Mustafakemalpaşa Belediyesi yıllar var ki güzel işlere
imza atıyor. Mutlaka daha öncesi de var, zira bizim 2010 dan bu yana yakinen
takip ettiğimiz kültürel etkinliklerin güçlü bir geçmişe dayandığı ortada.
Başkan Sadi Kurtulan ile yardımcısı Mustafa Eren in güler
yüzlü dinamiklikleri her haliyle şehri harekete geçirmiş durumda. Pırıl pırıl
şehir, botanik bahçesinden caddeler. Benzerini gezip gördüğüm hiçbir beldede
görmedim bu ağaç oyunlarının. Bin bir kompozisyon, bin bir işçilik. İçte
yaşanan bir ahengin dışta yansıması değil mi bu
Öyle olmalı. Yoksa
üçüncü kez gerçekleştirilen Suuçtu-Tümbüldek Şiir Akşamları nın izahını nasıl
yaparız Şiire gönül verenleri, şiiri yaşama biçimi olarak seçenleri şiirle
buluşturuyor Mustafakemalpaşa
Üçüncüsü 14 15 Eylül günleri gerçekleşen etkinlik bu yıl
Sezai Karakoç a adanmış bir panelle taçlanmıştı. Şairlerden bir kısmı,
şiirlerini paylaşmanın yanı sıra, Sezai Karakoç üzerine yaptıkları araştırma
çalışmalarını iki ayrı oturum dâhilinde dinleyenlere takdim edeceklerdi.
Böylece, şiirimizin yaşayan en büyük şairi, farklı yönleriyle bir kez daha
bilim ve kültür dünyasının dikkatine sunulacaktı. Bütün bunlar oldu.
TSO Konferans Salonu nda birer gün arayla ve iki oturum
halinde gerçekleştirilen Sezai Karakoç panellerinin ilkinde Özcan Ünlü
başkanlığında Sezai Karakoç Şiirinde Kültürel Arka Plan konuşuldu. Bu
oturumda İsmail Kılıçarslan Sezai Karakoç Şiiri nde Medeniyet Tasavvuru ,
Celal Fedai Şiirin Rejenerasyonu Kürsüsünde Sezai Karakoç ve Cevat Akkanat
ise Diriliş Akımı ile İkinci Yeni Akımı Karşılaştırması Benzerlikler ve
Farklılıklar başlıklı konuşmalar yaptılar.
İsmail Kılıçarslan sunumunda Yahya Kemal, Asaf Halet
Çelebi ve Sezai Karakoç üzerinde durdu. Yahya Kemal i medeniyetin nostaljik yanıyla
ilgili bulan Kılıçarslan, Asaf Halet i ansiklopedik görüyordu. Sezai Karakoç
ise bunlardan medeniyeti yeniden üretmek bahsinde gösterdiği hamleyle
ayrılıyordu. Karakoç un şiirlerinden örnekler vererek tamamladı Kılıçarslan
konuşmasını.
Celal Fedai, modern şairleri yargılayarak başladı
konuşmasına. Bunlar şiirde yenilik uğruna şiirin doğasında bir başkalaşım
yarat mışlardı. Oluşa nazar eden değil bozuluşu arzulayan bir tavırdı bu.
Bununla birlikte, has şairler buradan doğru yordam devşirebil mişlerdi. Has bir şair olarak Karakoç bu başarıyı
gösterenlerdendi. Kendi kuşağı içinde milletimize has ethos tan ve mizacına
özgü pathos tan ödün vermeyerek, şiirimizin rejenerasyonunu (canlanmasını,
iyileşmesini) sağlayan en önemli isim oldu. O, şiirimize İslam sanatı ve
maneviyatının kürsüsünden bakmış ve şiirimizi bu kürsüden bakarak rejenere
etmiş, yani canlandırmış, iyileştirmiş, onarmış, geliştirmiştir.
Cevat Akkanat, İkinci Yeni bağlamlı tartışmalardan
birisini, Sezai Karakoç un İkinci Yeni şairi olup olmadığı meselesini, onun
Diriliş şairi kimliğini de gündeme getirerek müzakere etti. Bu adlandırmaların
birbirinin yerine ikame olamayacağını, çünkü farklı kıstasları ihtiva
ettiklerini söyleyen Akkanat, bununla birlikte şairi İkinci Yeni hareketi
içinde ele almanın resmî tarihin menfi taarruzlarını bertaraf etmek için
faydalı olabileceğini söyledi.
Sezai Karakoç ta Diriliş Düşüncesi ve Bazı Temel
Kavramlar başlıklı ikinci panel 15 Eylül 2013 Pazar günü yapıldı. Ali Ayçil
yönetimindeki bu oturumda Metin Önal Mengüşoğlu Büyük Doğu dan Diriliş e Necip
Fazıl dan Karakoç a İslamcılık Düşüncesinin Gelişimi , Nurettin Durman Sezai
Karakoç İstikbali İşaret Eder ve Şaban Abak Karakoç ta Devlet, Millet ve
Medeniyet Kavramları konularını anlattılar.
Nurettin Durman konuşmasında Türkiye de şiirin odak
noktasının Sezai Karakoç olduğunu söyledi. Bundan sonra şiir onun çizdiği
noktadan devam edecek diyen Durman, bu
şiirin bir dava şiiri olacağını da vurguladı. Sezai Karakoç istikbali işaret
eder. Düşüncesiyle ve duygusuyla o bizim geleceğimize dair tespitler yapar
diyerek sözlerini açan Nurettin Durman, Karakoç u Diriliş şairi olarak
tanımladı.
Metin Önal Mengüşoğlu ise konuşmasında üç anahtar kavram
ve üç önemli isim üzerinde durdu: İslamcılık ve Mehmet Âkif, Büyük Doğu ve
Necip Fazıl, Diriliş ve Sezai Karakoç. Âkif le İslamcılık yeniden aslına
döndü diyen Mengüşoğlu, Necip Fazıl ın İslam anlayışının farklı olduğunu, bu
anlamda Âkif in devamı olmadığını söyledi. Necip Fazıl ın sadece surda bir gedik
açtığını , bunun dışında üstadın iyi bir şair olduğunu belirtti. Mengüşoğlu,
Sezai Karakoç la birlikte tekrar Âkif çizgisiyle birleşildiğini söyledi.
Konuşmasında millet, ümmet, medeniyet ve devlet
kavramları üzerinde yoğunlaşan Şaban Abak, Sezai Karakoç un bu konularda
sağlıklı tespitler yaptığını söyledi. Üstadın, İslam ümmeti kendi medeniyetinin
devletini kurması gerekir dediğini vurgulayan Şaban Abak, üstadın bu
görüşlerinin uluslararası platformlarda deprem etkisi yarattığını, örneğin
Samuel Huntington un temellendirdiği medeniyetler çatışması fikrinin üstada
tepki olarak geliştiğini vurguladı.
Belediyecilik anlayışımızın içerisinde sanata ve kültüre
yatırım yapmayı bir sorumluluk olarak görüyoruz. düsturuyla hareket eden
Mustafakemalpaşa Belediyesi Başkanı Sadi Kurtulan ve ekibine teşekkürle
bitirelim yazımızı