K abul etmeliyiz ki, "Millet istiyor, biz de veriyoruz" zihniyetinin beslediği anlayış, bu ülkenin yayıncılık alanındaki kalite damarını yok etmiş, medya, sinema, sanat arenasındaki çıtayı sıfır derecesine kadar geriletmiştir. Halk böyle istiyor Millet bunları beğeniyor Millet bunları seyrediyor Bu argümanla, ortaya koydukları ürünlere bahane kılıfı giydirerek, öylesine rezil bir atmosfer oluşturdular ki, artık kalitenin ne olduğunu bile unuttuk.

Dizilerde böyle Müzik endüstrisinde böyle Filmlerde böyle Sinemada böyle Programcılık mantığında böyle Magazininde böyle Sanat, medya, reyting kavramının içini doldurmak, halkın kendisine bırakılmamalıdır. Elbette popüler olmakla, anlaşılmaz olmak arasındaki ince çizgiyi iyi ayarlamak gerekir. Bir eser ortaya koyduğunuzda bununla vereceğiniz mesajın kitlelere doğru biçimde ulaşacağı kanalları doğru şekilde ortaya koymak gerekir. Ama, "Halk böyle istiyor" diye, kalitesizliği sıradanlaştırmanın da alemi yoktur. Meşruiyet kılıfıdır bu söylemler Kalitesizliği besleyen zavallılıklardır.

Yıllarca, gülmek için önümüze konulan Kemal Sunal lı Şaban filmlerini ele alalım mesela. Zavallı, hödük, geri zekalı, aptal, sersem bir tipoloji oluşturulup Şaban ismiyle sunulduğu için, bu mübarek isim bu toplumun genetik kodlarından silindi. Bundan sonra da uzunca bir süre bir kuşak doğan evladına bu ismi koymak için kılı kırk yararak düşünmek zorunda. Öyle değil mi Halk böyle istiyor Gişede milyonlar yaptı Şimdi Recep İvedik in ikincisi çekiliyormuş. Sanatçı, toplumun önünde yürüyen insandır. Sanatçı, bir toplumun aynasıdır. Bu ayna kirli olursa, toplumun tamamı da kirlenir. Bu ayna güzel olursa, toplumda pırıl pırıl olur. Sanatçı aynı zamanda derdi olan, kederi olan insandır. Bu toplumun dertleriyle dertlenen, sıkıntılarını bilen insandır. Bu toplumun genetik kodlarından, kültür damarlarından, özünden, örfünden, ananesinden, tarihinden, tarihi değerlerinden, geçmişinden beslenir. Ortaya koyduğu eserlerinde geçmişle gelecek arasında köprü olacak bir bağ kurar. Günü kurtarmak, şöhret olmak için bir şeyler yapmaz.

Marifet, Recep İvedik karakteriyle bugün için 5 milyon gişe yapmak değildir. Sanatçı, bugün yaptıkları, ortaya koydukları, 200 sene sonra da aynı lezzet ve kalite standardında algılanan, beğenilen, okunulan, dinlenilen insandır. Sanatçı, çağlar üstüdür Sanatçı, yaşadığı toplumun kültür ve tarih kodlarına not düşebilen, imza atabilen insandır. Bunu tüm materyallerle genele teşmil edebilirsiniz. Şarkılarla, türkülerle, dizilerle, filmlerle, esprilerle, komedi eserleriyle Etrafınıza bir bakın Var mı, işte bu eser çağlar üstüdür diyebileceğiniz bir şey! 5 milyon insanın koştura koştura gittiği ve ikincisi çekilen Recep İvedik, değil 100 sene sonra, 20 sene sonra sizin için ne ifade edecek

Düşünsenize, bir gün gelip de, sizin çoluğunuz çocuğunuz, "Anne, baba, siz bu filmlere mi gülüyordunuz " diye size soracak olsa, onlara ne cevap vereceksiniz

Cevap yok mu