Soru: Kur an-ı Kerim in tefsiri yapılırken, yeri geldikçe İncil ve Tevrat ın ilgili bölümlerinden alıntı yapılıp tarihi bilgiler verilmesi caiz midir

Cevab: Bismillâhirrahmanirrahîm.

Yüce kitabımız Kur an-ı Kerim in tefsiri yapılırken, yeri geldikçe İncil ve Tevrat ın ilgili bölümlerinden alıntı yapılıp tarihi bilgiler verilmesi İslamiyet in ortaya çıkışından beri varolan bir uygulamadır. İlk asırdan bu yana yazılan tefsirlerde Kur an-ı Kerim in ayet-i kerimeleri açıklanır ve yorumlanırken, diğer kutsal metinlerde ve dini geleneklerde bu konuda yer alan bilgiler verilmiştir. Ancak bu metodun Kur an-ı Kerim meallerinde tatbik edilmesi, Tevrat ve İncil den yapılan alıntıların bir değerlendirme yapılmaksızın meal peşine sıralanması, yanlış anlama ve yorumlara yol açabilecek bir usuldür. Mesela Kur an-ı Kerim in içine dipnot olarak Tevrat ve İncil den örnekler eklemek; tahrip olmuş bu dinlere ve kitaplarına meşruiyet kazandırmak amaçlı olduğu zannedilebilir. Bununla birlikte toplum psikolojisini etkileyici ve şahısları itham edici bir söylem yerine, yanlışlar hakkında uyarıcı bir yol izlenilmeli, bilimsel metotlara dayalı tartışmalarla çözüm aranmalıdır.

Haksız yere maaş almak caiz değildir

Soru: Bazı yerlerde kadınlar, hayatta olmayan babalarının maaşını almak için eşlerinden anlaşmalı olarak, resmen boşanıyor. Böylece yıllarca ölen annesinin ya da babasının maaşını almak caiz midir

Cevab: Bismillahirrahmanirrahim.

Maaş için evlilikte hile yapmak haramdır. Hileli boşanma sonucu alınan para, helal değildir. Maalesef soruda sorulduğu gibi bazı bölgelerde kadınlar, hayatta olmayan babalarının maaşını almak için, eşlerinden anlaşmalı olarak resmen boşanıyor. Mahkeme kararı ile resmi olarak boşanan çiftler, eski eşleriyle dinî nikahla aynı evde yaşamaya devam ediyor. Kağıt üzerinde meydana gelen bu değişiklik sebebiyle ilgili kurum söz konusu kişiye babasının maaşını ödemek zorunda kalıyor. Aynı yerde yaşamalarına rağmen dul göründüğü için babasının maaşını alıyor. Zaman zaman şikayet üzerine yapılan baskınlarda eşlerin boşanmış görünmelerine rağmen birlikte yaşadığı tesbit ediliyor. Ancak herhangi bir cezai müeyyide uygulanamıyor.

Halbuki böylece anlaşmalı olarak resmen boşanıp haksız yere maaş almak, yıllarca ölen annesinin ya da babasının maaşını almak, kılıfına uydurup yasal yollarla maaş aldığı kurumu dolandırmak kesinlikle caiz değildir. Ölen kimselerin hangi çocuklarının yardım alacağı kanunda belli. Maaş almak için boşanmak yasal olabilir ama dinimizce hiledir. Caiz değildir. Hakkı olmadığı halde devletten para alanlar, kul hakkını ihlal ediyorlar. Dinimiz böyle bir durumu asla onaylayamaz. Bu durum meşru değil. Çünkü burada bir hak ihlali var. Dinimizde hakkımız olmayan bir şeyi almak kul hakkına girer. Zaten böyle bir tutum da bir Müslüman a yakışmaz. Gerçekten ihtiyaçları varsa devlet onlara değişik şekillerde gerekli yardımı yapar.

Bazı bölgelerde de, sağ kalan eş, ikinci kez evlendiği halde resmi nikahını yapmayarak, ölen eski eşinin maaşını alıyor. Bu da kesinlikle caiz değildir. Bunların ilgili kuruma maliyetinin sağlık harcamalarıyla birlikte 500 milyon YTL yi bulduğu tahmin ediliyor. Bu durum, yasal yolsuzluktur.