İstanbul Anadolu dan ham madde alır, İstanbul da işler, sonra onu tekrar Anadolu ya mamul madde olarak satardı. İstanbul, Anadolu halkı için ürettiği malların bir kısmını da ihraç eder, bu ihracatla elde ettiği gelirle ithalat yapardı.

Bu dönemdeki ekonomi, tamamen İstanbul un Anadolu yu sömürmesi esasına dayanan ekonomik sistem olarak kurulmuştu. Ancak, her şeye rağmen bu ekonomik çark faydalı oluyor ve Türkiye yi yavaş yavaş sanayileşmeye doğru götürüyor, İstanbul daki çok yönlü gelişmeler Anadolu tarafından dikkatle izleniyordu

Çok partili döneme geçildikten sonra, her on yılda bir yapılan müdahalelere rağmen İstanbul ile Anadolu arasındaki ekonomik çark işlemeye devam etmiş, ülke tarım döneminden sanayi dönemine geçiş sürecini yaşamış, bu değişimin en canlı örnekleri İstanbul da yaşanmıştır. Bu olumlu gidişatı ve gelişmeyi durdurmak için 28 Şubat müdahalesi yapılmış, beş sene ülkenin ve halkın anası ağlamıştır.

Her şerde aynı zamanda bir de hayır vardır penceresinden meseleye bakıldığında, bu müdahalenin İstanbul ve Türkiye ekonomisine yararı olmuş, Anadolu halkı kendi başının çaresine bakmaya başlamıştır. Anadolu halkı İstanbul dan mal almadan ve İstanbul a mal satmadan da üretim yapmış, Anadolu daki şehirler kendi aralarında ekonomik faaliyetlerde bulunmuşlardır. Böylece beş sene süren ağır darbe Türkiye yi yıkmadan son bulmuştur.

Bu nasıl başarılmış, bu başarı hikâyesi nasıl gerçekleştirilmiştir

***

Başarı hikâyesinin gerekçelerini tek tek bir defa daha hatırlayalım.

- İstanbul ve Türkiye ekonomisi genel olarak kayıt dışı çalıştığı için merkezi müdahaleler İstanbul a etki etmemiş, her dönemde olduğu gibi bu dönemde de en zor şartlarda üretim devam etmiştir.

- Ülke zarara girmesin ve devlet yıkılmasın diye aşırı sosyal yardımlar yapılmaya başlanmış, kriz dönemleri İstanbulluların ve Anadolu halkının geleneksel örfleri, aynı zamanda aile dayanışması, İstanbul da yaşayanlar ile Anadolu daki yakınlarının işbirliği sayesinde fazla tahribat olmadan olabilecek en hafif şekilde atlatılmıştır.

- İstanbul halkının Anadolu ile ilişkisi kesilmediği için, Anadolu daki üretimden İstanbul daki yakınları karşılıksız destek görmeye devam etmiş, bu destek sayesinde İstanbul yaşamıştır.

- İstanbul daki sermaye bazı alanlarda kısmen Anadolu ya taşınarak oralardaki ekonomik faaliyetleri takviye etmiş, bu da Anadolu nun yeni bir hamle daha yapmasına ve sanayileşmenin Anadolu da yaygınlaşmasına vesile olmuştur.

İşte bu kötü günlerin geçmesiyle İstanbul ve Anadolu nefes almıştır. Son beş-altı yıllık dönemde AKP iktidarı olumlu bir şeyler yapmak bir yana, özellikle bir taraftan ülke varlıklarını özelleştirme adı altında yok pahasına satarken, diğer taraftan dış borçları katlayarak artırmasına rağmen, istikrarlı ekonomi devam etmiştir.

***

Anadolu ekonomisi kısmen düzelirken İstanbul ekonomisi zorluklar içindedir.

- Küresel sömürü sermayesi İstanbul un büyük sermayesini artık desteklemiyor. Sömürü sermayesinin taşeronu konumundaki İstanbul sermayesi zor durumdadır.

- İstanbul, Anadolu yu artık eskisi gibi sömüremediği için kaynakları kurumuştur.

- Çin mallarının dünyayı istila etmesi nedeniyle İstanbul un dış piyasa ile rekabet gücü kırılmıştır.

- IMF nin dayatmaları nedeniyle dolar 2 YTL olması gerekirken üçte iki fiyatla değerlendirilmekte, bu da İstanbul un ihracatını son derece zorlaştırmaktadır.

Bunların çare ve çözümlerini İstanbul ne yapmalı yazısında ele alalım.