Kudüs'te tansiyon yine dorukta. Mescid-i Aksa'nın sembol isimlerinden Şeyh İkrime Sabri'yi hedef alan hukuki süreç, bölgedeki hassas dengeleri bir kez daha sarsmaya yetti. Yıllardır inandığı değerleri savunan ve bu uğurda ağır bedeller ödeyen din adamının "kışkırtma" suçlamasıyla hakim karşısına çıkarılması, İslam dünyasının tepkisini çekiyor. Beklenen olmadı, İsrail yargısı ilk rauntta savunma ekibinin sert kayasına çarptı.
Mahkeme Salonunda Sürpriz Karar
İsrail'in Kudüs'teki Sulh Mahkemesi'nde görülen duruşmaya, Şeyh Sabri bozulan sağlık durumu nedeniyle katılamadı. Ancak yargılama gıyabında devam etti. Savunma ekibinin paylaştığı bilgilere göre, İsrail Başsavcılığı tarafından kürsüye çıkarılan tanık, Sabri'nin taziye evlerine yaptığı ziyaretleri ve bazı açıklamalarını suç unsuru gibi göstermeye çalıştı.
Hesaplar şaştı; avukatlar bu ifadelerin somut kanıttan uzak, genel geçer ve usule aykırı olduğunu belirterek anında itiraz etti.
Hakimiyetin savunmaya geçtiği o anlarda mahkeme, itirazı haklı bularak söz konusu tanığın dinlenmesine apar topar son verdi. Alınan bu kararla birlikte dava 23 Kasım 2026 tarihine ertelendi.
"Hakikati Haykırmanın Bedelini Ödüyor"
Kudüs Yüksek İslam Heyeti ise sürece ateş püskürüyor. Kurumdan yapılan resmi açıklamada, yargılama süreci kesin bir dille kınanarak "geçersiz" ilan edildi. Davanın İslami inançlara ve Müslüman din adamlarına yönelik açık bir saldırı teşkil ettiği vurgulandı.
Heyet, Şeyh Sabri'nin maruz kaldığı baskılar karşısında sahada tek başına direndiğine dikkat çekti. Kurum, usta ismin tüm tehditlere ve kuşatmaya rağmen Mescid-i Aksa'yı savunan ve hakikati yüksek sesle dile getiren kişi olduğunu ifade etti. Arap ve İslam dünyasına acil destek çağrısı yapılırken, insan hakları kuruluşlarının da bu hukuksuzluk karşısında sessiz kalmaması gerektiği kaydedildi.



