Soru: Kurban bayramı nedeniyle çok sayıda hayvan kurban edilip kesiliyor. Bu kadar çok hayvanın aynı anda kesilmesi israf ve günah değil midir Kurban kesimi yerine, parası fakirlere verilse, olmaz mı

Cevap: Bismillâhirrahmanirrahim

Kurban bayramında kurban kesilmekle, kesilen hayvanların sayısı artmış olmaz. Aksine, bu günlerde kasapların kesecekleri hayvan sayısı azalır ve yine normal sayıda hayvan kesilmiş olur.

İnsanların gıda ihtiyaçları için her gün çok sayıda hayvan kesiliyor. Ve bu kesilenlerden sadece maddi durumu yeterli olanlar istifade edebiliyorlar. Oysa kurban bayramında, sadece ALLAH Teâlâ nın rızası gözetilerek hayvanlar kesiliyor ve bunların etinden, derisinden birçok muhtaç faydalanabiliyor.

Kendi zevk ve ihtiyaçları uğrunda her gün binlerce hayvanın kesilmesini normal karşılayanların, yılda bir kere Rabbimizin rızasını kazanabilmek için bir kısım hayvanların fakirleri faydalandırarak kurban namıyla kesilmesini anormal ve çok görmeleri vicdana ve akla ters düşmektedir.

Kurban kesmek yerine, fakirlere para verilmesi meselesine gelince

Rabbimizin kesilecek kurbanın kanına, etine ihtiyacı olmadığı için, maddi karşılığının fakirlere verilmesi düşüncesi yersizdir. Kurban ibadeti, ancak kurban olacak hayvanın usulüne uygun olarak kesilerek yerine getirilebilir. Bedelini infak etmek suretiyle, kurban ibadeti yerine getirilmiş olmaz. Hem kurban kesiniz, hem sadaka veriniz. Kesilen hayvanın etinin çoğunu fakirlere dağıtınız.

Müslüman hem namazını kılacak, hem orucunu tutacak, hem zekâtını verecek, hem kurbanını kesecek ve bunlardan başka elinden geldiği kadar, ALLAH Teâlâ rızası için sadaka dağıtacaktır. "Namaz kılınmasa da olur, onun yerine sadaka verilsin" demek ne kadar yanlışsa, kurban konusundaki yersiz iddia da o kadar yanlıştır. Bir ibadetin farz olmayışı, onu ibadet olmaktan çıkarmayacağı gibi, şeklinin de değiştirilmesini gerektirmez.

Kurban ibadetini önemsememek ve kesmemenin hükmü

Soru: Kurban ibadetini önemsemeyen bir kimse ile gücü olduğu halde kurban kesmeyen kimsenin durumu nedir

Cevap: Bismillâhirrahmanirrahim

Dinimizce kurban ibadetinin illeti ALLAH Teâlâ nın emri, Hz. Peygamber (S.A.V.) Efendimizin sünnetidir. Kurban bayramında kurban kesmenin fıkhî hükmü ise, Hanefilerce vaciptir. (Serahsi, Mebsut, 12/8, Kâsâni, Bedayi, 5/61-62) Diğer mezheplere göre ise terk edilmesi istenmeyen müekked sünnettir.

Burada "sünnet" kavramını hafife alma, küçümseme gibi bir anlayıştan ötürü kurban vazifesini terk etmek söz konusu ise, bir sünneti hafife almak, küçümsemek; (ALLAH muhafaza) kişiyi "küfre düşürme" durumudur. Ayrıca bu davranışın ahirette şefaatten mahrum olmaya sebep olacağını da unutmamak gerekir. Fakat "Kurban sünnettir" deyip de kesmemek, böyle bir hafife alma sebebiyle değil de, sırf normal diğer sünnetler gibi anlaşılmasından kaynaklanan bir vicdanî rahatlık, dinî sorumluluk yükünün hafifliği ise, burada da üzerinde ayrıca durulması gereken çok mühim bir "doğru bilgi" ihtiyacı ile karşı karşıya olduğumuz ortaya çıkar.

Bir ibadetin farz olmayışı, onu ibadet olmaktan çıkarmayacağı gibi, bir ibadetin vacip değil de sünnet olduğunu söylemek, söz konusu ibadetin önemli olmadığı anlamına gelmez; aksi takdirde Hanefi mezhebinin büyüklerinden Ebu Yusuf da dâhil, sünnet olduğu yönünde görüş bildiren bütün bilginler itham edilmiş olurlar. İbadetlerin; şekil, şart ve rükünleri olduğu gibi hikmetleri, amaçları ve teşri gerekçeleri de vardır. İbadetlerdeki bu özelliklerin birbirinden ayrı düşünülmesi mümkün değildir.

Rabbimiz kurban ibadetini önemsemiştir. Resûlü de bu ibadeti önemsemiştir. Kurban ibadetinin pek çok hikmeti ve amacı vardır. Bunun özü; ALLAH Teâlâ ya yaklaştıran maddi bir fedakârlık ve O nun emrine bir bağlılıktır. Bu nedenle kurban ibadetini önemsememek, bu özü önemsememek demektir.

Gücü, imkânı olduğu halde kurban kesmeyen kimsenin durumuna gelince; şu hadis-i şerif bizi korkutmaya yetmelidir:

"Varlıklı, mali durumu kurban kesmeye müsait olup da Kurban Bayramında kurban kesmeyen kimse, bizim namaz kıldığımız yere sakın yaklaşmasın!" (İbn-i Mace, Edahi:2, A.b.Hanbel: 2/321)

Evet, kurban kesme imkânı olduğu halde şu veya bu bahanelerle bu görevini yerine getirmeyenler için bu hadis-i şerif tehdit olarak yeter. Bu, ağır bir uyarıdır. Dünyada namazgâhında görmek istemediği bir mümini, acaba ahirette etrafında görmek ister mi ALLAH Resûlü (S.A.V.) Efendimiz Bir vacip emrin yerine getirilmemesi elbette ahirette sorgu-suale takılacak olan bir amelsizlik durumu olacaktır. Şartları taşıyan, gücü yerinde bir Müslüman, kurban kesmezse, sevaptan, feyizden mahrum kalır ve vebal altına girer.