Suriye ye yönelik askeri müdahale olasılığının
tartışıldığı bir anda gündeme gelen ve Rusya-İran-Suriye üçlüsü tarafından
destek gören kimyasal formülü , ABD-Batı cenahından gelen farklı açıklamalar
ve tepkilerle birlikte yerini yeni bir tartışmaya, belirsizliğe bırakmış
durumda.
Burada ilk etapta iki temel tartışma mevzuu karşımıza
çıkıyor. Birincisi, bu formülle birlikte ABD nin kırmızı çizgisi bağlamında
karşısına çıkan müdahale zorunluluğundan sıyrılma olasılığı, diğeri ise
işlenen suç ile bu önerinin birbirine karıştırılmaması gerekliliği ve ABD nin
her halükarda kararlılığını, caydırıcılığını ortaya koyması açısından Suriye ye
sınırlı da olsa çakması zorunluluğu...
Dolayısıyla, bu son gelişme Suriye bunalımıyla ilgili
birçok gerçeği bir kez daha gözler önüne seriyor. Burada öncelikli hususu ise,
ABD-Batı cenahının verdiği tepkiler ve krize yaklaşımları oluşturuyor.
Krizin bölen etkisi...
Mevzuyu taraflar açısından biraz daha derinlemesine ele
aldığımızda, ilk olarak olası bir operasyon durumunun ABD açısından halen
gündemde tutulmaya çalışıldığını ve sistem içerisinde ciddi bir görüş ayrılığı
ve derin bir güç mücadelesinin olduğunu söyleyebiliriz. Bu da, son dönemde
Obama politikasındaki iniş-çıkışların ya da dengesizliğin nedenlerine arka plan
boyutuyla bir kez daha ışık tutuyor.
Bir diğer önemli husus ise, Batı cephesindeki bölünmüşlük
ve bunun Suriye krizine yansımaları olarak karşımıza çıkıyor.
Bu bölünmüşlük bir taraftan AB içindeki farklı
ulus-devlet çıkar çatışmalarını (özellikle de Almanya-Fransa ayrımı bağlamında)
ve AB nin gerçek anlamda durumunu ortaya koyarken; diğer taraftan, AB-ABD
arasındaki ayrışmayı, yol ayrımını göstermesi açısından da önemli.
Burada Türkiye boyutunu da göz ardı etmemek gerekiyor.
Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu nun konuyla ilgili son açıklamaları hükümetin
Suriye konusundaki mevcut pozisyonunu ve kararlılığını koruduğunu gösteriyor.
Krizin çarpan etkisi...
Kerry nin gündeme getirdiği bu önerinin Direnç Cephesi
olarak da adlandırılan ülkeler grubu tarafından hemen desteklenmesi ve
diplomatik anlamda inisiyatifi ele alma çabaları, krizde yeni bir sürece işaret
ediyor. Nitekim şu an süreçte kontrol daha çok onların elinde gibi ve krizi
adeta onlar yönetiyor.
Dolayısıyla, Kerry nin önerisi üzerinden Direnç Cephesi
ABD yi kendi kalesine gol atmaya zorluyor. Nitekim, ABD de kimyasal silah
kırmızı çizgisi sonrası bir kez daha kendini bağlayan ve iç politikada zora
sokan bir adım atmış görünüyor. Zira, Kerry nin bu teorik önerisi sonrası
verilen tepkiler oldukça dikkat çekici.
Burada, Direnç Cephesi nin çektiği kırmızı çizgiler ve
caydırıcılık gücünün de Batı Cephesi ni farklı arayışlara ya da tereddütlere
ittiğinin altını çizmemiz gerekiyor. Bu hususta İran Cumhurbaşkanı Ruhani nin
iki gün önce verdiği şu mesaj önemli: Amerika nın en yakın müttefiki olan
İngiltere parlamentosu da savaşa hayır oyu verdi. Tabii İngiliz Parlamentosu,
Suriye Hükümeti ve halkına ilgi duyduğu için değil, daha önceki savaşta
başlarına ne geldiğini ve bunun etkilerini bildikleri için böyle bir karar
almıştır. ...Ancak Suriye halkına bir savaş dayatılırsa bundan en çok zarar
görecek olan savaş yanlıları, savaşı dayatanlar ve onların bölgedeki dostları
olacaktır.
Ruhani bir yönüyle aba altından sopa gösteriyor.
Özellikle son cümlesi, Türkiye ye de verilen dolaylı mesaj yönüyle oldukça
dikkat çekici.
ABD top çeviriyor...
ABD Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Marie Harf in Rusya nın
teklifini Esad ın uygulayacağıyla ilgili ciddi ve derin şüphelerinin
bulunduğunu açıklaması Kerry üzerinde adeta bir çark etkisi yapmış görünüyor.
Nitekim, Temsilciler Meclisi Silahlı Kuvvetler
Komitesi nde yaptığı konuşmada Kerry şu hususları sıralayıverdi: 1. Esad rejimi
bir seçim yaptı ve biz bir cevap vermeliyiz; 2. İran, Suriye konusunda bizi
izliyor. Eğer tepki vermezsek, ABD nin kararsız olduğunu düşünecekler; 3.
Obama nın önceliği her zaman diplomasiydi. Halen öyle; 4. Suriye deki çatışma
İsrail, Ürdün ve Lübnan ı tehdit ediyor.
Obama nın üst üste yaptığı açıklamalar ise kendisini daha
çok ihtiyatlılık şeklinde gösteriyor. Üzerindeki baskıyı ve içinde bulunduğu
çıkmazı zamana yayarak aşmaya çalışıyor. O yüzden de Rusya nın üzerinde
yoğunlaştığı öneri, aslında Obama ya bu fırsatı fazlasıyla sağlıyor. Fakat işi
hiç de kolay değil, çünkü içerideki lobi savaş baltalarını çoktan çıkarmış
durumda...