İsrail'de sokaklardaki öfke dinmek bir yana daha da büyüyor. Hükümetin hem siyasi hem de güvenlik politikalarından umudunu kesen halk, adalet ve şeffaflık talebiyle bir kez daha meydanlara indi. Tel Aviv'in sembolik noktalarından Habima Meydanı'nda bir araya gelen kitleler, ülkenin geleceğine dair endişelerini haykırırken, Netanyahu yönetimi üzerindeki istifa baskısı da zirveye ulaştı.
Meydanlardan Soruşturma Çığlığı
Habima Meydanı'nda toplanan kalabalık, ellerinde dövizler ve dillerinde hükümet aleyhtarı sloganlarla adeta Tel Aviv'i sarstı. Göstericilerin ortak paydası, 7 Ekim 2023'te yaşanan ve ülke tarihinde derin yaralar açan olayların arkasındaki gerçeklerin örtbas edilmemesi oldu. İsrail basınına yansıyan detaylara göre, protestocular bu büyük fiyaskonun sorumlularının hesap vermesi için resmi bir soruşturma komisyonunun derhal kurulmasını istiyor.
Muhalefetin Boykot Ettiği "Siyasi" Komisyon
Halk sokaklarda bağımsızlık ve adalet ararken, İsrail Meclisi'ndeki (Knesset) siyasi hamleler kafaları daha da karıştırdı. Meclis, 7 Ekim olaylarını araştırmak üzere tarafsız bir heyet yerine, 'siyasi' bir soruşturma komisyonu kurulmasını öngören yasa tasarısını 6 Temmuz'da ilk okumada oylayarak kabul etti. Ancak tasarının tamamen yasalaşması için meclisteki ikinci ve third okumalardan da geçmesi gerekiyor.
İsrail muhalefeti ise bu hamleyi samimi bulmayarak meclisteki oylamayı tamamen boykot etti. Kanal 12 televizyonunun yayımladığı çarpıcı raporda, kurulması planlanan komitenin üyelerinin bizzat siyasi yetkililer tarafından atanacağına dikkat çekildi. Hatta skandalın boyutu o kadar büyük ki, komite üyelerinin yarısını doğrudan Başbakan Binyamin Netanyahu’nun belirleyeceği, kalan yarısı için muhalefete teklif götürüldüğü ancak boykot nedeniyle bu durumun kilitlendiği aktarıldı.
"Tarihin En Büyük Başarısızlığı"
İsrailli üst düzey askeri ve siyasi yetkililer, 7 Ekim'de yaşanan Aksa Tufanı Operasyonu'nu, İsrail ve ordunun tarihindeki 'en büyük istihbarat ve askeri başarısızlık' olarak nitelendiriyor. Hatırlanacağı üzere, Hamas'ın silahlı kanadı İzzeddin el-Kassam Tugayları, Filistinlilere ve başta Mescid-i Aksa olmak üzere kutsal değerlere yönelik sürekli ihlallere karşılık verme gerekçesiyle İsrail'e karşı bu kapsamlı misillemeyi başlatmıştı.




