Kaşif Kozinoğlu nasıl öldü, zehirlendi mi, “Esmer Melek” kim, gizemli e-postada ne yazıyor ve mezarı neden açıldı soruları yeniden yürütülen soruşturmayla gündeme geldi. MİT Asya Bölge Başmüşaviri Kâşif Kozinoğlu'nun 2011 yılında Silivri Cezaevi'nde hayatını kaybetmesine ilişkin dosyada yeni incelemeler sürüyor. Silivri Cumhuriyet Başsavcılığının yürüttüğü soruşturma kapsamında mezardan alınan örnekler incelenirken, 2012 yılında Kozinoğlu ailesinin avukatına gönderilen ve ölümün kalp krizinden değil zehirlenmeden kaynaklandığını öne süren e-postalar da dosyada dikkat çeken başlıklardan biri oldu. Savcılık, söz konusu mesajları gönderen kişinin kimliğinin belirlenmesine yönelik araştırma yürütüyor.

Kozinoğlu'nun Ölüm Dosyasında Yeni İnceleme Süreci

Eski MİT mensubu Kâşif Kozinoğlu'nun Silivri Cezaevi'ndeki ölümü, yıllar sonra yeniden soruşturmanın merkezine taşındı.

Silivri Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturmada geçmiş yıllardaki beyanlar, belgeler ve ihbarların yeniden incelendiği belirtiliyor.

Dosyadaki önemli gelişmelerden biri Kozinoğlu'nun mezarında gerçekleştirilen feth-i kabir işlemi oldu. Mezardan alınan örneklerin ölüm nedeninin araştırılması kapsamında incelemeye gönderildiği aktarılıyor.

Ancak bu aşamada mezardan alınan örneklerin sonuçlarına ilişkin kesin bir bulgu paylaşılmış değil. Dolayısıyla Kozinoğlu'nun zehirlendiği yönündeki anlatımlar henüz doğrulanmış adli sonuç olarak değerlendirilemez.

“Esmer Melek” Rumuzlu İhbarcı Araştırılıyor

Soruşturmada dikkatlerin çevrildiği başlıklardan biri, ölümden aylar sonra gönderilen e-postalar oldu.

Dosyadaki bilgilere göre kendisini Silivri Cezaevi'nden tahliye edilmiş biri olarak tanıtan kişi, Kozinoğlu ailesinin o dönemki avukatı Tuğçe Duygu Köksal'a ulaşmaya çalıştı.

İlk e-postanın 27 Nisan 2012 saat 19.26'da gönderildiği belirtiliyor.

Gönderen kişinin gerçek kimliğini açıklamadığı, mesajlarını “Melek melek” adı ve “esmer_melek_istanbul” ifadesini taşıyan bir e-posta hesabı üzerinden gönderdiği aktarılıyor.

Savcılığın yeniden ele aldığı soruşturmada bu kişinin kimliğinin belirlenmesinin önem kazandığı belirtiliyor.

Gizemli E-Postada Zehirlenme Öne Sürüldü

İhbarcı olduğunu belirten kişinin ilk mesajındaki en önemli unsur, Kozinoğlu'nun ölüm nedenine ilişkin ileri sürdüğü iddia oldu.

Gönderen kişi, Kozinoğlu'nun ölümünün kalp krizinden kaynaklanmadığını ve zehirlenerek öldürüldüğüne ilişkin elinde deliller bulunduğunu öne sürdü.

Mesajda olayın araştırılmasını istediğini belirten kişi, sahip olduğunu söylediği bilgi ve incelemeleri aileyle paylaşmaya hazır olduğunu ifade etti.

Ancak söz konusu e-posta tek başına zehirlenmenin kanıtı niteliğinde değil. İhbarcının iddiasının doğruluğu ve elinde bulunduğunu söylediği delillerin niteliği soruşturmayla ortaya çıkarılabilecek.

Avukat İhbarcıdan Somut Delil İstedi

Kozinoğlu ailesinin o dönemki avukatı Tuğçe Duygu Köksal'ın söz konusu mesaja 3 Mayıs 2012 saat 18.29'da yanıt verdiği aktarılıyor.

Köksal, gönderen kişinin gerçek kimliğini açıklamamasına ve sonradan oluşturulduğu düşünülen bir e-posta adresini kullanmasına dikkat çekti.

Avukat ayrıca kişinin Kozinoğlu ile aynı koğuşta bulunmadığının anlaşıldığını belirterek savcılığa başvurulabilmesi için söylenti veya şüpheden ziyade somut veriye dayanan delillere ihtiyaç olduğunu ifade etti.

İhbarcıdan büroya gelmesi veya elindeki bilgileri ayrıntılı biçimde göndermesi istendi.

İhbarcı Cezaevindeki Görevini Anlattı

Avukatın yanıtının ardından ihbarcı yeni bir e-posta göndererek Kozinoğlu ile neden doğrudan bağlantısının bulunabileceğini açıklamaya çalıştı.

Kişi, Silivri 1 No'lu Ceza İnfaz Kurumunda bulunduğunu ve Kozinoğlu ile aynı koğuşta kalmadığını kabul etti.

Buna karşılık kendisinin işçi koğuşunda bulunduğunu; yemek ve ekmek dağıtımı, kantin ve erzak gibi işler nedeniyle diğer koğuşlarla temas kurulduğunu ileri sürdü.

Kimliğini açıklamamasını ise kendisini riske atmamak istemesiyle gerekçelendirdi.

“Kalp Krizi Değil” İfadesini Tekrarladı

İhbarcının ikinci mesajında da Kozinoğlu'nun ölümünün kalp krizi olmadığı yönündeki iddiasını güçlü ifadelerle tekrarladığı görülüyor.

Mesajda “KAŞİF BEY ASLA VE ASLA KALP KRİZİ DEĞİL” ifadesi kullanıldı.

Bu sözler soruşturma açısından incelenen bir ihbar niteliği taşıyor ancak tek başına ölüm nedenini ortaya koymuyor.

Yeni adli incelemelerin önem taşımasının nedenlerinden biri de geçmişte ortaya atılan bu tür iddiaların bilimsel bulgular ve diğer delillerle karşılaştırılabilecek olması.

Koğuş Arkadaşlarının Konserve Yiyecek Beyanı Dosyada

Dosyada dikkat çeken bir başka ayrıntı ise Kozinoğlu'nun cezaevindeki son dönemine ilişkin koğuş arkadaşlarına atfedilen beyanlar.

Aktarılan bilgilere göre bazı koğuş arkadaşları, Kozinoğlu'nun zehirlenmekten endişe ettiği için cezaevinde verilen yemekleri yemek istemediğini ve konserve yiyeceklere yöneldiğini ifade etti.

Bu beyan da Kozinoğlu'nun gerçekten zehirlendiğini kanıtlamıyor. Ancak ölüm öncesindeki davranışlarının araştırılması kapsamında dosyada değerlendirilen unsurlardan biri olarak öne çıkıyor.

İddiaların doğrulanıp doğrulanmayacağı soruşturma kapsamında elde edilen adli ve teknik delillerle belirlenecek.

Avukatlar E-Postayı Gönderen Kişinin Bulunmasını İstedi

Kozinoğlu ailesinin avukatlarının geçmişte e-postaları gönderen kişinin kimliğinin tespit edilmesine yönelik araştırma yapılmasını talep ettiği belirtiliyor.

Talepte, yemek dağıtımında görev yapan işçi koğuşundan o dönemde yeni tahliye edilen kişilerin araştırılması istendi.

Bunun yanında e-postanın gönderildiği IP bilgilerinin ve varsa internet kafe kamera kayıtlarının incelenmesi de talep edildi.

İlgili dilekçenin takipsizlik kararına yapılan itiraz dosyasıyla birleştirilmek üzere Çorlu Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmesinin istendiği aktarılıyor.

Kaşif Kozinoğlu'nun Mezarı Neden Açıldı?

Kozinoğlu'nun mezarında gerçekleştirilen feth-i kabir işlemi, ölüm nedenine ilişkin yürütülen yeni soruşturmanın adli inceleme aşamalarından biri olarak öne çıkıyor.

Mezardan alınan örnekler üzerinde incelemelerin başladığı belirtiliyor.

Bu incelemelerin ölüm nedeni hakkındaki tartışmalara nasıl etki edeceği ise hazırlanacak uzmanlık raporları sonrasında anlaşılabilecek.

Şu aşamada yeni incelemenin sonucunun “zehirlenme” veya başka bir ölüm nedeni olduğunu söylemek mümkün değil.

Kaşif Kozinoğlu Zehirlendi Mi?

Dosyada yer alan e-postalarda zehirlenme iddiası açık biçimde dile getiriliyor. Bunun yanında Kozinoğlu'nun yemek konusunda zehirlenme endişesi taşıdığına ilişkin tanık anlatımları bulunduğu aktarılıyor.

Ancak bunlar, zehirlenmenin kesinleştiği anlamına gelmiyor.

Kozinoğlu'nun ölümünün zehirlenmeden kaynaklanıp kaynaklanmadığı konusunda yeni adli incelemelerin sonuçları kritik önem taşıyor.

Soruşturma devam ettiği için ölüm nedenine ilişkin kesin hüküm yerine, dosyada bulunan iddialar ile doğrulanmış bulguların birbirinden ayrılması gerekiyor.

Soruşturmada Adli İncelemelerin Sonucu Bekleniyor

Silivri Cumhuriyet Başsavcılığının yeniden yürüttüğü soruşturmanın iki önemli ayağı bulunuyor.

Bunlardan biri mezardan alınan örneklerin incelenmesi, diğeri ise geçmişte dosyaya giren ihbar, tanık anlatımları ve diğer delillerin yeniden değerlendirilmesi.

“Esmer Melek” olarak anılan e-posta gönderen kişinin kimliğinin belirlenmesine yönelik çalışmalar da bu kapsamda önem taşıyor.

Adli incelemeler tamamlanmadan e-postadaki zehirlenme iddiasının doğrulandığını veya Kozinoğlu'nun ölüm nedeninin değiştiğini söylemek için ise henüz erken.

Muhabir: Haber Servisi