Yungas bölgesindeki şiddetli yağışlar sırasında çamura saplanmış halde bulunan bir yavru, yöre sakini bir genç tarafından sıradan bir sokak kedisi zannedilerek kurtarıldı. Ev ortamında şefkatle bakılmasına rağmen hayvanın zamanla artan agresif eğilimleri, alışılmışın dışındaki kürk yapısı ve keskin avcılık içgüdüleri sahibinin durumu sorgulamasına neden oldu. Bu basit şüphe, araştırmacıların yaklaşık bir asırdır aradığı ancak bulamadığı yepyeni bir canlı formunun dünya çapında tescillenmesine kapı aralayacaktı.
YENİ KEDİ TÜRÜ LEOPARDUS TİLCAYO'NUN ŞAŞIRTICI GENETİK ŞİFRESİ
Hayvanın tuhaf hareketlerinden endişelenen sahibi, onu nihayetinde Senda Verde Yaban Hayatı Barınağı yetkililerine emanet etmeye karar verdi. Tesis bünyesindeki uzmanlar "Tigrino" ismi verilen bu misafiri incelemeye aldıklarında, karşılarındaki canlının Güney Amerika habitatındaki bilinen hiçbir kedigil kategorisine oturmadığını fark ettiler. Hemen ardından başlatılan kapsamlı bilimsel soruşturmada, kıta genelinde yaşayan 38 ayrı vahşi kediye ait genetik materyal laboratuvar ortamında çaprazlamaya tabi tutuldu. Çıkan sonuçlar oldukça çarpıcıydı; Tigrino'nun tamamen kendine has bir evrim ağacına sahip olduğu ve tam bir yüzyıl aradan sonra kıtada canlı formda belgelenen ilk yeni vahşi kedi olduğu kesinleşti. Literatüre "Leopardus tilcayo" olarak geçen bu keşif, bölge ekolojisi için tarihi bir dönüm noktası sayılıyor.
EV KEDİSİNDEN FARKSIZ BOYUTLARA SAHİP
Tigrino'nun aylarca sıradan bir evcil hayvan gibi sokaklarda ve evde kimliğini gizleyebilmesinin temel nedeni, aldatıcı fiziksel proporsiyonlarında yatıyor. Ağırlığı sadece 1,4 kilogramı bulan ve boyu 46 santimetre ölçülen bu hayvan, evlerimizde beslediğimiz kedilerle neredeyse aynı ebatları taşıyor. Bolivya'yı çevreleyen And Dağları'nın yoğun sisli ormanlarına özgü bu nadir canlı, açık kahverengi zemin üzerine işlenmiş koyu renkli zarif rozet motifleriyle dikkat çekiyor.
HAYATININ GERİ KALANINI BARINAKTA GEÇİRECEK
Bilimsel açıdan bir asrın en büyük müjdesi olan bu tespit, ne yazık ki Tigrino'nun bireysel hayatında buruk bir noktaya işaret ediyor. Gözlerini açtığı ilk dönemden itibaren insan elinden beslenen ve kapalı bir ev ortamında büyüyen hayvan, kendi doğal habitatında sağ kalabilmek için ihtiyaç duyduğu avlanma becerilerinden tamamen yoksun kaldı. Yırtıcı refleksleri körelen ve insan varlığına bağımlı hale gelen bu eşsiz canlı, ait olduğu And ormanlarına bırakılamayacağı için ömrünün sonuna kadar yaban hayatı uzmanlarının gözetimi altında kalmaya devam edecek.



