Basra Körfezi boyunca…

İran'ın “Sürat tekneleri” Hürmüz Boğazı'nda ABD'ye nasıl meydan okuyor?

Öncelikle biraz bilgi verelim…

İran’ın kulandığı kaç çeşit küçük teknesi bulunuyor?

* Boghammar: İsveç yapımı olan bu tekneler, İran tarafından hafif saldırı botları olarak yaygınlaştırılmış ve modifiye edilmiştir. Ağır makineli tüfekler ve roketatarlarla donatılırlar.

* Zulfiqar ve Peykaap Sınıfları: İran yapımı bu hızlı hücum botları, yüksek manevra yeteneğine sahiptir ve torpidolar, gemisavar füzeleri ile donatılmışlardır.

* Tondar ve Seraj: Çin yapımı tasarımların yerel varyasyonları olup roketler, füzeler ve gelişmiş hedef tespit radarları taşırlar.

* Katamaran Tipi Tekneler (Devrim Muhafızları Ağır Botları): Çok gövdeli yapıları sayesinde dalgalı denizde yüksek denge ve hız sunarlar. Güdümlü füzeler fırlatabilme kapasitelerine sahiptirler.

KÜÇÜK VE HIZLI TEKNELER HÂLÂ ETKİLİ BİR GÜÇ

ABD Başkanı Donald Trump, geçtiğimiz günlerde İran donanmasının "tamamen yok edildiğini" ve geriye yalnızca "üzerinde makineli tüfek bulunan küçük tekneler" kaldığını öne sürdü.

Ancak İran’ın elinde bulunan bu küçük ve hızlı tekneler hâlâ etkili bir güç olarak görülüyor.

Söz konusu filo, İran'ın aylardır dünyanın en kritik deniz ticaret yollarından biri olan Hürmüz Boğazı'nda ciddi aksamalara yol açmasına yardımcı oluyor.

Tahran yönetimi, küresel ticareti ve enerji sevkiyatını sekteye uğratarak dünya ekonomisi üzerinde baskı oluşturmayı, böylece Washington'u İran'la savaşı sona erdirmeye zorlamayı hedefliyor.

NE KADAR ETKİLİ OLABİLİYORLAR?

Peki, İran filosu ya da küçük savaş tekneleri nedir ve nasıl bu kadar etkili olabiliyorlar?

İran'ın küçük ve hızlı saldırı teknelerinden oluşan filosu, 1980'lerde İran-Irak Savaşı sırasında kuruldu.

Savaş sürerken çatışmalar, petrol taşımacılığını korumak için ABD'nin de dahil olduğu "Tanker Savaşı" döneminde Basra Körfezi'ne yayıldı.

ABD Donanması ile yaşanan çatışmalar sırasında İran, geleneksel deniz filosunun ağır kayıplar verdiğini gördü.

Bunun ardından İran, kendisinden teknolojik ve askeri açıdan üstün donanmalara karşı koyabilmek için küçük saldırı teknelerine dayalı yeni bir savaş doktrini geliştirdi.

Bu strateji yalnızca sürat teknelerinden oluşmuyor.

İran'ın askeri yaklaşımının bir parçası olarak füzeler, insansız hava araçları, deniz mayınları, kıyıdaki füze rampaları ve komşu ülkelerdeki vekil güçlerin saldırıları da kullanılıyor.

Devrim Muhafızları tarafından yönetilen bu filonun geleneksel deniz savaşları için değil, "taciz etmek, sürü halinde saldırılar düzenlemek, karışıklık yaratmak ve düzen bozmak" amacıyla tasarlandığı ileri sürülmekte.

Tahran yönetimi, ticari tankerleri hedef alarak ve Hürmüz Boğazı'nı daha riskli hale getirerek bölgeden geçen şirketlerin güvenlik risklerini ve maliyetlerini artırmayı amaçlıyor.

FİLONUN TAKTİKLERİ…

Uzmanlar, filonun başlıca taktikleri;

* Ticari gemilerin yakınında ateş açılması…

* Deniz mayınları döşenmesi…

* Farklı yönlerden sürat teknelerinin sürü halinde gönderilmesi…

* Bu tekneler genellikle makineli tüfekler, roketler veya gemisavar füzelerle donatılıyor.

* Teknelerin önemli bir bölümü İran'da tasarlanıp üretilirken, bazıları eski balıkçı tekneleri gibi sivil deniz araçlarının dönüştürülmüş versiyonlarından oluşuyor.

RADARA YAKALANMIYORLAR!

* Teknelerin çoğu su seviyesine çok yakın hareket ettiği için radarlar tarafından ancak çok yaklaştıklarında tespit edilebiliyor.

* Bu nedenle etkili bir takip için insansız hava araçları, helikopterler ve devriye uçaklarıyla sürekli gözetim yapılması gerekiyor.

* Teknelerin önemli bir kısmı İran'ın güney kıyıları boyunca mağaralarda, koylarda ve yer altı tünellerinde gizleniyor.

* Tahminlere göre İran'ın elinde 500 ila 1000 arasında sürat teknesi bulunuyor.

***

İran çatışmalarda kaybettiği tekneleri hızlı ve ucuz bir şekilde yenileyebiliyor. ABD ve müttefiklerinin ise aksine, ticari trafiği korumak için pahalı gemiler ve uçaklar konuşlandırması gerekiyor.

Kaynak: Haber Merkezi