TÜRKİYE gemisinde yangın çıkmış ateş bacayı sarmış ve

çoğunluğu oluşturan Müslümanların bir itfaiyeleri yangın söndürme teşkilatı

yok. On milyonlarca Müslüman yangını seyr ediyor, yangın dedikodusu yapıyor,

acaba bu yangını hangi taraf kundakladı diye tartışıyor.

İtfaiyesiz Müslümanlar

Türkiye de on milyonlarca Ehl-i Sünnet Müslümanı var ama

bunlar tek bir Ümmet çatısı altında toplanmış değil.

Ümmetsiz Müslümanlar

On milyonlarca Sünnî Müslüman `âdil, `âbid, râşid,

muktedir, ehliyetli bir Halifeye biat etmiş değil.

İmamsız, Emîrsiz, Halifesiz biatsiz Müslümanlar

Ortada bir Ümmet olmayınca tabiî ki, bir Ümmet Şûrası da

yok.

Şûrasız Müslümanlar

Müslümanların bir âqiller meclisi yok Ümmetin bir Fetva

Meclisi yok Tarikatları kontrol ve tanzim edecek bir Meclis-i Meşâyih i yok Bir

Emr-i Mâruf ve Nehy-i Münker Hey eti yok

Müslümanların mahalle teşkilatı yok

Loncaları yok.

Ahîlik teşkilatı yok.

Fütüvvet ahlakı yok.

İhtisab teşkilatı yok.

Sabah ezanları okunurken Müslüman evlerin telefonları

çalmıyor, onlara sevgili kardeşler sizi camiye bekliyoruz diyen yok.

Müslümanların pazar günleri ve diğer günlerin geceleri

faaliyet gösteren ilmihal ve uyanış dershaneleri yok.

Müslümanların Zekât Sandığı Teşkilatı yok.

Müslümanların faizsiz/ribasız Karz-ı Hasen Bankaları yok.

Müslümanların davet, tebliğ, müjdeleme, uyarı,

aydınlatma, bilgilendirme kurumu yok.

Müslümanların doğru dürüst mahalle baskısı yok.

Niçin bunca yok var

Şeytan Müslümanlara çok rica etmiş:

Aman Ümmet olmayın, aman râşid bir Halifeye biat ve itaat

etmeyin, aman birleşmeyin, aman istişare etmeyin, aman yangın söndürme

teşkilatı kurmayın Bugünkü gibi param parça, bölük pörçük olun Keyfinize

bakın, yan gelip yatın, oh kekah bir hayat sürün, lüks ve israf içinde yaşayın

Zillet, rüsvaylık ve rezalet içinde sürünün Birbirinizle çekişip tepişin

Milyonlarca Müslüman şeytanın bu nasihatlerine ne demiş:

Başüstüne Şeytan Başı hazretleri başüstüne

Yangın ateş alevler Gemiden dumanlar yükseliyor

Müslümanlar seyrine bakıyor, yangın dedikodusu yapıyor. Şeytanlar sevinçten ve

sürurdan ellerini ovuşturuyor.

Bin bağımsız cemaatten 759 uncu cemaate mensup bir

Müslümana sordum:

Yangın seni endişelendirmiyor mu .. Hayır ağabey dedi,

biz hizmetlerimizle meşgul oluruz, yangına mangına, etliye sütlüye karışmayız,

bu ateşi kundaklayanlar düşünsün

Peki yangın onların cemaat mekanını ve hizmetlerini de

tutuşturur yakarsa ne yapacaklar

(İkinci yazı)

Uyarmaya Devam Edeceğim

İMKANIM olduğu, gücüm yettiği müddetçe Kur an, Sünnet,

Cemaat=Ümmet, Şeriat Müslümanı kardeşlerime aşağıdaki konularda seslenmeye,

onları uyarmaya devam edeceğim. Konular önem sırasına göre yazılmamıştır, zaten

hepsi önemlidir.

1. Zengin, şehirli, orta halli dindar aileler, en zeki ve

kabiliyetli çocuklarını subay yetiştirmelidir. Dindar subaylar kesinlikle

cemaatçilik, tarikatçılık, holiganlık, militanlık yapmamalıdır. Böyle şeyler

gerçek dindarlığa, İslam ahlakına yakışmaz. Dindar subayların ahlakı, fazileti,

vatanseverliği, çalışkanlığı, hizmet aşkı karşıtları tarafından bile görülmeli,

kabul ve teslim edilmelidir. Dindar subaylar aktif siyaset, darbe ve terör

yapamaz.

2. Ehl-i Sünnet ve Cemaat Müslümanları Cumhuriyetin

başında kapatılmış olan İslam medreselerinin tekrar açılması için çalışmalıdır.

3. Tasavvuf tarikatlarının tekrar açılması için

çalışmalıdır. Tarikatlar, Şeriat sınırları ve dairesi içinde hizmet vermelidir.

4. Müslümanlar, bütün öğrencilerinin beş vakit namazı

okul camiinde, okulun resmî imamının ardında kılacağı İslam mektepleri

açmalıdır.

5. Karma eğitimin son bulması için baskı yapılmalı,

gayret gösterilmelidir.

6. Bugünkü anarşi ve kaosa son verilmeli, Ümmet teşkilatı

kurulmalıdır.

7. Râşid bir İmam a biat ve itaat edilmelidir.

8. Her Sünnî Müslümanın ilmihalini doğru olarak öğrenmesi

seferberliği başlatılmalıdır.

9. Yurt çapında beş vakit namaz ve farz namazların

cemaatle kılınması için yoğun ve genel bir hizmet başlatılmalıdır.

10. Bin yıllık millî yazımız milyonlarca Müslümana

öğretilmeli ve bu yazıyla günlük gazete, aylık dergi ve kitap yayınına

başlanmalıdır.

Yukarıda on madde yazmış bulunuyorum. Bunların

yapılabilmesi için Ümmet birliği ve İmam-ı Kebire itaat ve biat şarttır.

Bendenize aynı şeyleri tekrar edip duruyorsun diyorlar.

Evet, faydalı, lüzumlu, zarurî, hayatî konuları sık sık tekrarlıyorum. Bunları

bir kere, bir iki kere söylemekle, yazmakla iş bitmez. Gerçekler, vazifeler,

hizmet konuları devamlı söylenmelidir.

Çok acayip hadiseler görmüş, nice darbeler, ihtilaller,

yıkımlar, kopukluklar, çöküşler yaşamış bir kardeşiniz olarak sizleri

uyarıyorum:

Bu gaflet, bu tefrika, bu dağınıklık, bu kopukluk, bu

keşmekeş, bu kaos, bu anarşi, bu tezebzüb, bu İslamcılıklar furyası devam

ederse, akıbetimizin Suriye ve Mısır Müslümanlarına benzemesinden çok

korkmalıyız.

Bir ara Suriye ne kadar rahat ve şendi. Ne kadar güvenli

bir ülkeydi. Sonra ne oldu İç savaş başladı, milyonlarca insan yurdunu bırakıp

kaçtı. İki yüz bin insan öldü. Bazı şehirlerde ve mahallelerde taş üstünde taş

kalmadı. O sakin ülke bir yangın yerine, bir savaş meydanına döndü.

Suriyenin Ehl-i Sünnet Müslüman çoğunluğu ölümcül hatalar

yapmıştı.

Sünnîler halkın yüzde seksenini oluşturdukları halde,

elde fırsat ve imkan olduğu yıllarda oğullarını askerî mekteplere gönderip

subay olarak yetiştirmemişlerdi.

Sünnîler halkın yüzde seksenini oluşturuyordu ama kendi

aralarında, birbirinde kopuk, bazısı birbiriyle çekişen fırkalara, hiziplere,

cemaatlere ayrılmışlar, tek bir Ümmet olmaktan çıkmışlardı.

Suriye Müslümanlarının tek bir imamı, lideri yoktu.

Sonunda Suriyenin Sünnî çoğunluğu feci duruma düştü.

Türkiye Sünnileri akıllarını başlarına toplamazlarsa aynı

duruma düşebilirler.

Kur ana, Sünnete, Şeriata bağlı Müslüman kardeşlerime tek

bir Ümmet olmalarını, râşid bir İmama biat ve itaat etmelerini, çocuklarının

bir kısmını dindar subay yetiştirmelerini, Tevhidî eğitim veren gerçek İslam mektepleri

açmalarını, yazımın baş tarafındaki diğer uyarıları tekrar edip duracağım. Bu

isteklerim, bu uyarılarım, bu temennilerim temel insan haklarıdır. Müslümanlar

haklarını ve vazifelerini bilmelidir ve bunları hayata geçirmelidir.

Bunlardan rahatsız ve tedirgin olanlar lütfen yazılarımı

okumasınlar.

Selam ve hürmetlerimle.

8.2.2014