Soru: Likörlü çikolata yenir mi İkram edilebilir mi

Cevab: Bismillâhirrahmânirrahîm.

Likör, içinde alkol bulunduğu için alkollü içkidir ve dinen haramdır. Dinî bayramlarda veya toplantılarda misafirlere likör veya çikolatalı likör ikram etmek kesinlikle uygun değildir, haramdır. Bu, bir ikram değildir.

Bayramlar, Müslümanların en sevinçli günleridir. "Müslümanlar bir ay boyunca ibadet etmenin coşkusuyla hep birlikte Ramazan Bayramını kutlar. Dini duyguları, yardımlaşmayı, kardeşliği doruk noktaya çıkarır. Böyle mübarek ve mukaddes günde yasaklanmış olan alkolün ikramı uygun değildir, haramdır.

Likörlü çikolatayı da ikram diye sunmamalı, bu yanlış ve haram tutumdan özenle kaçınılmalıdır. Dinimiz İslâm, kişinin ruh ve beden sağlığının korunmasına çok önem vermiştir. Bu nedenle inananların ruh ve beden sağlıklarına zararlı olan her şeyi yasaklayarak bunların haram olduğunu bildirmiştir: "İslâm dini, daha önceki dinlerin aksine, alkol ve uyuşturucular konusunda çok kesin ve tavizsiz bir tutum sergileyerek, çoğu sarhoşluk veren, kişinin bilincini ortadan kaldıran bu maddelerin azının da haram olduğunu bildirmiştir. Konunun uzmanı bilim adamları da uyuşturucu bağımlılarının bu zararlı alışkanlıklara, bunlardan az miktarda kullanarak başladıklarını dile getirmektedirler, İslâm dini, sonu bağımlılığa götürdüğü için, sarhoş etmese bile uyuşturucu veya alkolün azının kullanılmasını da yasaklamıştır."

Çocuklarınıza beddua etmeyin

Soru: Çocuklarımız yaramazlık, zarar-ziyan yaptığında genellikle beddua ediliyor. Anne-baba bedduası tutmaz deniliyor. Doğru mudur

Cevab: Bismillâhirrahmânirrahîm.

Hz. Peygamber (SAV) bedduayı kesinlikle yasaklamıştır ve şöyle buyurmuştur: Çocuklarınıza beddua etmeyin. Allahın, bir kabul ve ihsan saati vardır. O saate rastlarsa aleyhte yaptığınız duayı kabul eder."

Beddua, duanın zıddıdır. Beddua bir kimsenin kötülüklerle karşılaşmasını isteyerek sarf edilen sözlerdir. Hz. Peygamber (SAV) kendisiyle ve tebliğ ettiği esaslarla dalga geçenlere dahi beddua etmeyip, hidayetleri için dua etmiştir. İnsanın kendi yakınlarına beddua etmesi doğru bir davranış değildir. Bazı anne babalar bedduayı anlık olarak dillerine dolamaktadırlar. Halbuki anne vebabanın çocuğu için ıslah duaları etmesi gerekir.

Bedduanın kabul gördüğü bir saate rast gelmesi halinde de en çok üzülen bedduayı eden kişidir. İnsan ne dünyada ne de ahirette kendi yakınlarına kötü bir belânın musallat olmasını arzu eder. Bu sebeple günlük hayatta bir kısım insanların yaptığı beddualar dil ucuyla yapılmaktadır. Bedduayı eden kişi ettiği bedduanın neticesini düşündüğü zaman hemen tevbeye sarılmaktadır.

Esas olarak bedduayı ağza alıştırmamak gerekir. Ağızdan çıkacak söz hayırlı olmalıdır ve  Peygamber (SAV)in tavsiyesi de bu yöndedir. Öyleyse ağzımızdan çıkacak söz ya Allahın zikri, ya da Kurân tilaveti olmalıdır. Abdullah İbni Mübarek Hazretleri, çocuğunu şikayet edene, "Çocuğa beddua ettin mi " dedi. O da, "Evet" deyince, "Çocuğun ahlâkını sen bozdun" buyurdu. Bir babanın duası, ilahi hicaba erişir ve bu hicabı da aşar. Ana-babanın çocuğuna ve mazlumun zalime olan bedduaları, red olmaz. Kendinize, malınıza ve çoluk çocuğunuza beddua etmeyin. Duaların kabul olduğu bir saate rastlar da bedduanız kabul olur. Ancak kötü ana-babanın, suçsuz ve iyi olan çocuğuna yaptığı beddua kabul olmaz. Haksız olarak yapılan beddualar da kabul görmez