Her terör saldırısının ardından Hükümet ve Genelkurmaydan yapılan "Terörü bitireceğiz, yapılanların hesabını soracağız" açıklamalarına rağmen terör olaylarının artarak devam etmesi tepkilere neden oluyor.

Diyarbakır‘ın Silvan ilçesinde yapılan saldırıda 13 asker‘in şehit edilmesi üzerine yapılan protestolar da olaylar çıktı. Devlete güveni azalan ve terör saldırıları nedeniyle galeyana gelen vatandaşlar taşkınlığa neden oluyor

Silvan‘daki terörist saldırıda 13 askerin şehit olmasının ardından hükümet ve genelkurmaydan yapılan açıklamalar yine önceki saldırılardaki gibi oldu. Yapılan açıklamalarda "Terörle mücadelemiz sürecek, bu saldırının hesabı sorulacak" cümlelerinin dışında, kimse yeni bir şey kimse söylemedi. Hükümet ve genelkurmayın her saldırının ardından yaptığı açıklamalar halk nezdinde inandırıcılığını kaybetti. Devletin aynı nakaratı okuması, vatandaşları sokağa döktü. Trabzon, Elazığ, Ankara‘da düzenlen eylemlerde yer yer gerginlikler yaşandı. Bu ülkenin kültürün de ayrımcılığın olmadığına dikkat çeken Prof. Dr. Musa Taşdelen, öfke patlaması yaşandığını ve itidalli olmak gerektiğini söyledi.

İşte o olaylar

Terör saldırısının ardından Elazığ‘da bir kişi BDP İl yönetimi önünde bayrak açtı. Burada yaşanana arbedenin ardından, BDP il binası önüne gelen gruplarla BDP‘liler arasında yumruklaşma yaşandı. Polisin araya olaya müdahale etmesi sonucu olaylar büyümeden engellendi. Olaydan bir gün sonra BDP‘li ve MHP‘li yöneticiler ortak bir protokol açıklayarak Elazığ‘da bu tür gerginlikler yaşanmaması için halka çağrı yaptı.

Şehitin akrabasına saldırı

Diyarbakır‘da 13 askerin şehit olduğu saldırının ardından Aydın‘ın Germencik ilçesine bağlı Bozköy‘de gerginlik yaşanmıştı. Bir inşaatta çalışan Kürt işçiler ile başka bir grup arasında kavga çıkmıştı. Bazı kişilerin yaralandığı kavgada, saldırıya uğrayan işçilerden Ağrılı Feyzi Çelik, Diyarbakır‘da şehit olan Vefa Çelik‘in Amcasının Oğlu Olduğu Ortaya Çıktı. Kendilerine yapılan saldırıya tepki gösteren Feyzi Çelik, "Benim amcamın oğlu ölmüş. Yüreğim yanıyor. Cenazesine gitmek için hazırlanırken, halay çekiyorsunuz diye saldırıyorlar. Bu nasıl insanlıktır, bu nasıl kardeşliktir" demişti.

Mersin‘de ise terör örgütünü protesto eden grup, BDP‘ye ait Gençlik Kültür Merkezi‘ni taşladı. Olayda 5 polis yaralandı. İstanbul Zeytinburnu‘nda ise yasadışı gösteri yapmak isteyen gruba mahalleli müdahale etti. Mahallede kısa süre gerginlik yaşandı. Mahalleli, olay sırasında bir derneğe sığınan bir protestocunun kendilerine teslim edilmesini istedi. Protestocu olay yerine gelen polis tarafından karakola götürüldü.

Eskişehir‘de ‘Şehitleri anma ve saygı yürüyüşü‘nde gerginlik yaşandı. Saygı duruşu sırasında olay yerinin yanında bulunan bir kafede oturan iki kişinin ayağa kalkmaması tepkilere yol açtı. Grubun kafeye saldırmasına yol açan kişilerin asteğmen oldukları öğrenildi. İki TSK mensubunun, İstiklal Marşı sırasında ayağa kalkıp şehitler için ayağa kalkmamasına grup üyeleri tepki göstererek kafeye yürüdü. Kafeye çakmak, pet şişe fırlatan grup üyelerine asteğmenlerden birisi kimliğini gösterip asker olduğunu söyledi. Bu durum grup üyelerinin daha sert tepki göstermesine neden oldu. Polis duruma el koyarken, şahısların TSK mensubu olmalarının ortaya çıkması üzerine grup sakinleştirilerek dağıtıldı. Birçok şehirde de terör protestolarında gerginlik yaşandı.

Teröristle vatandaşı birbirine karıştırmamak lazım

Polis ve askere yönelik saldırıların toplumda belli bir tepki ve gerilime neden olduğunu söyleyen Sakarya üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Musa Taşdelen, çok sayıda güvenlik görevlisinin şehit olduğu saldırılarda bu tepki birikiminin patladığını dile getirdi. Tepki patlamalarının normal olduğunu söyleyen Taşdelen, tepkilerin alevlendirilmemesi gerektiğine dikkat çekti. Teröristle, terörle ilgisi olmayan insanları birbirinden ayırmak gerektiğini vurgulayan Taşdelen, Güneydoğudan göç etmiş vatandaşların yaşadığı bazı lokal yerlerde teröre olan öfkenin olaylara neden olduğunu söyledi. Bu tür olayların halkı daha da gerekecek şekilde yansıtılmaması gerektiğini belirten Taşdelen, medyanın, sivil toplumun ve siyasilerin bu tür olayları itidali koruyucu şekilde yansıtması gerektiğini dile getirdi. Bu ülkenin geleneklerinde değişik ırk ve inançlara nefretin olmadığını vurgulayan Taşdelen, halkın  kültüründe ayrımcığın olmadığının altını çizdi. Türkiye‘nin her dönemde çeşitli biçimde terörle karşı karşıya geldiğine dikkat çeken Taşdelen, terörle mücadelenin özel yetişmiş profesyonel askerlerce yapılması gerektiğini dile getirdi.  Taşdelen terörün ülkeler tarafından diplomasinin bir aracı olarak da kullanıldığını hatırlattı.

Muhabir: Haber Merkezi