Gündem, Ortadoğu ağırlıklı olarak ön plana çıksa da, dünya sadece bu bölgeden ibaret değil. “Yeni Büyük Oyun”un sadece bu bölge ile sınırlı kalmadığı, kalmayacağı da ortada. İbre bir kez daha 11 Eylül’ün ilk adresi olan Afganistan ve yakın çevresini gösteriyor. ABD’nin Rusya ve Çin’i kuşatma politikası, Orta Asya ve Güney Asya ülkelerini bir kez daha derinden etkilemeye başlamış durumda.

Süreç, yeni askeri müdahalelere ve keskin bir rekabete gebe. Terör, bu coğrafya açısından vazgeçilmez bir müdahale gerekçesi olmaya devam ediyor. El Kaide terör örgütünün yerini alan IŞİD’in Afganistan üzerinden bölgede artan etkinliği, “Ortadoğu Modeli”nin bu coğrafyaya hızlı bir şekilde taşınmaya başladığını gösteriyor.

IŞİD, Ortadoğu’da edindiği “deneyim” ile birlikte, bu terör örgütü içerisinde “deneyimlerini” arttıran yüzlerce Orta Asya kökenli militanı da bu arada göz ardı etmemek gerekiyor. Eski Sovyet alanı üzerinden IŞİD’e katılan bu teröristler, Orta Asya devletleri açısından şimdiden birer potansiyel canlı bomba konumunda. Dönüşleri tek kelimeyle bölge açısından yeni felaket senaryoları demek...

Bölge devletlerinin sınırlarını ve bağımsızlıklarını hedef alan IŞİD terörü, aynı zamanda bu ülkelere yönelik olası askeri müdahalelerin önünü açma potansiyeline de sahip. Bu ülkelerin başında da Rusya geliyor. Rusya, bu müdahaleyi ya tek başına ya da Kolektif Güvenlik Anlaşması Örgütü (KGAÖ) ve Çin ile birlikte Şanghay İşbirliği Örgütü (ŞİÖ) üzerinden gerçekleştirebilir. Bu ise, adı ve gerekçesi ne olursa olsun, bağımsızlıklarının 24. yılında bulunan Orta Asya devletlerinin bekasına ipotek koyma ile eşdeğer olacaktır.

IŞİD’in Afganistan üzerinden hedef aldığı ülkelerin başında ise Özbekistan, Türkmenistan ve Tacikistan geliyor.

Bu ülkeler içerisinde özellikle Özbekistan müstesna bir yere sahip. Nitekim IŞİD ve arkasındaki güçlerin bu ülkeye özel bir önem atfettiği görülüyor. IŞİD’in yayın organlarından El-Bayan Radyosu’nda  Özbekistan İslami Hareketi’nin (ÖİH) IŞİD’e bağlılığını resmen duyurması bu açıdan oldukça dikkat çekici. 7 Ağustos’ta yapılan açıklamada “ÖİH’nin, IŞİD’in Afganistan ve Pakistan bölgesini kapsayan ‘Horasan Eyaleti’nin parçası haline geleceği” belirtiliyor.

Bunun daha somut anlamı şu: ÖİH, Afganistan ve İran gibi Orta Asya ülkelerini kapsayan Horasan bölgesinde şeriat kurallarına dayalı ‘İslam Devleti’ kurduğunu ilan eden IŞİD’in artık bir parçası. Aynen Afrika’daki Boko Haram gibi IŞİD’e biat etmiş durumda...

Nitekim bununla ilgili olarak sosyal medyada paylaşılan bir ÖİH videosunda örgüt lideri Osman Gazi, IŞİD lideri Ebu Bekir El-Bağdadi’ye biat ettiklerini açıklıyor ve şöyle diyor: “Bundan sonra sadece bir hareket değil, devletiz. ÖİH savaşçıları, artık Horasan bölgesinin IŞİD savaşçıları olarak tanımlanmalı.”

Oysa Tacik İç Savaşı sonrası kurulan, 90’lı yılların ikinci yarısı ve 2000’lerin başında Tacikistan, Özbekistan ve Kırgızistan gibi Orta Asya ülkelerinde ölümcül saldırılar gerçekleştiren, Özbekistan Devlet Başkanı İslam Kerimov’u da hedef alan (16 Şubat 1999 tarihinde gerçekleştirilen suikast girişimi) bu terör örgütü, ABD’nin Afganistan müdahalesiyle birlikte örgüt liderleri Cuma Nemangani ve Tahir Yoldaşov’un öldürülmesiyle derin bir darbe almış ve eski gücünü önemli ölçüde yitirmişti.

Örgütün Orta Asya’daki en son kanlı eylemlerinden biri Özbekistan’da gerçekleşmişti. 2004 yılı Mart ayının son günlerinde gerçekleştirilen saldırılarda onlarca kişi ölmüş ve yaralanmıştı. Özbekistan’ın ve İslam dünyasının önemli merkezlerinden biri olan Buhara’da bir evde meydana gelen patlamada 10 kişinin ölmesiyle başlayan ve sonrasında Taşkent’te Devlet Başkanı İslam Kerimov’un sarayının yakınlarına kadar uzanan bu terör eylemi bir ilki de içinde barındırması açısından oldukça önemliydi.

Orta Asya bölgesi ilk defa bir intihar saldırısı ile karşı karşıya kalmıştı. Hedef olarak Özbekistan ve özellikle de Sünni İslam’ın önemli merkezlerinden biri kabul edilen Buhara’nın hedef alınmış olması oldukça dikkat çekiciydi. Kuşkusuz bu hedef bir tesadüf değildi. ÖİH’nin IŞİD’e biatı da bu açıdan oldukça önemli bir gelişme. Bir sonraki yazımızda bu hususu Özbekistan eksenli irdelemeye devam edeceğiz...