1) FİDYE: Hatırlayacaksınız; Milli haltercimiz Naim
Süleymanoğlu nun Bulgaristan dan Türkiye ye getirilmesi için yanlış
hatırlamıyorsam dönemin Başbakanı Turgut Özal örtülü ödenekten 1 milyon dolar
vermişti. Aslında Başbakanların böyle kritik zamanlarda örtülü ödeneği kullanma
hakları var. Acaba IŞİD in elinden kurtarılan Türk rehineler için de benzer bir
yol izlendi mi Gelen ilk resmi bilgilere göre, serbest bırakılma için fidye
ödenmedi. Ödendi mi, ödenmedi mi Tam
olarak bilmiyoruz. Ama resmi açıklamalara itibar edersek, bu tür operasyonlarda
fidye ödenmemesi şu anlama geliyor: Biz bölgede güçlüyüz Gerekirse tek kuruş
bile vermeden ve de böyle bir yol açmadan kurtarma operasyonları yapabiliriz
2) İKNA: Burada verilen mesaj çok açık; Rehinelerin
kurtarılması silahlı bir operasyonla gerçekleşmedi. Rehineler değişik
kanallar üzerinden yürütülen müzakereler sonucu ikna yöntemiyle kurtarıldı.
Rehinelerin kurtarılmasında MİT Ana üstlenici olarak operasyonun baş rolünde
yer aldı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Başbakan Ahmet Davutoğlu
açıklamalarının odak noktasına Milli İstihbarat Teşkilatı nı koydu. MİT in eli
güçlendi. Dolayısıyla, MİT Müsteşarı Hakan Fidan Bakan olmamalı. Daha yapacağı
işler var diyenler bir adım öne çıktı.
3) BORDO BERELİLER: Bordo bereliler Türk Silahlı
Kuvvetlerinin gözbebeği. Bordo bereliler her an silahlı operasyona
başlanılacakmış gibi 24 saat hazır tutuldu. Kaçırılma olayından serbest
bırakılana kadar rehinelerle görüntülü irtibat hiçbir zaman kesilmedi.
4) SEKİZ: Düne kadar böyle bir bilgi yansımamıştı; 49
rehinenin kaçırıldıktan sonra tam 8 kez yer değiştirdikleri anlaşıldı.
Rehinelerin, Musul da teslim alındıkları ancak güvenlik nedeniyle Suriye den
getirildikleri öğrenildi. Türk istihbaratının bölgede sanıldığından daha güçlü
konumda olduğu algısı verilmek istendi.
5) ÇATIŞMA: Rehineler nasıl teslim alındı Anlaşılan şu;
rehinelerin kurtarılmasında silahlı bir çatışma veya silahlı bir operasyon
olmadı.
6) SİNYAL: MİT askeri unsurlarla sürekli irtibat
halindeydi. Özellikle son iki gün içinde müzakereler yoğunlaştı ve rehinelerin
serbest bırakılabileceği sinyalleri alınmaya başlandı. Fakat bu bilgi son
dakikaya kadar, birkaç kişi dışında herkesten saklandı.
7) ECEVİT: Terörist başı Abdullah Öcalan yakalandığında
Bülent Ecevit azınlık hükümetinin Başbakanı idi. Öcalan ın yakalanması Ecevit e
bir seçim kazandırdı. Şimdi benzer bir durum Ahmet Davutoğlu için de
söylenebilir. Rehinelerin, Davutoğlu nun Başbakanlığı döneminde Türkiye ye
getirilmesi, 2015 Haziran seçimlerini acaba nasıl etkileyecek
8) HAYIRLI: Tüm bu şifrelerin ötesinde rehinelerin
tekinin burnu bile kanamadan sağ salim kurtarılması çok önemlidir. Hayırlı
olsun.
TRT DE SİYONİST PROPAGANDA!
Selamün Aleyküm.
20 Eylül 2014 Cumartesi TRT 1 Kanalında Rüzgar Gülü
adında yeni bir çocuk programı ekranlarımıza servis edildi.
Bu programı izlerken şahit olduğum ve ümmet adına
üzüldüğüm bir konu var.
Rüzgar Gülü programına telefon ile bağlanan çocuklara,
coğrafi bilgi hakkında görsel olarak başkentler ekrana getirilip, hangi ülkeye
ait olduğu sorulmaktadır.
Çocuk, Kopenhag sorusu için, Danimarka cevabı verir.
Çocuk, Moskova sorusu için Rusya cevabı verir.
Kubbetüs-Sahra görüntüsü ile resmin altında Kudüs yazısı
karşısında çocuk, İsrail cevabını verir.
Sunucu da Kudüs ün İsrail in başkenti olduğunu
söyler...!
Oysa bu bilgi tamamen yanlış, kasıtlı ve de hatalı
Kudüs, katil bir devletin işgal ettiği Filistin
toprağıdır, oysa
İsrail uluslararası propaganda faaliyetlerinde Kudüs ün
başkent olarak tanıtılmasına büyük bir önem veriyor.
Tamamen propaganda amaçlı olarak
Kudüs te Müslümanlar için kutsal bir mekan olan Mescid -
i Aksa nın da statüsünü değiştiren İsrail, Kudüs ü başkent olarak ilan edip,
yabancı elçilikleri bu kente getirmeyi ve yarattığı fiili durumu
meşrulaştırmayı hedefliyor.
İsrail in tüm amacı bu
Ancak, çocuklarımıza yönelik devlet kanalının bu denli
yanlı programlar sunması, şahsımca; kalbi kirlenmiş ve zehirlenmiş piyonların
gayreti ve evlatlarımızın zihinlerinin zehirlenmesi çabasıdır.
Çocuklarımızın zihinlerinin, Siyonist piyonları
tarafından zehirlenmemesi için tüm anne ve babaları mazlumlar için Kudüs için
kalbi titreyen kardeşler RTÜK ü arayıp şikayetimizi bildirelim. (RTÜK: 444 1
178) (NUSRETTİN AYDIN- ANADOLU GENÇLİK DERNEĞİ (AGD) ARNAVUTKÖY MALİ İŞLER
SORUMLUSU)
MÜSLÜMAN; ARTIK UYAN!
Beyler; Müslümanı Müslümana kırdıracaklar, uyanın! Hala
Amerika yı müttefik bir devlet olarak mı tanımlayacaksınız, hala aynı çıkarlar
peşinde mi koşacaksınız Hala mı devam edeceksiniz stratejik ortaklığa, kadim
dostluğa ! Katil Amerika nın işbirlikçiliğini yapmaya devam mı edeceksiniz
Son yirmi yıldır nerdeyse işgal etmediği, karıştırmadığı
İslam toprağı bırakmayan bu yarasalarla aynı yolda yürümeye devam mı
edeceksiniz
Onlar ki Ortadoğu da Müslüman kanını su gibi akıtan,
çocukları yetim, kadınları dul bırakan ve tertemiz bacılarımızı kirleten
şerefsizlerdir Onlar ki Müslüman topraklarda taş üstüne taş bırakmamayı hedef
edinmiş şeytanın uşaklarıdır... Onlar ki Kuran ın ifadesiyle dostluktan uzak
durmamız gereken kâfirlerdir...
Ve şimdi şunu altını çizerek söylemek gerekmektedir ki;
Bush en azılı bir kafirdi fakat Obama dan daha doğru, daha dobra ve daha
şerefliydi Yaptığı işgalin haçlı seferi olduğunu söylüyordu ve en azından biz
bunu biliyorduk- kendi adamları na dokunmasın diye gerçekleri, Irak işgalinin
bir haçlı seferi olduğunu, görmezlikten gelenleri biz de görmezlikten geliyoruz
bunu söylerken-
Ama öyle bir oyun oynadılar ki Müslümanlar üzerinde;
Obama iyilik meleği, savaş karşıtı bir insan ve bir Amerikan başkanı olarak
Müslümanlar için Müslümanlar adına mücadele edecek bir kurtarıcıydı... Çünkü o
siyahiydi, çünkü babası Müslümandı, kendisinin dahi Müslüman olabilme
ihtimaline sevinen zavallı Müslümanlar vardı...
Zavallı çünkü; hiçbir kimse İslam dan olduğu için İslam a
şeref katamaz ancak İslâm dan olduğu takdirde burada şeref bulabilirdi ve bunu
dahi unutmuşlardı Onlara göre Müslümanlar oturdukları yerde oturmaya devam
edecekler, liderleriyle ortak olan ya da liderlerinin ortak olduğu kâfir ve
zalim bir devletin başkanı bizim için çalışacaktı...
İşte şimdi uyanın. Uyanın ki; Müslümanı Müslümana
kırdıracaklar Hem de kendi askerlerinin ölümlerini görmeden, kendi silah
ticaretlerini arttırarak, bölgedeki menfaatlerine uygun olarak Ektikleri fitne
tohumları filiz verdi, yeşerdi, Müslümanlar birbirlerine düşman kesildi, önceleri kâfir askerlerinin şehit ettiği
Müslüman kardeşini şimdi bir diğeri öldürecek
Allah aşkına uyanın, oyuna alet olmayın..! İşgal
komisyonundan uzak durun..! (YUSUF SADRA ÖZEN)
NOT: Bugün 21 Eylül 2014, Pazar 1) Emekliler yılda 15 20
TL zamla, hâlâ sürünmeye devam ediyor. 2) An itibariyle asgari ücretli nasıl
geçineceğim diye feryat ediyor. 3) Bu parlamento ve mevcut AKP iktidarı,
2011 den bu yana verdiği yeni ve sivil anayasa sözünü yerine getiremedi. 4) 28
Şubat darbesi döneminde kapatılan, yoksul-zeki Anadolu çocuklarının barındığı
Başbakanlığa bağlı Vakıf Öğrenci Yurtları hâlen kilitli. Otur, sıfır!