Yayın hayatına başladığı günden bu yana çizgisinden milim
sapmadan ve eğilip bükülmeden hikmetle insanlara hakkı anlatmak kolay iş
değildir.
Yeryüzündeki Müslümanların gündemini belirleyen ve
acılarını paylaşıp dünyaya yansıtan oydu. Bundan dolayı ümmetin yeryüzündeki
sesi tanımını hak etti.
Müslümanlar kardeştir ilahi düsturuna yaşayarak sahip
çıkar. Mazlum coğrafyaların sesi olarak yayınlarında şahısları ve cemaatleri
değil; yanlışı hedef alır. Böyle bir gazetenin farkı, ancak yokluğunda
anlaşılır.
***
Millî Gazete
okumuyorum, beğenmiyorum diyenlerin suçluluk psikolojisiyle göz ucuyla gizli
gizli baktıkları ve merakla izledikleri gazetedir.
Her devirde egemenlere rağmen eğilmeden bükülmeden
çizgisini koruyan, yangına körükle gitmek yerine, meselelere soğukkanlılıkla
yol gösteren, zulme karşı direnişinde heyecanı dopdolu bir gazete.
Arkasındaki holdinglerin ve baronların desteğiyle çıkan
gazetelere inat duyguları okşayan değil; fikirlere tercüman olan, gündemin gizli noktalarını ortaya koyan ve
sükûneti elden bırakmadan çözüm üreten muhtevası dolu bir gazete.
***
Hemen her alanda doyurucu yazıları insana bilgi ve şuur
verir, ufuk açar. Geyik muhabbeti tarzında boş lakırdı ve gönül eğlendirmeye
yer yoktur. Hem yazar hem okuyucu kitlesi itibariyle bir okul vazifesi görür.
İlk günden beri durduğu çizgide yoluna devam ederken
kimler gelip geçmedi ki bu rahle-i tedristen! Hep sadıklar, bilhassa da her
satırının altını çizerek okuyan gönüldaşları kaldı.
Okuyucusuyla bir bütün olduğundandır ki, Hatay dan
Samsun a, Ağrı dan Edirne ye tüm
okuyucuları aynı bakış açısı ve şuura sahiptir.
Yokluğunuzda muhafaza edilecek ve hepsi tek tek okunacak,
çoğu kimse için sabah ilk ihtiyaç, enerji ve hayat kaynağıdır.
Onun içindir ki evine Milli Gazete giren insanın şuuru
sarsılmaz. Yüzlerce örnekten bahsetmek mümkün ancak biz sadece bir tane örnek
olarak; davanın köklü çınarlarından olan bir büyüğümüzün, kızını gelin ederken
damattan kızının evinin Milli Gazete abone yapılması şartı koşması da boşuna
değil.
Belli ki gazetenin tirajı düşük. Ancak okunma oranı ve
etki gücü ile yüzbinlerce satan gazeteleri fersah fersah geride bırakır.
Bir başka örnek olarak, Saadet Partisi Kadın Kolları
Tanıtma Başkanlığı nın dün ülke çapında başlattıkları ve büyük özveriyle hatta
çeyizlik eşya gibi süsleyip kurdela bağlayarak- gerçekleştirdikleri Milli
Gazete Dağıtım Kampanyası ile hakkın sözünün geniş kitlelere ulaşmasını
sağlamaları, gazetenin arkasındaki gizli kahramanlar olan adanmış ve fedakâr
insanların bir göstergesidir.
Son olarak ve yeri gelmişken bir anekdot aktarmak
istiyorum. Cumhuriyet Gazetesi yazarı
(ismi bizde mahfuz) bir dostumuzun şu sözleri, Milli Gazete ye burun kıvıranlara kapak olacak cinsten: Bu imkânsızlıklarınıza rağmen bu kadar
içeriği dolu, her cümlesi dikkatli okunacak bir gazeteyi nasıl çıkarıyorsunuz
şaşmamak elde değil! Bir ayda ancak
çıkarılabilecek kalitede ve doluluktaki bir gazeteyi, hem
de her gün yayınlıyorsunuz !