K

ayıt dışı ekonomi

çağımızın en önemli musibetlerinden biridir.

Her şeyinizi kayıt altına almadığınızda veya alamadığınızda, muhasebenizde gerçek durumunuzu hiçbir zaman tam olarak bilemezsiniz. Bilemeyince de rakipleriniz karşısında sağlam ve sağlıklı bir şekilde duramazsınız, büyüyemezsiniz. Büyüyemeyince de, bir müddet sonra özellikle sömürücü tekel sermaye karşısında iflas eder ve yok olur gidersiniz.

Peki, dünkü yazımda anlattığım zalim ekonomik düzenin bu oyunlarına, çarpık ekonomik yapılanmanın mükellefi kayıt dışına iten sistemine karşı neler yapabiliriz

Bugün de bu konunun çözümü üzerinde duralım.

Tekel sömürü sermayesine mağlup olmamak için alınması gereken tedbirler vardır. Zalim düzenin adeta zorunlu olarak dayattığı ve olumsuz şartlar sebebiyle zoraki olarak yaptırdığı kayıt dışılığın çok yönlü zararları sebebiyle, mutlaka kayıtlı ekonomiye geçilmesi gerekmektedir.  Sadece kendi şirketlerimizin değil, devletimizin bekası da buna bağlıdır.  

***

Kayıt dışı ekonomiyi mutlaka kayıt altına almalıyız.

Bizim kırk yıllık kooperatiflerimiz bu alanda başarılı olmuşlardır. Hâlâ faaliyetlerine devam etmektedirler. Dolayısıyla bu bilgi, birikim ve tecrübeden yararlanılabilir. Bu deneyim ve uygulama daha yaygın hâle getirilebilir. Hattâ hiç tereddüt etmeden ve gecikmeden gerekli çalışmalar yapılmalı, bir an önce harekete geçilmeli ve yeni bir hamle başlatılmalıdır.

Bunu nasıl başaracağız

Her şeyden önce yürürlükteki ilgili mevzuatı yani kanunları okuyup kayıtlı ekonomi yönünde her şeyimizi kayıt altına alacak şekilde yorumlamalıyız. Bu müsbet yorumlara yetkilileri ve görevlileri getirmek hayli zordur, ama imkansız değildir. Mücadele ederseniz, sonunda bütün bürokratlar ve hakimler sizin tarafınızda yer alırlar ve sizi korurlar. Allah da yardım eder. Ortaklıkları kayıtlı ekonomi sistemine ve sermaye yapılanmasına dayanarak kurarsınız. Kâr-zarar hesaplarını para kazanma yerine, malda kazanma şekline çevirirsiniz. Mal varlığınızı sadece yıl sonunda para ile değerlendirip vergisini öderseniz. Bu sistem sayesinde enflasyondan da korunmuş olursunuz.

Bütün bu yapılanların tamamı kanunlara uygundur.

***

O halde, kanunların verdiği imkânlardan yararlanarak ekonominizi mutlaka kayıt altına almalı ve "kayıtlı ekonomiye" geçmelisiniz.

- Gerçek kazancınızın vergisini mutlaka ödemelisiniz. Devletimiz vardır. Biz onsuz yaşayamayız. O halde gerçek gelirin vergisini mutlaka ödemeliyiz ki devletimiz yaşasın.

- Halk ekonomisine dayanan çalışmalar yapmalıyız. Yani küçük ve orta ölçekli müteşebbisleri korumalıyız. Bunu da ancak yirmi beş genel hizmetle sağlayabiliriz. Bu hizmetleri veren  kooperatifleri kurmalıyız. Bu sayede kayıtlı ekonomiye geçebiliriz.

- Ortaklık işlerinde veya hayır işlerinde yeni sistem geliştirmeliyiz. Para makbuzla toplanmamalıdır. Makbuz alınabilir ama asıl olarak "defter"e geçirilmelidir. Toplayanlara kooperatifçe "tasdikli defter" verilmeli, bu defterler sıra numaralı olmalıdır. Para toplayana bu defter verilmeli, parayı veren bu deftere kaydettirmelidir; ister kendi ismiyle, ister müstear ismiyle olsun mutlaka kaydettirmelidir. Topluca toplanan para da bir rumuzla kaydedilir. Bu defterler internette yayınlanmalıdır. Herkes internete girerek kendi rumuzunun kaydedildiğini görmelidir. Sonra toplanan yardımlar nereye harcanmışsa o yer de gösterilerek deftere kaydedilmelidir. Bu kayıt da alenen yazılacak ve internette yayınlanacaktır. Kişi kontrol edebilmeli ve kendisine verilmediği halde verilmiş gösterilmişse şikâyet edebilmelidir.

İşte bu da kayıt dışılıktan kurtulma ve kayıtlı ekonomiye geçişin yol ve yöntemlerinden biridir. Her şeyin çare ve çözümü vardır, yeter ki yapılmak istensin.