Mal ve makam düşkünlüğü insanı ne kadar şaşırtıyor ve nasıl felâket çukuruna düşürüyor. Sa d b. Ebî Vakkas Hazretleri, dünyayı ayaklarının altına almıştı. Onun yanında mal ve makamın hiçbir kıymeti yoktu. Üstelik hayatta iken Cennet le müjdelenmiş olduğu halde toprakta gezerdi. İşte Ömer b. Sa d, O babanın oğlu idi. Fakat kısa zamanda fikirler başkalaşmış, âlemin ahvalinde değişme olmuştu. Bunun, sonucu olarak Ömer b. Sa d, Hz. Hüseyin in şan ve şerefinin yüksekliğini bildiği halde Rey valiliğinden vazgeçememiş ve göz göre göre kendini Cehennem ateşine atmaya cesaret edebilmiştir.
Evet Ömer b. Sa d... Bu kişi, Hz. Hüseyin i vuran Emevî ordusunun kumandanı idi. Aile fertlerinin itirazlarına rağmen dünya hırsına aldanan ve kumandanlıktan vazgeçemeyen bir kimse... Bu davranışı ile muhterem babası Âşerei Mübeşşere den Sa d b. Ebi Vakkas Hazretlerinin kemiklerini sızlatan biri. İşte dünya hırsının kişileri nerelere sürükleyeceğinin mücessem örneği. Yarabbi Sen bizi muhafaza eyle. Amin.
Hasan (R.A.) den rivayete göre Resûlullah (S.A.V.) Efendimiz:
"Dinarı yani altın ve parayı sevmek; her hatanın, günahın başıdır." buyurdu. (Beyhekî, Şuabü l İman, 7/338, No:10501)
Hz. İsa (A.S.) da:
"Dünyayı sevmek; her hatanın, günahın başıdır." (Ebu Nuaym Hilyetü l-Evliya, 6/388) buyurmuştur.
Ömer b. Sa d, Hz. Hüseyin e yaklaşınca, ona bir elçi göndererek, buralara geliş sebebini sordu. Hz. Hüseyin (R.A.), Ömer in gönderdiği elçiye kendisini Kûfeliler in çağırdığını, 18.000 kişinin biat ettikten sonra biatlarını bozduğunu, dönüp gitmek istediğinde de Hür b. Yezîd in engel olduğunu ve kendisini buraya kadar gelmek zorunda bıraktığını anlattı ve: "İzin verin dönüp gideyim" dedi.
Yezid e biat ederek zelil bir şekilde yaşamaktansa kılıç altında ölmeyi tercih eden Hz. Hüseyin (R.A.), komutandan çekip gitmesi için izin ister ama komutan, ben de seni seviyorum, gitmeni isterim fakat vali senin ya biat etmeni veya öldürmemi emretti" diyerek valiliğin tadına varmak için izin vermez.
Ömer b. Sa d, Hz. Hüseyin ile çarpışmak istemediği için bu cevaptan memnun kaldı ve durumu Ubeydullah b. Ziyâd a bildirdi. Ubeydullah ise Yezîd e biat önermesini ve reddi halinde kafilenin su ile irtibatını kesmesini istedi. Bunun üzerine Ömer, Hz. Hüseyin (R.A.) yu Küfe ye çağıranlar arasında bulunan Amr b. Haccâc ı su yollarını kesmekle görevlendirdi; sonra da birkaç defa Hüseyin le gizlice görüştü. Aralarında ne konuştukları tam olarak bilinmemekle beraber tahminlere göre Hz. Hüseyin (R.A.), şu teklifleri yapmıştır: Geldiği yere dönmek, bizzat Yezid e gidip biat etmek veya İslâm serhadlerinden birinde cihadla meşgul olmak. Ömer, kabul edilebileceği ve böylece kendisinin de bu sıkıntılı işten kurtulacağı ümidiyle teklifi Ubeydullah b. Ziyâd a bildirdi. Ubeydullah önce bu teklifi uygun gördüyse de Sıffin de, Hz. Ali (R.A.) nun safında çarpışanlardan Şemir b. Zülcevşen ona önemli bir fırsatı kaçırmış olacağını hatırlatarak Fırat nehriyle irtibatı kesilmiş ümitsizlik içindeki Hüseyin i isteğine boyun eğdirmesini veya cezalandırmasını söyledi. Ayrıca O nun, Ömer ile geceleri gizlice görüştüğünü belirtti. Bunun üzerine Ubeydullah, Şemir ile Ömer e bir mektup göndererek Hüseyin in doğrudan kendisine teslim olmasını sağlamasını, bunu başaramazsa onunla savaşmasını, aksi takdirde kumandayı Şemir e bırakmasını emretti. Şemir karargâha 9 Muharrem Perşembe günü ulaştı. Ömer b. Sa d kumandayı, dolayısıyla kazandığı dünyalığı elden kaçırmamak için bu görevi yerine getireceğini söyledi.