YAŞADIĞIMIZ son darbe teşebbüsünden sonra halk sokaklarda “idam cezası verilsin” diye slogan atmaya başlayınca Avrupa Birliği “hop oturup hop kalkmaya” başladı!
“İdam cezasını geri getirseniz Avrupa Birliğini unutun” türünden laflar edilir oldu!
Bu tür laflara karşı en anlamlı cevaplardan birisini de Cumhurbaşkanı Erdoğan verdi!
Cumhurbaşkanı Erdoğan kendisi ile mülakat yapan yabancı bir gazetecinin konuyla ilgili sorusu üzerine “İdam cezasını kaldırdık da ne oldu?” diye Avrupa Birliğinin çelişkili yaklaşımına dikkat çekme ihtiyacını duydu!
Türkiye idam cezasını kaldıralı yıllar oluyor ama Avrupa Birliği bunu sanki hiç duymadı, hiç görmedi!
Türkiye hiçbir adım atmamış gibi yola devam ettiler!
Şimdi “idam cezasının geri getirilmesi” talep edilmeye başlanınca da “Sizi aramıza almayız” diye tehdit etmeye başladılar! Yahu zaten aranıza almıyorsunuz ki!
Türkiye için değişen bir şey yok yani!
“İdam cezasının geri getirilmesi” talepleri karşısında hukukçularda görüş beyan ediyorlar!
Kimi bu devirde idam cezasının “geri getirilemeyeceğini” iddia ediyor kimi de geri getirilse bile “geçmişe yönelik” uygulama yapılamayacağını ifade ediyor!
Doğrudur, şimdi çıkaracağınız bir yasa ile geçmişte işlenen bir suçu cezalandırmanız hukuken mümkün olmayabilir!
O zaman “idam cezasından” vazgeçsek de “kısas yoluna” gitsek nasıl olur?
Kimse idam edilmesin!
Amma!
Attıkları bombalar ile onlarca kişi öldürüp, yüzlerce kişiyi yaralayanlar bir açık alana toplansınlar!
Ve aynen onların insanların üzerlerine attıkları bombalar gibi bombalar atılsın yani kısas gerçekleştirilsin!
Yine tanklarla insanların üzerlerinden geçerek ölümlerine sebep olanlar bir açık alana yan yana yatırılıp üzerlerinden tanklar geçirilsin yani kısas gerçekleştirilsin! Helikopterler ile darbeye direnen insanlar üzerine nasıl ateş açılmışsa darbeciler de helikopterlerden açılan ateşe maruz bırakılsın yani kısas gerçekleştirilsin! “İdam cezası” geriye doğru işletilemeyebilir ama “kısası” devreye sokmaya mani bir durum var mı?
Unutulmasın ki “kısasta bizim için hayat” vardır! Rabbimiz Bakara suresinde aynen böyle söylüyor! İnanmayan Kur’an’a baksın!