Bismillâhirrahmanirrahîm;
ERBAKAN Hoca’nın öncülüğünde başlayan Millî Görüş hareketi, maddeleşmiş, dünyevileşmiş çağa öylesine güzel ve samimi örnekler sundu ki! Kardeşi için yaşayan, insana hizmeti ulvi görev olarak bilen fedakâr ve cefakâr insanların bugünkü dünyada da bulunabileceğine şahit olduk. İşte, o inanmış ideal dava adamlarından biri de 17 Nisan 2023 günü Hakk’a uğurladığımız Mustafa Balta kardeşimizdi.
Mustafa ağabey, 1949 Erzurum doğumlu! Öğrenim için İstanbul’a geldi. Yıldız Teknik Üniversitesi’nin İnşaat Mühendisliği bölümünü bitirdi. Bir grup arkadaşıyla birlikte İstanbul Alibeyköy’de taş ocağı işletmeciliğine başladı. Bir ortağı vesilesiyle 1970’li yılların başında Erbakan Hoca ve Millî Görüş hareketini tanıdı. Erbakan’ı lider, Millî Görüş’ü dava olarak gördü. Hayatının sonuna kadar bu çizgisini korudu. Hiç tereddüt yaşamadı. Hep davasına bağlı kaldı.
1984’te Yalova’ya yerleşti. Taş ocağı işletmeciliğini burada sürdürdü. Millî Görüş partilerinin çeşitli kademelerinde görev yaptı. Yalova’da 2 sene Fazilet Partisi Yalova il başkanlığı; daha sonra da 12 yıl Saadet Partisi Yalova il başkanlığı görevini yürüttü. Davası uğruna canla başla çalıştı. Hep samimi oldu. Üzerinden güler yüzü hiç eksik olmadı. İnsanlara şefkat ve merhametle yaklaştı. Hiç kimseyi incitmemeye çalıştı.
İş adamıydı. Ticarî hayatında kendinden önce müşterisinin çıkarını düşünürdü. Diğerkâm ve insaflıydı. Müşterisine yaramayacak veya kâr edemeyeceği malı ona satmak istemezdi.
CİHADI BIRAKMADI
MİLLÎ Görüş çalışmalarını cihat niyetiyle yaptı. Genel Merkezi’nce verilen görevleri şartsız ve tereddütsüz kabul eder, canla başla çalışırdı. “Baş başa bağlı…” anlayışıyla cihadın şartlarının yerine geleceğine inanırdı. Nazik ve naifti. Hep güler yüzlüydü. Onun bulunduğu yerde güller açardı. Hep pozitif enerji yaydı. Nicelerine Millî Görüş’ü sevdirdi; çalışma azmi kazandırdı.
Son yıllarda bazı sağlık sorunları yaşadı. Gaziantep’e aktif, heyecanlı, kuşatıcı bir il sorumlusu bulma ihtiyacı doğdu. Saadet Partisi Genel Merkezi, bunu en güzel şekilde Mustafa Balta’nın yapabileceğini düşündü. Onu il sorumlusu olarak görevlendirdi. Görev yerinin uzaklığını, sağlık sorunlarını düşünmeden Gaziantepli kardeşlerinin hizmetine koştu. Güler yüzü ve heyecanıyla kadroları motive etti. Onları gayrete getirdi. Davasına faydalı olmaya çalıştı.
Ailesi, onun Yalova’da oturup Gaziantep’te görev yapmasının sağlığına zarar vermeye başladığını gördü. Oğlu Faruk Bey, durumu Saadet Partisi Genel Merkezi’ne bildirdi. Genel Merkez de Mustafa Balta’yı Gaziantep’ten alarak Yalova il sorumlusu olarak görevlendirdi.
Mustafa Balta, davasını güler yüzü, güzel ahlâkıyla temsil eder, her an göreve hazır olduğunu gösterirdi. Erdoğan’la gençlik yıllarına dayanan arkadaşlığı vardı. AKP’yi kurarken onu yanına almak istedi. Bunun için Hayati Yazıcı’yı devreye koydu. Kendisi de 45 dakika konuşarak ikna etmeye çalıştı. Mustafa kardeşim, Millî Görüşçü kalmak, Millî Görüşçü olarak ölmek istiyordu. Nice dünyalığı elinin tersiyle itti.
BİR DAVA SEVDALISI
MUSTAFA Balta’yı 15 sene kadar önce tanıdım. O yıllarda 8 ilden sorumlu AGD bölge başkanıydım. İllerim arasında Bilecik de vardı. Mustafa kardeşim de Saadet Partisi Bilecik il sorumlusuydu. Fırsat buldukça il divanlarımıza katılırdı. Hep mütevazı ve güler yüzlüydü. Üzerinde iş adamı olma büyüklüğü; Saadet Partisi Genel Merkezi’ni temsil etmesi sebebiyle kendisini üstün görme havası yoktu. İkimiz de kendi alanlarımızda “kardeşane” çalışırdık.
Sonraki yıllarda Ankara’daki toplantılarda yollarımız kesişti. Mustafa kardeşim 2 dönemdir Saadet Partisi Genel İdare Kurulu (GİK) üyesiydi. 4-5 kere otelde birlikte kaldık. Kahvaltılarda buluştuk. GİK’te onun güler yüzüyle yaptığı samimi ve heyecanlı konuşmalarını dinledik. İnsanî özelliklerini, dava sadakat ve heyecanını unutabilmem mümkün değil.
Mustafa Balta, cihat hayatın tamamını ibadet haline getirir, derdi. Cihat, Allah’ın dininin üstün gelmesi, İslâm’ın yayılması için çalışmaktı. Türkiye ve İslâm dünyasının parçalanmasını amaçlayan Haim Nahum doktrini de onun gündeminden düşmeyen konuları arasındaydı.
Güler yüzün sembolleşmiş ismi Mustafa Balta kardeşim de dünya zindanından kurtuldu; bâkî âleme yelken açtı. Dünya bir misafirhane! Hiçbir şey bizim değil. Hepsi birer emanet! Hatta canımız bile! Hepsi Allah’ın! Bunca acizliğimize rağmen neyimize güveniyoruz ki! Âdil, hakkaniyetli; helâl lokma ve kazancı önemseyen Mustafa Balta gibi ömrünü Allah’a ve O’nun yoluna adayanlara ne mutlu! Onu hep samimiyetiyle tanıdım. Allah, derecesini kat kat artırsın!