En son alınan haberlere göre İsrail, Gazze den

birliklerini çekme kararı almış. Anlaşılan o ki haydut devlet İsrail,

eşkıyalığına ufak bir mola verme ihtiyacı hissetti. Kaçırılıp öldürüldüğünü

iddia ettiği 3 İsrailli yerleşimcinin intikamını almayı amaçlayan saldırılar,

her geçen gün bazı gerçekleri ortaya çıkardı ki, bu son Gazze saldırıları öyle

alelacele alınan kararlar ile faaliyete geçirilmemişti. Bu saldırılar uzun bir

hazırlık dönemini gerektiriyordu ve belirli hedefleri bünyesinde barındırıyordu.

Yani 3 yerleşimciyi kaçırıp öldürenlerin cezalandırılması iddiası tamamen bir

hikâyeydi.

Tabi İsrail in böylesi oyunlarına aslında tüm dünya

kamuoyu alışkın olduğu kimsenin şaşırdığını zannetmiyorum. Ancak her ne olursa

olsun girilen ateşkes dönemi başta İslam dünyası olmak üzere tüm uluslararası

aktörlerin olup bitenler sonrası yapmaları gereken muhasebe ihtiyacını ortaya

çıkarıyor. İsrail savaş döneminde savaş, barış döneminde psikolojik savaş

taktiklerini çok iyi uyguluyor. Daha şimdiden savaş sonrası yeni strateji ve

taktiklerini masaya yatırmaya başladı bile. İslam dünyasında ise meşguliyet ve

bitiklik arası bir ruh hali herhalde hiç kimsenin gözünden kaçmıyordur.

İsrail i neden durduramıyoruz sorusunu soran bir tane yönetim göremiyoruz.

Bunun yanında takınılan çift karakterliliğe de değinmek gerekiyor. Gözle

görülen somut sonuç mevcut küresel sistemin bir benzeri şeklinde dağılmış,

belirsiz, düzensiz ve dengesiz bir İslam dünyası

İsrail i Neden Durduramıyoruz

Bu soruya verilebilecek en basit cevap şüphesiz İslam

dünyasının yekvücut hareket edememesi olacaktır. Ancak durum o kadar vahim bir

hal halini almış ki, bırakalım İslam Birliği nin kurulmasını, İslam ülkeleri

kendi içlerindeki İsrail e bile söz geçirememekten yapılan insanlık dışı uygulamalara

ses dahi çıkaramaz hale gelmişler.

Burada tüm İslam âlemi için şu nokta açıkça dile

getirilebilir ki, halkların arzu ettiği İsrail karşıtı tavırlar siyaset dünyası

içerisinde kendisine yer bulamamaktadır. Herkes dostların sessizliğinden

şikâyetçi olurken, hiç kimse en fazla kendisinin sesinin çıktığını haykırmaktan

başka bir şey yapmıyor. Filistin de bir soykırım suçu işleniyor, ancak değil

uluslararası mahkemelerde ulusal mahkemelerde bile bazı ülkelerin Türkiye ye

karşı attığı adımlara benzer adımlar atılmıyor. Dolayısıyla İsrail durdurulmak

isteniyorsa, ya siyasete bu yönde etki edilmeli ya da siyaset dışı işlemlere

kafa yorulmalıdır.

Bitik İslam Dünyası

İsrail Gazze de katliamlarına devam ederken, İslam

ülkelerindeki yönetimlerin takındığı tavırlar da gerçekten hayli ilgi

çekiciydi. Ümmetin en büyük davası olarak görülen Filistin de bir bir hayatlar

karartılırken, başta Körfez ülkelerinin ve Mısır gibi bölgesel güçlerin İsrail

ile örtüşen çıkarları hepimizin midesini bulandırdı. Dahası Filistinlilerin

umudu olan ülkelerin de gerek güvenlik problemleri gerek iç politik

mücadeleleri yüzünden gerektiği kadar destek verememeleri İsrail in işini

fazlasıyla kolaylaştırdı. İslam dünyasındaki bu şekildeki etkisizlik içerde

verilen tepkinin büyüklüğü konusunda halkı ikna çabaları ve dışarıdaki derin

sessizlikle birleşerek büyük bir çelişki ortaya çıkardı. Sonuçta içerde

gürleyen dışarıda suskunları oynayan çift karakterli bir tutum sergilendi.

Siyasetin Öncelliğinin Sonu mu

Müslümanların umut bağladığı ve değer verdiği birçok

kavramın içinin boşaltıldığını uzun zamandır dile getirmeye çalışıyoruz. Bugün

ne cihad ne ümmet ne de hilafet gibi kavramların hiçbiri İslam dünyasının

geleceği için tartışılmıyor bile. İnsanların umudu kırılalı uzun zaman oldu.

Kısacası siyaset, İslami kavram ve değerlere sahip çıkamadı, aksine onları daha

da kirletti. İnsanların siyasete verdikleri değer ve ondan beklentileri giderek

azaldı ve azalmaya devam ediyor. Artık yavaş yavaş İslam dünyasındaki

sorunların siyasetle çözülemeyeceği, siyaset ötesi yaklaşımların masaya

yatırılması gerektiği tartışılacaktır. Bu noktada küresel intifada ya da

mehdilik kavramlarının tartışılması bize göre boşuna değil. Sadece gidişatı

sosyal hareketler üzerinden tanımlamak meseleyi ıskalamaya neden olabilir.

Ancak yine de dikkatli olmak gerekiyor ki, her türlü kavrama saldırma ve onu

karalama kampanyası sona ermiş değil. Şimdilik ateşkes oldu gibi, ama

hissedilen hareketlenme yeni alevlenmelerin habercisi gibi.