Muhterem Müslümanlar!

Bir konu hakkında isabetli neticeye ulaşmak için, önce

Kur’ân-ı Kerim’e müracaat edeceğiz. Müteakiben de, Peygamberimiz Efendimiz

(s.a.v.)’in sünnetine bakacağız.

Günümüzde zıvanadan çıkmış olarak görülen kadın meselesi, bu

kurala göre meselenin ele alınmayışının neticesidir. Kadın-erkek eşitliği hikâyesi,

kadın hakları savunuculuğu yalanı, hürriyet palavraları gibi uydurmalar ve

tuzaklar, kadını anonim kullanılmayı kabullenecek kafa yapısını oluşturmuştur.

Bu kafa yapısı kadını sadece erkeği eğlendirici, dillendirici, zevk verici bir

köle anlayışının bahtsızlığına uğratmıştır. Bundan dolayı anonim kullanılmaya

yatkınlaştırılan kadınlar “anne olmak” gibi saygın mevkiye düşman hâldedirler.

Bizler Müslümanız. Her meseleye Kur’an ve sünnet açısından bakmak durumundayız.

Buyurun, meseleye Kur’an ile bakalım:

Kadın ile erkeklerin birlikte zikredildiği âyetlere

bakıldığında, Kur’an’ın kadın ile erkeğe, birbirini tamamlayan iki insan olarak

bakmakta olduğu net olarak görülür. (Ahzab Sûresi, Âyet: 35)

Neslin devamında kadının rolü erkekten fazladır. Çünkü kızı

da erkeği de doğuran kadındır. Her ikisini de önce kadın, yani anne yetiştirir.

Muhterem Müslümanlar!

• Kadın, erkekten üstün değildir.

• Kadın, erkekten aşağı da değildir.

• Kadın, erkeğe eşit de değildir.

• Kadın kadındır; erkek de erkektir.

• Allah (c.c.) kadına ayrı, erkeğe de ayrı özellikler

vermiştir.

Batı kültüründen esinlenenler kadınların erkeklerle

eşitliğini iddia ediyorlar. Bu, bir hayaldir. Gerçekte ve hayatta böyle bir

eşitlik yoktur.

Kadınlar bazı konularda erkeklerden üstündür. Birtakım akılsız

Müslüman erkekler çıksalar, “Cennet anaların ayakları altındadır, mealindeki

hadis erkeklere haksızlıktır, biz bu hadisi beğenmiyoruz. Cennet babaların

ayakları altındadır denilmesi gerekirdi...” şeklinde mânâsız ve aptalca

gevezelikler etseler, bu iddiaların ciddiyeti olur mu Elbette olmaz.

Peygamberimiz, “Cennet anaların ayakları altındadır” demiştir, doğru

söylemiştir, zaten O’nun her söylediği doğrudur, çünkü O, kendi hevası ile

konuşmaz. Müslümanların O’nun söylediklerini sorgulamaya hakları yoktur.

Eşitlikte adalet yok, adalette eşitlik vardır. Bir erkekle

bir kadına 100’er kilo yük yüklersek bu eşitlik olur, ancak adalet olmaz.

İslâm’da kadın erkek bir adalet üzerindedirler.

Muhterem Müslümanlar!

Batı kültüründen kan alanlar kadını yutmak için yemeklerine

bile onların vücutlarından isimler vermişlerdir: “Kadınbudu köfte”,

“dilberdudağı”, “hanımgöbeği”, “hanımparmağı” vesaire gibi. Bu kadına

ihanettir. Namussuzluğun daniskasıdır. Biz Müslümanlar böyle yapamayız.

Muhterem Müslümanlar!

“Kadın modern olmalıdır”, diyorlar. Modern kadın Avrupalıya

benzeyen kadın demektir. Müslüman kadın Avrupalı kadın gibi olabilir mi hiç

Zinhar olamaz. Olursa kişiliğini kaybeder, dişiliğini öne

çıkarır. Sokaklar böyleleriyle dolup taştı. Dişiliklerini ön plana çıkarıp

vücutlarını açmada sınır tanımayan bayanlar tacizden de öte tecavüz ediyorlar

insanların beyinlerine. Nereye varacak bu gidişatın sonu.

Kadınlarımızı koruyacağız ve kollayacağız. Allah (c.c.),

kadının korunmasından 6 erkeği sorumlu tutuyor! 1- Baba, 2- Koca, 3- Erkek

kardeş, 4- Erkek Evlat, 5- Amca, 6- Dayı.

Muhterem Müslümanlar!

Görev ve sorumluluklarımızı yerine getirirsek huzur buluruz;

aksi hâlde musibetler yakamızı bırakmaz.