İşgal ile demokrasinin yan yana gelmesi mümkün müdür Bir ülke işgal edilerek o ülkede demokrasi yerleştirilebilir mi Ya da işgalcinin ağzına demokrasi sözcüğü yakışır mı

Irak tan bahsediyorum.. Daha işin başında ABD nin Irak ı işgaldeki maksadının söylendiği gibi demokrasi, özgürlük ve insan hakları ile hiçbir ilgisi olmadığını sıkça dile getirdik. Ayrıca, Irak ın ya da bir başka ülkenin rejiminin demokrasi veya dikta olması ABD yi hiç ilgilendirmez.. Bunun çeşitli örnekleri var.. Pek çok ülkede seçilmiş yönetimlerin devrilmesinde darbecilere destek veren bir ülkenin bazı ülkelere demokrasiyi getirmekten söz etmesi gülünç olmaz mı Ve bu sözlere inanıp alkış tutanlar gülünç duruma düşmüş olmazlar mı

Yıllarca Irak ta Saddam ile işbirliği halinde olan ülke ABD değil miydi Kuveyt in işgaline yeşil ışık yakan, 8 yıl süren İran-Irak savaşında Irak a destek veren ülke ABD den başkası mıydı

Demek istediğim o ki, ABD ve diğer emperyalist ülkeler için ülkelerin rejimleri çok fazla önemlideğildir, önemli olan kendi çıkarlarıdır. Bu çıkarları doğrultusunda bazen seçilmiş iktidarları devirtir ve bunun için diktatörlere destek verirler, bazen de diktatörlerin devrilmesi için harekete geçerler. Denebilir ki bir diktatör ABD nin işine yaradığı sürece iyidir. Bir diğer ifade ile ABD nin diktatörü iyidir. Ama, ABD nin belirlediği çizgiden ufak bir kayma söz konusu olursa o diktatörün devrilmesi gerekir. Bu devrilme çoğu zaman demokrasi ve özgürlük adına yapıldığı söyleniyor olsa da söylenen önemli değildir. Devrilen diktatörün yerine ABD nin belirlediği bir başka diktatör oturtulabilir.

Hatırlandığı gibi ABD, Irak ı işgalinden önce iki gerekçe ileri sürmüş ve dünyadan bu gerekçelere dayanarak destek istemişti. Bu iki sebepten birisi Saddam ın elinde nükleer, biyolojik ve kimyasal silah bulunduğu iddiasıydı. Bu iddianın yalan olduğu hem fiilen anlaşıldı hem de bazı ABD li yetkililer kendilerini CIA nın aldattığını(!) itiraf ettiler. ABD nin ikinci gerekçesi ise Irak halkını diktatör Saddam ın elinden kurtarıp ülkede demokrasinin hakim kılınmasıydı.

İşgalden bu yana geçen zaman içinde fiilen gördük ki, ABD ilk iddiasında olduğu gibi ikinci iddiasında da samimi değildir ve bu iddialar dünyayı kandırmak için ileri sürülmüştür.

Bu noktada Eski ABD Dışişleri Bakanı James Baker liderliğinde bir grup tarafından hazırlanan raporda Irak ta demokrasinin tesisinden vazgeçilmesi, İran ve Suriye ile işbirliği yapılması ve ABD askerlerinin Irak dışında konuşlandırılmasının tavsiye ediliyor olması insanın aklına "Madem ikimizin de durumunda bir değişiklik olmayacaktı biz bu pisliği niye yedik " diye biten meşhur bir fıkrayı getiriyor.

Madem ki, Saddam ın elinde nükleer ve biyolojik silahlar bulunmuyordu ve bunca yıldır işgal sırasında 700 bin kişi hayatını kaybettikten sonra demokrasiden vazgeçilecekti Irak niçin işgal edildi Aslında bu sorunun cevabını hepimiz biliyoruz. ABD nin Büyük Ortadoğu Projesi bunu gerektiriyordu. Onun için Irak işgal edildi. Irak işgal edilecekti ki, dikkatler İsrail katliam ve soykırımından bir başka yöne çevrilsin, İsrail de Lübnan ve Filistin deki katliamlarını rahat  yürütebilsin isteniyordu. Yoksa Irak halkının nasıl yönetileceği ABD yi ilgilendirmiyor.

İsrail Filistin de aylardan beri katliam yapıyor, hergün çok sayıda Filistinli hayatını kaybediyor. Hatta bazı iddialara göre İsrail, Gazze de yeni silahlarını deniyor. Doktorların ifadelerine göre Filistinlilerin bedenlerinde daha önce görülmedik yaralar açılıyor, hafif yaralılar bile ölüyorlar. Saddam ın elinde bulunduğu söylenen kimyasal ve biyolojik silahlar belli ki İsrail in elinde ve Filistinlilere karşı kullanılıyor. Bunun karşısında ABD nin tepki göstermesi bir yana İsrail katliamlarını ABD desteği ve gözetimi altında sürdürüyor. İşin en acı yanı ise dünya sanki İsrail in katliamlarını kanıksamış görünüyor.. Bir zamanlar ülkemizde İsrail katliamları karşısında yer yerinden oynar, 100 binler meydanları doldurur ve İsrail telin edilirdi.. Her yıl Ramazan ın son Cuma günü Kudüs ün kurtarılmasını gündeme getirmek için düzenlenen Kudüs Günü bile bu sene sessizce geçiştirildi. Ne oldu insanımıza, ne olduğu insanlığa İnsanlığımızı yitirdik, kendimizden başkası bizi ilgilendirmiyor mu