Dünya genelinde yakından takip edilen diplomatik adımlar, küresel ekonomide yepyeni bir sayfa açmaya hazırlanıyor. Jeopolitik gerilimlerin yumuşama sinyalleri vermesiyle enerji fiyatlarında yaşanan hızlı geri çekilmeler, yatırım araçlarının yönünü belirleyen merkez bankalarının politikalarında köklü değişiklikler yaratma potansiyeli taşıyor. Cuma günü atılacak tarihi imzalar öncesinde piyasalar yön bulmaya çalışırken, finans dünyasının tecrübeli isimleri ortaya çıkan bu yeni tablonun yatırım araçları üzerindeki olası etkilerini detaylandırdı.
PETROLDE YAŞANAN DÜŞÜŞ FAİZ POLİTİKALARINI DEĞİŞTİRECEK Mİ?
Uluslararası arenada esen olumlu rüzgarların etkisiyle brent petrol varil fiyatının 81-83 dolar aralığına gerilemesi küresel piyasalarda büyük yankı uyandırdı. Yaşanan bu geri çekilmenin dünyayı sarsan enflasyon krizinin çözümüne önemli bir katkı sunması bekleniyor. Enerji faturasının hafiflemesi sayesinde Amerika Birleşik Devletleri Merkez Bankası (FED) başta olmak üzere büyük aktörlerin faiz artırım baskısından kurtulabileceği düşünülüyor. Sürecin kesin hatlarıyla şekillenmesi için finans dünyası, 19 Haziran Cuma günü İsviçre'de yapılacak resmi görüşmelere odaklanmış durumda.
Küresel çapta oluşan bu ılımlı atmosferin Türkiye ekonomisine de pozitif yansımaları olacağı değerlendiriliyor. İç piyasadaki enflasyonist baskının zayıflaması ve borsa tarafında hareketliliğin artması beklenirken, yatırımcıların yine de temkinli adımlar atması tavsiye ediliyor.
ALTIN YATIRIMCISINI HANGİ SEVİYELER BEKLİYOR?
Yeni dönemin şifrelerini değerlendiren finans analisti Zafer Ergezen, ons altının kriz dönemlerinde dahi 4500 dolar barajının üzerinde beklenen sıçramayı gerçekleştiremediğini ve yükseliş ivmesinin yerini kar satışlarına bıraktığını anlattı. Ons bazında 4800-5000 dolar aralığına yaşanabilecek olası tırmanışları "satış fırsatı" olarak yorumlayan Ergezen, ilerleyen süreçte 3950-4000 dolar seviyelerinin yeniden alım yönünde değerlendirilebileceğini aktardı.

Amerika Birleşik Devletleri'nin artan borç yükü ve süregelen mali riskleri nedeniyle altının yapısal anlamda gücünü koruyacağını belirten Şirin Sarı, ons altının 4300 dolar, gram altının ise 6400 lira sınırlarını test ettiğini hatırlattı. Haftalık kapanışların ons bazında 4400 doların üzerinde kalmasının yükseliş trendini güçlendireceğini aktaran analist, piyasalarda yaşanabilecek sert kırılmalara karşı 4100, 3800 ve 3500 dolar destek noktalarının yatırımcıların aklında bulunması gerektiğini ifade ederek risklerin dağıtılması gerektiğine dikkat çekti.
CUMA GÜNÜNE KADAR RİSKLİ ADIMLARDAN KAÇININ UYARISI
Piyasaların kalıcı bir sükunete ihtiyaç duyduğunu belirten Hatice Kolçak, ucuzlayan enerjinin merkez bankalarındaki sıkılaşma eğilimini kıracağını anlattı. Faiz indirim döngüsünün başlaması halinde nakit akışının hızlı bir şekilde hisse senetleri, altın, gümüş ve kripto varlıklara kayacağını ifade eden Kolçak, yatırımcıların cuma günü atılacak resmi imzalara kadar agresif alım satım kararları almamaları yönünde uyardı.
Petrolün 114 dolardan 82 dolar seviyelerine inmesinin enflasyon rakamlarına ne zaman yansıyacağı konusunda ise uzmanlar farklı görüşler ortaya koyuyor. Hatice Kolçak bu ani gerilemenin enflasyon baskısını hızlıca kırarak faiz indirimlerini öne çekeceğini savunurken, Zafer Ergezen enflasyon verilerinin yıllık ortalamalar üzerinden hesaplanması sebebiyle bu düşüşün kısa vadede belirgin bir etki yaratmasının zor olacağını dile getirdi.
YENİ DÖNEMİN YATIRIM GÖZDELERİ BELLİ OLUYOR
Gelecek süreçte yatırımcıların hangi enstrümanlara yöneleceği konusu da netleşmeye başladı. Hatice Kolçak ve Şirin Sarı, portföylerde kripto varlıkların yanı sıra borsa ve değerli madenlerin bulunması gerektiğine işaret etti. Zafer Ergezen ise endüstriyel üretimdeki talep patlamasının etkisiyle gümüşün altını geride bırakacak bir performans sergileyerek 80-92 dolar bandına ulaşabileceğini öngördü.
Bunun yanı sıra elektrikli araç üretimindeki artış, yapay zeka teknolojilerinin yaygınlaşması ve yenilenebilir enerji altyapılarına yapılan yatırımların etkisiyle nadir elementler, bakır ve alüminyum gibi emtiaların önümüzdeki dönemin en cazip yatırım alanları olacağı değerlendiriliyor.




