İzmir'de deprem riski taşıyan ilçeler, kentsel dönüşüm bekleyen mahalleler ve riskli alan haritası yeniden gündemde. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığının kayıtlarında yedi ilçede sekiz riskli alan bulunurken Karabağlar, Bayraklı, Konak, Karşıyaka, Çiğli ve Gaziemir'de dönüşüm çalışmaları yürütülüyor. İzmir Büyükşehir Belediyesinin zemin araştırmaları ve yapı envanteri çalışmaları da genişletiliyor.

İzmir'de 30 Ekim 2020 depreminde yaşanan yıkımın ardından eski binalar, alüvyonlu zeminler ve kentsel dönüşüm ihtiyacı kent gündemindeki yerini koruyor. Bakanlığın kayıtlarına göre Bayraklı, Buca, Karabağlar, Karşıyaka, Kemalpaşa, Menemen ve Narlıdere'de toplam 918 hektarlık riskli alan bulunuyor. İzmir Büyükşehir Belediyesi ise altı bölgede 248 hektarlık alanda dönüşüm projeleri yürütüyor. Özellikle Karabağlar'ın 540 hektarlık riskli alanı, Bayraklı'nın depremden etkilenen yapı stoku ve Karşıyaka'nın kıyı kesimlerindeki zemin özellikleri üzerinde duruluyor.

İzmir'de deprem riski ve kentsel dönüşüm kapsamındaki ilçeler

İzmir'de deprem riski değerlendirmelerinde zemin özellikleri, aktif faylara yakınlık, bina yaşı, yapı kalitesi ve nüfus yoğunluğu birlikte ele alınıyor. Bakanlığın 6306 sayılı Kanun kapsamında ilan ettiği riskli alanlar Bayraklı, Buca, Karabağlar, Karşıyaka, Kemalpaşa, Menemen ve Narlıdere ilçelerinde bulunuyor. Bu yedi ilçede sekiz ayrı riskli alanın toplam büyüklüğü yaklaşık 918 hektara ulaşıyor.

Belediyenin dönüşüm programında ise Konak, Karabağlar, Karşıyaka, Gaziemir ve Çiğli'deki projeler öne çıkıyor. Bayraklı, Bornova, Karşıyaka ve Konak'ta yürütülen zemin araştırmaları da kentin deprem tehlikesine ilişkin verilerin ayrıntılandırılmasını amaçlıyor. Resmî riskli alan sınırları, bir ilçenin tamamının aynı düzeyde deprem tehlikesi taşıdığı anlamına gelmiyor.

Karabağlar'da acil dönüşüm bekleyen mahalleler ve 540 hektarlık riskli alan

Karabağlar, Bakanlığın ilan ettiği yaklaşık 540 hektarlık riskli alanla İzmir'in geniş dönüşüm bölgelerinden birini oluşturuyor. Resmî kayıtlarda Abdi İpekçi, Devrim, İhsan Alyanak, Salih Omurtak, Bahriye Üçok, Limontepe, Umut, Ali Fuat Erden, Gazi, Özgür, Yüzbaşı Şerafettin, Peker, Yurdoğlu, Cennetçeşme, Uzundere ve Kibar mahallelerinin belirli kesimleri riskli alan sınırları içerisinde yer alıyor.

Eski yapı stoku ve plansız gelişen yerleşim dokusu, Karabağlar'daki dönüşüm ihtiyacının temel nedenleri arasında bulunuyor. Büyükşehir Belediyesi ayrıca Uzundere'de 32 hektarlık alanda yerinde dönüşüm çalışmaları yürütüyor. Bölgede tamamlanan konutların teslimleri yapılırken diğer etaplarda inşaat ve hak sahipliği işlemleri sürüyor.

Bayraklı'da deprem riski ve Adalet, Mansuroğlu, Manavkuyu mahalleleri

Bayraklı, 30 Ekim 2020'de meydana gelen Sisam merkezli depremde İzmir'in en ağır hasar alan ilçelerinden biri oldu. Özellikle Adalet, Mansuroğlu ve Manavkuyu çevresindeki çok katlı yapılaşma, deprem sonrası bina güvenliği ve zemin özellikleri açısından dikkat çekti. İlçenin bazı kesimlerindeki alüvyon birikimleri, deprem dalgalarının yerel zemin koşullarına bağlı olarak büyümesine neden olabilen unsurlar arasında bulunuyor.

İzmir Büyükşehir Belediyesi, Bayraklı'daki zemin özelliklerini ayrıntılı biçimde belirlemek amacıyla mikrobölgeleme çalışmalarını sürdürüyor. Konak ile birlikte yaklaşık 4 bin hektarlık alanda 300 sondaj noktası belirlenmiş durumda. Çalışmalarla anakaya derinliği, yer altı tabakalarının özellikleri ve zeminin deprem sırasındaki davranışına ilişkin veriler elde edilmesi hedefleniyor.

Konak'ta Ege Mahallesi, Ballıkuyu, Basmane ve Kemeraltı çevresindeki dönüşüm ihtiyacı

Konak'ta eski yapıların yoğunluğu, dar sokaklar ve tarihî kent dokusu, deprem hazırlıklarında öne çıkan başlıklar arasında yer alıyor. Belediyenin resmî dönüşüm programında Ege Mahallesi ve Ballıkuyu bulunurken Basmane, Çankaya ve Kemeraltı çevresindeki eski yapı stoku da bina güvenliği açısından değerlendirilmesi gereken bölgeler arasında gösteriliyor. Ancak bu bölgelerin tamamı için aynı kapsamda ilan edilmiş bir dönüşüm kararı bulunmuyor.

Ege Mahallesi'nde 7 hektarlık alanda yürütülen projede 809 bağımsız birim bulunuyor. Ballıkuyu'da ise yaklaşık 48 hektarlık dönüşüm alanı için hak sahipleriyle uzlaşma süreçleri yürütülüyor. Konak'ta başlatılan mikrobölgeleme çalışmalarında Göztepe Stadı çevresinden Konak İskelesi'ne uzanan kesimde sondajlar yapılarak yerel zemin koşulları inceleniyor.

Karşıyaka ve Çiğli'de Bostanlı, Mavişehir, Örnekköy ve Güzeltepe

Karşıyaka'nın Bostanlı ve Mavişehir kıyı kesimleri, alüvyonlu ve yer yer dolgu özellikleri taşıyan zeminleri nedeniyle deprem araştırmalarında dikkat çekiyor. Bu bölgelerde sıvılaşma potansiyeli ve deprem dalgalarının zemin üzerindeki etkileri, yapılacak mühendislik değerlendirmelerinin önemli başlıklarını oluşturuyor. Bununla birlikte zemin özellikleri tek başına bir binanın depreme dayanıksız olduğunu göstermiyor.

Karşıyaka'nın Örnekköy Mahallesi'nde 18 hektarlık alanda kentsel dönüşüm projesi yürütülüyor. Projenin ilk iki etabında yapım çalışmaları tamamlanırken diğer etaplarda inşaat faaliyetleri devam ediyor. Çiğli'de ise Güzeltepe Mahallesi'nde yaklaşık 21 hektarlık dönüşüm alanı bulunuyor ve uzlaşma çalışmaları sürdürülüyor.

Gaziemir Aktepe-Emrez ve Narlıdere'de riskli alanlar

Gaziemir'de Aktepe ve Emrez mahallelerini kapsayan 122 hektarlık alan, Büyükşehir Belediyesinin önemli dönüşüm projelerinden biri olarak yer alıyor. Bölgede 4 bin 968 bağımsız birimin bulunduğu tespit edilirken farklı etaplarda yapım ve hazırlık çalışmaları yürütülüyor. 2026 yılı programında bazı etapların tamamlanması öncelikli hedefler arasında gösterildi.

Narlıdere ise Bakanlığın riskli alan ilan edilen ilçeleri arasında bulunuyor. İlçenin eğimli yerleşim alanlarında yapı güvenliği, zemin özellikleri ve yerleşim düzeni birlikte önem taşıyor. Çatalkaya, Narlı, 2. İnönü ve Atatürk mahalleleri çevresindeki eski yapılaşma da dönüşüm ihtiyacına ilişkin değerlendirmelerde anılıyor.

İzmir Deprem Master Planı ve Dokuz Eylül Üniversitesi ile bilimsel çalışmalar

İzmir'de deprem riskini azaltmaya yönelik çalışmalar yalnızca mevcut binaların yenilenmesiyle sınırlı tutulmuyor. Üniversitelerin bilimsel katkılarıyla yürütülen araştırmalarda zemin yapısı, fay hatları, yapı stoku ve kentin afetlere hazırlık kapasitesi birlikte inceleniyor. Deprem Master Planı yaklaşımı, elde edilen bilimsel verilerin kent planlaması ve kentsel dönüşüm kararlarına aktarılmasını amaçlıyor.

İzmir Büyükşehir Belediyesinin 2026 yılı verilerine göre Bayraklı, Bornova ve Karşıyaka'da yaklaşık 120 bin yapının envanteri çıkarıldı. Bornova ve Karşıyaka'daki mikrobölgeleme çalışmalarının ardından Konak ve Bayraklı'da yeni saha araştırmalarına geçildi. Kent genelinde 1 milyon hektarı aşan alanda jeolojik etütler yapılırken ayrıntılı zemin araştırmaları da sürdürülüyor.

Naci Görür'ün deprem dirençli kentler ve kentsel dönüşüm önerisi

Yer bilimci Prof. Dr. Naci Görür, deprem riskinin azaltılması için yalnızca binaların güçlendirilmesini yeterli görmeyen bir kent yönetimi yaklaşımını savunuyor. Görür'ün deprem dirençli kentler önerisinde yapı güvenliğinin yanı sıra altyapı, çevre, ekonomi ve kamu yönetiminin de afetlere karşı hazırlanması gerektiği vurgulanıyor. Deprem sonrasında haberleşme, elektrik, içme suyu ve ulaşım hizmetlerinin devam edebilmesi bu yaklaşımın temel unsurları arasında bulunuyor.

Görür, kentlerin deprem yaşanmadan önce bilimsel veriler doğrultusunda hazırlanması gerektiğini ifade ediyor. Bu kapsamda zemin araştırmalarının tamamlanmasını, riskli yapıların belirlenmesini ve dönüşüm çalışmalarının uzun vadeli planlamayla yürütülmesini öneriyor. Ayrıca deprem politikalarının kurumsal bir yapıyla yönetilmesi için Deprem Bakanlığı kurulmasını ve Deprem Dirençli Kentler Yasası hazırlanmasını savunuyor.

İzmir'de riskli bina ve kentsel dönüşüm alanı sorgulama

İzmir'de bir konutun resmî dönüşüm alanında bulunup bulunmadığı, taşınmazın ada ve parsel bilgileri üzerinden araştırılabiliyor. Bakanlığın riskli alan kayıtları ve İzmir Büyükşehir Belediyesinin kentsel dönüşüm proje sınırları, bu sorgulamada kullanılan başlıca resmî bilgiler arasında yer alıyor. Aynı mahallede bulunan iki binanın farklı proje veya riskli alan sınırlarında kalması mümkün olabiliyor.

Bir binanın deprem performansının belirlenmesi için ise yapı özelliklerine yönelik mühendislik incelemeleri gerekiyor. İzmir Büyükşehir Belediyesinin yapı envanteri çalışmaları, ayrıntılı inceleme ihtiyacı bulunan binaların belirlenmesine katkı sağlıyor. Resmî riskli yapı tespiti ve dönüşüm işlemleri, ilgili mevzuat kapsamında yetkili kurum ve kuruluşlar aracılığıyla yürütülüyor.

Muhabir: Haber Servisi