Bismillahirrahmanirrahim

Âlemlerin Rabbi, Rahman ve Rahim olan Allah’a hamt, Peygamberimize, âline ve sahabelerine salât ve selam ederiz.

Saadet Partisi; 24 Kasım 2024 Pazar günü 9. Olağan Büyük Kongresi’ni gerçekleştirdi ve bu kongre ile Mahmut Arıkan Bey’in genel başkanlığı bütün dünyaya ilan edilmiş oldu. Bu kongre, Millî Görüş camiasına olan ihtiyacı bir kez daha ortaya koydu. Her şeyden önce bu kongre; ağır kış koşullarına rağmen, coşkunun ve heyecanın dorukta olduğu yoğun katılımlı bir kongre oldu. Saadet Partisi genel başkanı olarak son konuşmasını yapan Temel Karamollaoğlu’nun; “Saadet Partisi, konjonktüre göre yön değiştirenlerin değil, her şart altında hakkı savunanların, ilk zorlukta veda edenlerin değil, ahde vefa gösterenlerin partisidir. Saraydaki Yusuf’a dost olmak kolay, asıl olan kuyudaki Yusuf’a dost olabilmek, kuyudaki Yusuf’un yanında olabilmektir. Saadet Partisi, sarayların şatafatına kananların değil, kuyudaki Yusuf’a el uzatanların partisidir” sözü, Millî Görüşçülere duygusal anlar yaşattı. Bu kongre; Millî Görüş mensuplarının hidayeti, feraseti ve dirayeti bakımından, çeşitli derslerin alınacağı, tam bir şuur kongresi oldu. Bu kongre, hakkı üstün tutmanın, nefis terbiyesinin, maneviyatçı olmanın kuru bir iddiadan ibaret olmadığını ortaya koydu. Bu kongre; inanç sahibi olmanın, zanla değil, ilimle ve hikmetle hareket etmenin, kardeşliğin, ihlas ve samimiyetin, takvanın, ittifakın, birlik ve beraberliğin, güzel ahlakın, ihsanın bereket ve kıymetini bir kez daha ispat etti. Bu kongre; “onların aralarındaki işleri istişare iledir” hükmünün Millî Görüşçüler arasında ne kadar güçlü bir esas olduğunu bir kez daha örneklemiş oldu. Bu kongre; “işittik ve itaat ettik” duruşuna sadakatin göstergesi olmuştur. Bu kongrede, hakka teslim olmanın izzet ve bereketi, nefse esaret meydanına açılan bütün kapıları kilitlemiştir. Bu kongreden, bütün Millî Görüşçülerin payına düşen dersi alacağı muhakkaktır. Yeni nesil, siyaset dönemi hayırlı olsun.  

BEŞ HAMLE

Millî Görüşçüleri, Saadet Partilileri zafere taşıyacak beş mühim hamle vardır. Hocamız Erbakan; yeni dönemde Siyonizm’e korku, Gazze’de, Lübnan’da ve bütün coğrafyalarda zulme ve soykırıma uğrayan mazlumlara umut olacak Millî Görüş’ün beş hamlesini şöyle sıralamıştır. 1. Şuurlanma; 7 unsurla, 2. Çelikleşme; 5 unsurla, 3. Üretim; 5 unsurla,

4. MİLKO Hamlesi, 5. III. Şahlanış. Unutulmasın ki; “siz Allah’a yardım ederseniz, Allah da size yardım eder” esası gereği zafer, bizim gayretlerimizin neticesinde Allah’ın bize bir ikramı olacaktır.

ŞUURLANMA

Şuurlanma demek; bütün teşkilat mensuplarımızın niçin ve nasıl çalışacağını bilmeleri, mazeretlerin arkasına sığınarak çalışmaları aksatmamalarıdır. Şuurlanmanın yedi unsuru ise şunlardır. 1. Biz materyalist değil maneviyatçıyız, maneviyatsız saadet olmaz. 2. Adil Düzensiz saadet olmaz. Faizci kapitalist düzenle ancak Siyonizm’in kölesi olunur. 3. İslam temeline dayanan bizim medeniyetimiz, diğer medeniyetlerden, Batı medeniyetinden üstündür. Hak üstündür, onun üstünde hiçbir şey olmaz. 4. Bugünkü zulüm dünyası yerine, yeni bir saadet dünyasının İslam ile kurulması zorunlundur. 5. İçinde bulunulan tarihi noktada Türkiye’nin tarihteki şerefli yerini yeniden alması zorunludur ve İsrail’e vilayet olmayacaktır. Millî Görüş bunu ister. 6. Millî Görüş uyanıklıktır, işbirlikçilere destek olmaz.

7. Millî Görüş; güncel yanılgıya aldanmaz, güncel yanılgının AKP’nin de maneviyata hizmet ettiği zannına kapılmak olduğunu bilmek ve tedavisi için gece gündüz çalışmaktır.

ÇELİKLEŞME

Bütün teşkilat kademelerinde kadromuzun tam olması, davaya sapasağlam bağlı, şuurlu insanlardan meydana gelmek suretiyle çelikleşmesidir. Çelikleşmenin beş unsuru vardır. Bunlar; 1. Çelikleşme görevinin ilk esası var olmaktır. 2. Eğitimli olmak: Bütün teşkilat mensuplarının görevini yapmaya hazır hale getirilmesidir. Sağlam duvar, sağlam tuğla ister.

3. Planlı ve programlı olarak çalışmak. 4. Takip: Verilen görevlerin yapılmasını sağlamak. 5. İntaç: İntaçtan gaye, görevlerin ve hedeflerin belirtilen zaman içinde gerçekleştirilmesi ve sonuçlandırılmasıdır. Çelikleşmek ancak disiplin ve ciddiyetle sağlanır.

ÜRETİM

Üretim; şuurlandırma çalışmaları sonunda elde edilecek üye kaydı, aidat ve gazete aboneliği gibi kazanımlardır. Üretim için tebliğ ve davet yapılması gerekir. Bu görev ihmal edildiği zaman üretim olmaz.

MİLKO HAMLESİ

Bu hamlenin gayesi şudur. Türkiye, 85 milyon nüfuslu, 81 ili, 922 ilçesi, 399 beldesi, 50.496 mahalle ve köyü bulunan bir büyük ülkedir. Bu 85 milyon insan, çeşitli meslek gruplarına mensupturlar. Bütün bu insanların şuurlanması için Millî Görüşçü kuruluşların eksiksiz, kollarını sıvayıp çalışmalarını yoluna koymaları, önemli bir hamledir.

ÜÇÜNCÜ ŞAHLANIŞ

Erbakan Hocamız şöyle diyor: “Şimdi kollarımızı sıvayacağız. Bütün Türkiye sathında insanlarımızı şuurlandıracağız. Gerçekleri anlatacağız. Çelikleşeceğiz... Bugün ilan ettiğimiz seferberlik bu seferberliktir.” İçinde bulunduğumuz bu olumsuz durumdan, yukarıda ifade edildiği gibi, şuurlanma, çelikleşme, üretim ve MİLKO hamleleriyle kurtulmak mümkündür.

ÜÇ ÇALIŞMA

Millî Görüş çalışmalarının hedefine ulaşması için temelde üç çalışmanın ihmal edilmemesi gerekir. Millî Görüş hareketinin “hakkı üstün tutan” bir medeniyet kurmak gibi bir davası vardır. Bir medeniyet üç şey üzerine inşa edilir. Bunlar; 1. Akide; fikir dünyamızı şekillendiren temel esaslarımızla ilgili çalışmalar, 2. Fıkıh; Adil Düzen ve Yeni Bir Dünya için yapılacak çalışmalar, 3. Kavram; yani kelimeler, fikri ve düzen çalışmalarını üzerine bina edeceğimiz mefhumlar. Bu fikri çalışmaların yapılabilmesi için Millî Görüş kolejleri, Millî Görüş enstitüsü ve Millî Görüş üniversitesinin kurulması öngörülmüştür. Bu çalışmalar, aynı zamanda sağlam bir kadronun yetiştirilmesine de vesile olacaktır. Bu çalışmalar, ancak Millî Görüş’ün kurumsallaşması ile yapılabilir. Biz, Yeni Bir Dünya’yı ancak böylece kurabiliriz. Millî Görüş olmadan olmuyor. Selam hidayete tabi olanlara…