Saadet Partisi Kadın Kolları Başkanı Ayşenur Tekdal, Almanya Millî Görüş teşkilatının organize ettiği "Bremen Müslüman Hanımlar Birliği‘nin 25. Kuruluş yıldönümü" etkinliklerinde bir konuşma yaptı.
Almanya Milli Görüş teşkilatının organize ettiği "Bremen Müslüman Hanımlar Birliği‘nin 25. Kuruluş yıldönümü" etkinlikleri çerçevesinde yapılan toplantının konuğu Saadet Partisi Kadın Kolları Genel Başkanı Ayşenur Tekdal idi.
1960‘lı yıllardan itibaren özellikle Almanya‘da ve diğer Avrupa ülkelerinde iş imkânlarının doğması üzerine, ülkemizden buralara göç eden işçilerin, başlangıçta çok zor şartlar altında çalışmak mecburiyetinde kaldıklarını söyleyen Tekdal, "Çok şükür ki helalinden nafakasını temin niyetiyle yurtlarından ayrılarak kendilerine yabancı olan yerlere göç etmek zorunda kalan saf ve temiz insanlar, Rabbimizin lütfü ile Milli Görüş camiasına dâhil olmuşlar, birlikte hareketin bereketi ile şuurlanarak öz benliklerini korumayı başarmışlardır" dedi.
Avrupa‘ya göç eden Türklerin ikinci ve üçüncü neslinin, lisan öğrendiğini, tahsil yaptıklarını, sosyal ve ekonomik şartlarını iyileştirdiklerini kaydeden Tekdal, "Teşebbüs yetenekleri ile işveren durumuna gelenler de olmuştur. Tavır ve davranışları ile bulundukları ülkelerin iyi niyetli vatandaşlarına güven vermişler, hem kendi ülkelerine hem de bulundukları ülkelere hizmet ederek herkesin takdirlerini kazanmışlardır. Bu gelişmeler insanların kaynaşmasına, ülkeler arası dostluğun gelişmesine ve daha önemlisi yaşam çizgisinin hak ve adalet anlayışına doğru yoğunluk kazanmasına vesile olmuştur"diye konuştu.
Bugün modern dünyanın getirdiği problemlerle karşı karşıya olduğumuzu ifade eden Tekdal konuşmasını şöyle sürdürdü: "Bizim medeniyetimizin değerlerini, 21. yüzyılın ihtiyaçlarını dikkate alıp şekillendirerek inşa etmek zorundayız. Bu sebeple G-20‘lerin maddeci anlayışıyla yeryüzünde sürdürülmekte olan savaş düzeni yerine, hak ve adalete dayalı barış düzenini ölçü alan D-8‘lerin oluşturduğu çekirdeği, D-60‘lar ve D-160‘larla güçlendirip, tüm insanlığın huzur ve saadeti için yeniden şekillendirerek etkin hale getirmeliyiz. Milli Görüş çizgisinde yürüyerek eylem ve söylem birliğimizi güçlendirmemiz halinde, iki cihan saadetine kavuşma arzusunu kuvveden fiile çıkarabileceğimize inanıyorum."
Müsbet yayınlar desteklenmeli
Toplumun temelini oluşturan ailenin önemi dikkate alınmaz ve onun maddi ve manevi ihtiyaçları en iyi şekilde karşılanmaz ise toplumsal yapımızın büyük zarar göreceğini belirten Tekdal konuşmasını şöyle sürdürdü: "Aile kurumunu zaafa uğratan bu tahripkâr yayınlar, ekonomik ve sosyal olumsuzluklar yaşayan aileler üzerinde çok etkili olmaktadır. Toplumumuzun en sağlam yapı taşı olan aile bireylerinin maddi yokluklara ilaveten ahlâki ve manevi eğitimden de yoksun bırakılması, çok büyük sıkıntılara maruz kalan aile yapımızın zayıflamasına ve toplumsal problemlerin artmasına neden olmuştur. Milli ve manevi değerlerimizi tahribe yönelik yıkıcı faaliyetlere karşı, sağlam karakterli ve güçlü iradeye sahip nesiller yetiştirmemiz gerekmektedir. Ne yazık ki sahipsiz bıraktığımız gençlerimiz arasında giderek yaygınlaşan ve ilköğretim okullarına kadar sirayet etmiş bulunan uyuşturucu madde kullanımı, şiddete başvurma, ahlâk dışı pek çok gelişme, insanımızın ruh dünyasında olumsuz derin izler bırakmakta, sosyal bünyemizi kemirmekte ve geleceğimizi ciddi bir biçimde tehdit etmektedir. Dünyada 16 - 44 yaş arası kadınların ölüm ve sakatlanmalarının baş sebebi aile içi şiddettir. Aile içi şiddetin sebebiyet verdiği ölüm ve sakatlanma oranının, kanser ya da trafik kazalarındaki ölüm ve sakatlanma oranından çok daha fazla olduğu göz önüne alındığında, toplumlardaki ahlâki ve manevi çözülmenin ne kadar korkutucu olduğu ve insanların bu yanlış sistem içerisinde sevgi yerine nasıl şiddete yöneldiği açıkça görülmektedir. Oysa çocuklarımıza güzel ahlâkı kazandıracak faydalı programları uygulayan müspet yayınları desteklemek zorundayız. Bunlara paralel olarak işsizliği önleyici yatırımları yapmak, adil gelir dağılımını sağlamak, yoksul kesimlerin barınma, gıda ve sağlık ihtiyaçlarını karşılayabilecekleri sosyal politikalar uygulamak suretiyle mevcut problemlerimize çözümler bulunmalıdır."
Yetiştireceğimiz gençlere öncelikle sağlam bir inanç, sağlam bir ahlâk, gerekli bilgi ve tefekkür, hikmet sahibi olmak ve aksiyon sahibi olmak gibi 5 temel değeri öğretmemiz gerektiğini ifade eden Tekdal, "Yaşanabilir kalkınmış bir ülke hedefine ulaşabilmek için, geleceğimizin huzuru ve saadeti için ihtiyaç duyulan bu vasıftaki gençler, ancak sağlam bir aile atmosferinde elverişli tomurcuklar olarak şekillenirler. Milli Görüş, insanı insan yapan değerleri hayata hâkim kılarak tüm insanların saadetine vesile olmayı gaye edinen ve bu maksatla toplumsal yönetimlere talip olan düşüncenin teşkilatlanmasıdır. Milli Görüş, her zaman, toplumun huzur ve saadeti için toplumun bireyi olan kadına hak ettiği değerin verilmesi için mücadele etmiş ve bu mücadelesini devam ettirmektedir. Kadın, toplumun hem önemli bir bireyi ve hem de toplumun namusudur.
Milli Görüşün dışındaki siyasal akımlar, kadını korur gözükse de, kadını bir meta olarak kullanmaktan çekinmemişlerdir. Günümüzde kadınlarımızın ağırlıklı bir şekilde reklam aracı olarak kullanılması, bu tespitimizi doğrulamaktadır" dedi.
Saadet Partisi‘nin "Kadın Kolları Yönetmeliği"nde, Türkiye nüfusunun yarısını oluşturan kadınların bir milletin geleceğinin teminatı olduğunun vurgulandığını söyleyen Tekdal hanımlara şöyle seslendi: "Geleceğimizi emanet edeceğimiz nesiller sizlerin ellerinizde şekillenmektedir. "Önce Ahlâk ve Maneviyat" düsturu ile ülkemizin ve bütün insanlığın huzur ve saadeti için çalışmaktan vazgeçmeyin" diye konuştu.




