Mısır Cumhurbaşkanı Muhammed Mürsi nin darbecilerce niye

devrildiği tartışmaları dinmiş değil. Birçok sebep dile getirebilir. Lakin en

temel sebeplerden birisi İsrail ve onun güvenliğidir. Bütün dünya bir yana

İsrail in güvenliği bir tarafadır. Naom Chomsky Mısır daki olayların arkasında

kim duruyor başlıklı bir makale kaleme alıyor ve bu makalesinde ilginç konulara

temas ediyor. Bunlardan birisi de, Mürsi nin ABD ziyareti ve bu ziyarette Obama

ile birlikte yapacakları görüşmenin bitiminde okunacak ortak bildiride yer alan

birkaç ifade. Chomsky, Mürsi nin ortak bildirideki ifadelere karşı çıkmasının

sonunu hazırlayan en önemli etken ve amil olduğunu zikrediyor. Bu ifade şu :

Mısır ve ABD, Filistin ve İsrail halkının daimi güvenlik ve kapsamlı barışla

gölgelenmesi için çözüm bulunmasına yönelik olarak ortak çalışacaklardır

Mürsi ortak bildiride böyle bir cümlenin yer almasına itiraz eder. Zira, İsrail

kelimesini ağzına almıyor ve buna meşruiyet kazandırmak istemiyor. Amerikalılar

bu gibi mayınlı ifadelerle birlikte Mürsi den İsrail in varlığıyla ilgili

itiraf kopartmak istemektedirler. 54 üncü hükümet döneminde de oldu bittilerle

ve David Levy nin ziyaretiyle benzeri bir intiba verilmek istenmiştir. Mürsi

İsrail kamburundan kurtulmak istemesi gibi aynı zamanda tam bağımsızlık peşinde

koşturmuştur. Hedefi, gıda, ilaç ve silahta yeterliliği yakalamaktır. Bununla

birlikte silahımızı kendimizi üreteceğiz demesine ilk içerleyen Sisi

olmuştur. Mürsi den bu tarz konuşmalar yapmamasını istemiştir. Ayrıca irticali

konuşmalardan kaçınmasını talep etmiştir.

*

 İlişkileri

çeşitlendirerek ve geliştirerek dış bağımlılığı azaltmak istemiştir. Dışa

bağımlılığın azaltılmasıyla birlikte Mısır ın üzerindeki mengenenin veya baskı

mekanizmasının gevşetilmesi veya etkisiz hale getirilmesi mümkündür. Mürsi bu

yolda ilerlerken ayağına çelme attılar. Mürsi ye yakın Mısırlı alimlerden Salahaddin

Sultan bir makalesinde Suriye konusunda Mürsi nin yaklaşımlarını analiz ediyor.

Aktardığına göre, John Keryy ile görüşmelerinde üç defa Suriye ye askeri

müdahaleye karşı çıkıyor. O dönemde Mısır ın resmi dış politikasında bugün

olduğu gibi Suriye ye dış müdahale tasvip edilmemektedir. Salah Sultan bunu

şuna bağlıyor. ABD veya Batılıların hesabı Beşşar ve rejimiyle olmayıp İsrail

ve kendi çıkarlarıyla sınırlıdır. Onlar Suriye yi vururken bir taşla çift kuş

vurmayı murat etmektedirler. Dertleri Suriye halkının çilesini bitirmek

değildir. Salah Sultan a göre, Amerikalıların derdi Esat tan ziyade Suriye ve

halkıyladır. Salah Sultan kendi yorumu olarak son sıralarda ABD nin Suriye ye

yönelik bombardıman yapma isteğinin arkasındaki yatan neden olarak, rejimden

ziyade İslami kesimlerin varlığını görüyor. Burada Suriye ile Bosna arasında

bir analoji, mukayese yapıyor.

*

 Clinton döneminde

Batılılar, Balkan kasapları olan Sırpların Bosnalıları katletmesini ve

ırzlarına geçmesini soğukkanlı bir şekilde seyrederler. Aktör değil, seyirci

makamındadırlar. Ne zaman ki savaşın kefesi Müslümanlardan ve Boşnaklardan yana

ağır basmaya başlar savaşı durdurma kararı alırlar. Dayton barış antlaşmasına

zemin hazırlamak için hava harekatı yaparlar ve Sırpları sindirirler. Bu

harekat Sırplarla Boşnaklar arasında zoraki, dengesiz ve kayık bir barışın

adresi ve zemini olur. Dayton antlaşması Boşnaklar hakkında adil bir sonuç

değildir. Boşnakların elini kolunu bağlamış ve Sırplarla birlikte yaşamaya

mahkum etmiştir. Bosna Hersek sınırları içerisindeki yerel Sırp Cumhuriyeti

Avrupa nın bu köşesinde kolektif sadizmin hükümran olduğu, insan haklarının

daima ihlal edildiği bir cehennem köşesidir. Salahaddin Sultan da Suriye de de

güç dengesinin değiştiğini ve İslami kesimlerin önlenemez bir yükselişte

olduğunu ve bunun önünü kesmek için Batılıların askeri bir operasyon üzerinde

yoğunlaştıklarını ileri sürüyor. Siyasi bir çözüm üzerinden de, İsrail ve kendi

çıkarlarını temin eden ve lehlerinde bir sonuca ulaşmayı amaçlıyorlar.

Başa dönecek olursak; Mürsi İsrail demediği için

devrilmiştir!