İsraillilerin kutsal mekân üzerindeki emelleri her geçen gün farklı bir boyuta evrilirken, Kudüs Valiliği'nden peş peşe çok sert açıklamalar geldi. Fanatik grupların eylemlerinin sadece dönemsel bayram ritüelleri olmadığının altı çizilirken, tehlikenin büyüklüğüne dikkat çekildi.

Rahmet Kapısı Hedefte

Valilikten yapılan resmi açıklamada, son haftalarda Filistin topraklarını gasbeden İsraillilerin gerçekleştirdiği ibadetlerin, Yahudi bayramlarıyla sınırlı kalmadığı açıkça ifade edildi. Söz konusu alanın sürekli bir Yahudi ibadet noktasına dönüştürülmek istendiği kaydedildi.

Sözde Süleyman Mabedi'ni inşa etmek amacıyla kurulan radikal grupların Rahmet Kapısı'na özel bir önem atfettiği belirtilerek, Mescid-i Aksa'nın doğu surları içinde yer alan bu kapının kimliğinde değişiklik dayatılamayacağı vurgulandı. İsrail’in Kudüs ve kutsal mekanlar üzerinde hiçbir hukuki egemenliğe sahip olmadığına dikkat çekildi.

Roş Aşana Bahanesiyle 593 Baskın

Kudüs Valiliğinin paylaştığı verilere göre, dün Roş Aşana yani Yahudi Yılbaşı bahane edilerek harekete geçen 593 fanatik Yahudi, İsrail polisi korumasında Mescid-i Aksa'ya baskın düzenledi.

Mevcut uluslararası anlaşmalara göre Mescid-i Aksa, 1994 yılındaki barış antlaşması gereği Ürdün Vakıflar, İslami İşler ve Mukaddesat Bakanlığına bağlı Kudüs İslami Vakıflar İdaresinin himayesinde bulunuyor. Ancak 2003'ten bu yana İdarenin izni olmaksızın, İsrail'in tek taraflı kararlarıyla bölgeye girilmesi Müslümanların egemenliğinin açık bir ihlali olarak değerlendiriliyor.

Öte yandan, İsrail yönetimi her ne kadar Aksa'da "sadece Müslümanların ibadet edebildiği, diğer din mensuplarının ise yalnızca ziyarette bulunabildiği" yönündeki tarihi statükonun korunduğunu savunsa da, işgalci Yahudilerin polis korumasında gerçekleştirdiği dini ritüeller kameralara yansımaya devam ediyor.

Kaynak: Haber Merkezi