Eski MİT mensubu Kâşif Kozinoğlu'nun 12 Kasım 2011'de Silivri Cezaevi'ndeki ölümü, yaklaşık 15 yıl sonra yeniden yürütülen soruşturmayla gündemde. 2012'de Adli Tıp Kurumu, ölüm nedenini kronik iskemik kalp hastalığı olarak belirlemiş ve savcılık takipsizlik kararı vermişti. Ancak 2026'da bu karar kaldırıldı; Kozinoğlu'nun mezarı açılarak yeni örnekler alındı ve ölümde üçüncü kişilerin müdahalesi bulunup bulunmadığı yeniden araştırılmaya başlandı. Son soruşturmada Enver Altaylı ve Bayram Özbek “kasten öldürmeye azmettirme” suçlaması kapsamında tutuklanırken, Kozinoğlu'nun ölümünden günler sonra Adli Tıp Kurumu'na giren ve kaynaklarda yalnızca G.E. olarak açıklanan hırsızlık hükümlüsünün de şüpheli sıfatıyla ifadesinin alınmasına karar verildi.

Kâşif Kozinoğlu kimdir, neden cezaevindeydi?

Kâşif Kozinoğlu, uzun yıllar Milli İstihbarat Teşkilatı bünyesinde görev yapan eski bir istihbarat mensubuydu. MİT'in dış operasyonlar biriminde görev yaptığı bilinen Kozinoğlu, 2011 yılında Odatv soruşturması kapsamında tutuklandı ve Silivri Cezaevi'ne gönderildi.

Kozinoğlu, yargılandığı davanın duruşmasına kısa süre kala, 12 Kasım 2011'de cezaevinde rahatsızlandı. Sağlık ekiplerinin müdahalesinin ardından hastaneye kaldırıldı ancak yaşamını yitirdi. Ölümü o tarihten itibaren kamuoyunda çeşitli iddialara ve tartışmalara konu oldu.

Kâşif Kozinoğlu neden öldü?

2011'deki ölümün ardından yapılan otopsi ve incelemeler sonucunda Adli Tıp Kurumu, Kozinoğlu'nun ölümünün kronik iskemik kalp hastalığına bağlı gerçekleştiğini bildirdi. Dönemin incelemelerinde zehirlenme ihtimali üzerinde de duruldu ve doku örneklerinde toksikolojik araştırmalar yapıldı.

Bu rapor üzerine Silivri Cumhuriyet Başsavcılığı 10 Nisan 2012'de ölümle ilgili soruşturmada kovuşturmaya yer olmadığına karar verdi. Dolayısıyla 2012'deki resmi adli değerlendirme, ölümün kalp rahatsızlığına bağlı doğal ölüm olduğu yönündeydi.

Kâşif Kozinoğlu soruşturması neden yeniden açıldı?

Dosyadaki takipsizlik kararı, Silivri Sulh Ceza Hâkimliğinin 26 Ağustos 2026 tarihli kararıyla kaldırıldı. Böylece Kozinoğlu'nun ölümüyle ilgili soruşturma yaklaşık 15 yıl sonra yeniden başlatıldı.

Yeni soruşturmanın temel amacı, 2011'deki ölümün bütün yönleriyle yeniden incelenmesi ve üçüncü kişilerin müdahalesi bulunup bulunmadığının belirlenmesi. Adalet Bakanı Akın Gürlek de ölümün gerçekleştiği gece yaşananların, olayın ardından yapılan adli işlemlerin, toplanan delillerin ve önceki soruşturmanın yeniden incelendiğini açıkladı.

Kâşif Kozinoğlu'nun mezarı neden açıldı?

Yeni soruşturma kapsamında en önemli işlemlerden biri feth-i kabir kararı oldu. Silivri Cumhuriyet Başsavcılığının talebiyle Kozinoğlu'nun mezarı, kesin ölüm sebebinin yeniden değerlendirilmesi ve ölümünde başka kişilerin müdahalesinin bulunup bulunmadığının araştırılması amacıyla açıldı.

Üç adli tıp uzmanı, bir kimyager ve bir otopsi teknikerinden oluşan heyet mezardan kemik, toprak ve diğer örnekleri aldı. Örnekler Adli Tıp Kurumuna gönderildi. Bunların cezaevindeki kamera görüntüleri, 112 kayıtları ve hastane belgeleriyle birlikte değerlendirilmesi öngörülüyor.

Adli Tıp Kurumu'na giren hükümlü kim?

Yeni soruşturmanın dikkat çeken başlıklarından biri, Kozinoğlu'nun ölümünden günler sonra İstanbul Adli Tıp Kurumu'na giren bir kişinin yeniden dosyaya dahil edilmesi oldu. Kaynaklarda kişinin açık kimliği verilmedi ve yalnızca G.E. baş harfleri kullanıldı.

G.E.'nin Kozinoğlu'nun otopsi işlemleri ve doku incelemelerinin yürütüldüğü dönemde Adli Tıp Kurumu'na girdiği, o dönemde çalışanlar tarafından teşhis edildiği ve yalnızca cüzdan çaldığını söylediği aktarıldı. Kaynaklara göre G.E.'nin 25'in üzerinde hırsızlık suç kaydı bulunuyor ve halen başka bir dosya nedeniyle cezaevinde.

G.E. Adli Tıp Kurumu'na ne zaman girdi?

Kaynaklarda tarih konusunda küçük bir farklılık bulunuyor. AA ve bazı haberlerde olayın Kozinoğlu'nun ölümünden 9 gün sonra, TRT Haber'de ise 10 gün sonra gerçekleştiği aktarılıyor. Her iki anlatım da olayın Kozinoğlu'nun otopsi ve doku incelemelerinin sürdüğü Kasım 2011 döneminde meydana geldiği konusunda örtüşüyor.

Savcılık şimdi G.E.'nin Adli Tıp Kurumu'na girişinin Kozinoğlu dosyasıyla herhangi bir bağlantısının bulunup bulunmadığını araştırıyor. Cezaevinde bulunan hükümlünün Silivri Adliyesi'ne getirilerek soruşturmayı yürüten başsavcıvekiline şüpheli sıfatıyla ifade vermesi için işlem başlatıldı.

Adli Tıp'a giren hükümlü ne çaldı?

O dönemde yapılan tespitlere göre G.E., Adli Tıp Kurumuna hırsızlık amacıyla girdiğini ve cüzdan çaldığını ileri sürdü. Güncel soruşturmanın önemli noktalarından biri de bu olayın gerçekten sıradan bir hırsızlık vakası olup olmadığının yeniden araştırılması.

Savcılık, 15 yıl önce Adli Tıp Kurumunda, Silivri Cezaevi'nde ve Silivri Adliyesi'nde meydana gelen olaylara ilişkin kamera kayıtları, görüntüler ve dosyadaki diğer materyalleri yeniden inceliyor. G.E. hakkında Kozinoğlu'nun ölümüne müdahale ettiği yönünde kesinleşmiş bir yargı kararı bulunmadığından, mevcut aşamada bu bağlantı soruşturulan bir ihtimal niteliğinde.

Enver Altaylı neden tutuklandı?

Eski MİT mensubu Enver Altaylı, yeniden açılan Kozinoğlu soruşturmasında şüpheli sıfatıyla ifade verdi. Sulh ceza hâkimliği, Altaylı'nın “kasten öldürmeye azmettirme” suçlamasıyla tutuklanmasına karar verdi.

Altaylı'nın bu dosyada tutuklanması, Kozinoğlu'nun öldürüldüğünün veya Altaylı'nın bu suçtan mahkûm olduğunun kesinleştiği anlamına gelmiyor. Tutuklama soruşturma aşamasındaki koruma tedbiri; hakkındaki suçlama ise yürütülen soruşturma ve daha sonra oluşabilecek yargılama sürecinde değerlendirilecek.

Enver Altaylı kimdir?

Enver Altaylı eski bir MİT mensubu. 1968-1973 yılları arasında MİT'te görev yaptı. Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesinden mezun olan Altaylı, Almanya ve Avusturya'da Doğu Avrupa hukuku ve Sovyetoloji alanlarında eğitim gördü.

Altaylı, ayrı bir davada “silahlı terör örgütü yöneticiliği” ve “siyasi ve askeri casusluk” suçlarından toplam 23 yıl 4 ay hapis cezasına çarptırılmıştı. Bu hüküm 2024 yılında Yargıtay tarafından onandı. Kozinoğlu dosyasındaki yeni tutuklama ise bu eski mahkûmiyetten ayrı bir adli süreç.

Bayram Özbek neden tutuklandı?

Kozinoğlu soruşturmasının ilerleyen aşamasında Bayram Özbek de şüpheli olarak dosyaya dahil edildi. Özbek hakkında “silahlı terör örgütüne üye olmak” ve “kasten öldürmeye azmettirmek” suçlamaları yöneltildi ve mahkemece tutuklanmasına karar verildi.

Özbek'in daha önce FETÖ kapsamında hüküm giydiği de güncel soruşturmaya ilişkin kaynaklarda aktarılıyor. Ancak Kozinoğlu'nun ölümüyle ilgili yöneltilen suçlamalar bakımından yargılama süreci sonuçlanmış değil ve tutuklama kararı kesinleşmiş mahkûmiyet anlamına gelmiyor.

Kâşif Kozinoğlu soruşturmasında kimler tutuklandı?

Soruşturma yalnızca Enver Altaylı ve Bayram Özbek'le sınırlı kalmadı. Yeniden açılan dosyada cezaevi personeli, sağlık çalışanları, dönemin adli görevlileri ve farklı isimlerin ifadelerine başvuruldu; bazı şüpheliler hakkında tutuklama veya adli kontrol kararları verildi.

Güncel soruşturmanın farklı aşamalarında eski Silivri Cumhuriyet Başsavcısı Ali İşgören ve dönemin cezaevi savcısı Necip Doğan da tutuklanan isimler arasında yer aldı. Kozinoğlu'nun koğuş arkadaşları Hasan Atilla Uğur ve Hasan Ataman Yıldırım hakkında ise ev hapsi şeklinde adli kontrol kararı verildi.

Kâşif Kozinoğlu'nun ölüm nedeni değişti mi?

24 Eylül 2026 itibarıyla Kozinoğlu'nun kesin ölüm nedeninin değiştiğini söylemek için yeni soruşturma henüz sonuçlanmış değil. Eldeki eski resmi rapor, ölüm nedenini kronik iskemik kalp hastalığı olarak belirliyordu.

2026'da yapılan işlemlerin amacı tam olarak bu eski sonucun ve olayın koşullarının yeniden değerlendirilmesi. Mezardan alınan örnekler ile eski kamera görüntüleri, sağlık kayıtları, 112 kayıtları, tanık anlatımları ve diğer deliller birlikte inceleniyor.

Muhabir: Haber Servisi