi dün Aziz Bey tarafından azarlanmış mıydı Bu kişinin o maçla ne gibi bir ilgisi olabilirdi Bu skordan sonra Galatasaray’la Fenerbahçe arasında puan farkı Sarı-lacivertiler adına üç farka çıkmıştı. Fenerbahçe’nin minik de bir averaj avantajı vardı. Sonra geri kalan üç maçtan ikisini iki taraf da kazanmış ve iş son haftaya kalmıştı. O dönemde ikili averaj sistemi yoktu. Son hafta Fenerbahçe, Samsun’a gidecek, Galatasaray da içeride Trabzonspor’la oynayacaktı. Fenerbahçe’nin tek farklı yenilgisine karşılık Galatasaray maçı 4 farkla kazanırsa şampiyonluk Galatasaray’ın olacaktı.
İşte bu süreçte, Türkiye’de biri çıktı kendi el yazısıyla, sanırım Türk mahkemelerinde en geçerli kanıttır, son haftaya ait bir eylemde bulunduğunu itiraf etmişti. İtirafnamede telefon numaraları bu kişinin el yazısı ile kırmızı kalemle belirtilmişti. İtirafnamede şu anda ekranlarda yorumculuk yapan eski iki Beşiktaşlı futbolcunun adları yer almıştı. Bu futbolculardan biri o gün Trabzonspor’da oynuyordu. Hangi otele, nasıl ve kim tarafından teşvik primi getirilmişti Dün 3 Temmuz vakasından sonra Metris’te sekiz ay yatan bir profesyonelin de adı geçiyor muydu İş yatınca ne kadar para bu profesyonele döndürüldü Her iki maç da İstanbul’da nerede izlenildi Samsun’daki maç için kısa bir süre önce Karadeniz’in bir başka kulübünde yöneticilik yapmış biri aracı olmuş muydu O günkü Samsunspor teknik direktörünün babasının işleri bozulmuş ve ne kadar kayba uğramışlardı
Bunların hepsi el yazısı itirafname ile bendedir. O günlerde de bir bölümü ekranlardan dökülmüş, hatta devamı gelirken, o belgeleri yayını hazırlayan bugünkü moderatörün o günlerde çalıştığı televizyondaki odası basılmış mıydı
O gün görevdeki federasyon, yasa yoktu çünkü, neden bu belgeleri hasır altı etti de, belgelerin ortaya çıkaranı da meczup ilan etti
İşte Lucescu’nun kaybettiği ilk şampiyonluk bunlarla ilgilidir.
İkincisinde ise, birinci olayda ismi ve telefon numarası belli olan yine eski bir Beşiktaşlı var. Acaba, o günün Beşiktaş başkanı numaralı tribünden küfür eden sadece ve sadece üç taraftar yüzünden mi istifa etmişti, Fenerbahçe maç sonrası Acaba o günlerin ağır toplarından olan Beşiktaşlı bir yönetici ligin bitimine az bir zaman kala istifa edip, yarın siyasete neden geçmişti Yine o günlerde Fanatik Gazetesi’nde çıkan bir yazıya göre borsada para kaybedenler olmuş muydu Kimdi bunlar
Ve Lucescu ne demişti, o günlerde “Dikkat edin, Türkiye’yi Çavusescu’nun Romanya’sına çeviriyorlar. “ Doğru mu çıkmıştı söyledikleri Şimdi anladınız mı, “Kafamda birçok soru var” cümlesinin neyi kastettiğini
Az kalsın unutuyordum. İşte Lucescu bunları söyledikten kısa bir süre sonra, hemen bir kaç saat sonra Türkiye Futbol Federasyonu, bu defa yazılı olarak yapılmış olan, Trabzonspor’un malum başvurusunu 2’ye karşılık 10 oyla reddetti. Hayırlı olsun abiler! Sonra bu ülkeye neden Olimpiyat verilmiyor, neden Dünya Kupası organizasyonu düşünülmüyor falan diye ona buna çatılıyor Eh, bizim TFF’den daha mı iyi bilecekler yani Bu Trabzonspor da çok saf yani... Kendi kulübünü 500 milyon içeri atan, üstüne üstelik evrakta sahtecilikten dünyaya rezil edip, Avrupa Kupaları’ndan men cezası aldırtmış birilerini TFF başkanı yapıyorsak... Sevgili Rauf Tamer’in dediği gibi “Çekiverin kuyruğunu gitsin”
KEMAL BELGİN