Karşılaştığınız iki kişiden biri iletişim kopukluğundan, aynı evde yaşadıkları halde eşine ve çocuğuna ulaşamadığından yakınıyor. Çağımızın en önemli sorunlarından biri olan iletişim kopukluğu ne yazık ki, aile bireylerini birbirlerinden uzaklaştırıyor. Yani, iletişimsizliği bir tür uzaklaşmayı, dağılmayı ve kopuşu beraberinde getiriyor.
Bu konuda ciddi bir sorundan söz ediliyor ancak kimse, sorunun çözümü noktasında gerekli çabayı gösteremiyor.
Sağlıklı bir iletişim için öneriler
İletişimi güçlendirecek yöntemler üretmek: Evde, dışarıda, akrabaların bulunduğu ortamlarda, iş yerinde konuşabileceğiniz ve birbirinizi anlayabileceğiniz ortamlar hazırlayın. Bu ortamlarda bir araya gelerek sohbet edin ve hasbihalleşin.
Çocuklarla ortak faaliyetler yapın: Hiç olmazsa hafta sonları çocuklarınızla ortak bir faaliyet yapabilirsiniz. Mesela kızınızla kek yapabilir, oğlunuzla futbol oynayabilir, ya da alış verişe çıkabilirsiniz. Birlikte yaptığınız işlerin çocuk için büyük önemi vardır. Çünkü burada aile çocuğa "sana değer veriyorum, senin varlığını kabul ediyorum" mesajını vermektedir.
İletişim engellerini ortadan kaldırın: Gün içinde, pek çok yakınımızla ya da arkadaşımızla karşılaşırız ama dikkatimiz farklı şeylere takıldığından karşımızdaki kişinin varlığını hissedemez ve güçlü bir iletişim kuramayız. Bu nedenle, iletişimi engelleyen bilgisayar, internet ve cep telefonunu gibi araçları kontrollü kullanabilir ve bu araçlara ayırdığımız vakti kısıtlayabiliriz.
Değiştirmeye çalışmayın: Aile bireyleri birbirlerini anlamak yerine değiştirmeye ve karşılarındaki kişiyi kendileri gibi yapmaya çalışırlar. Bunun sonucunda da, çatışma ve aile içi anlaşmazlıklar ortaya çıkar. Bu gibi sorunlara ortam hazırlamamak için, düşüncelerinizi ifade edin ancak karşınızdaki kişiyi baskıyla değiştirmeye çalışmayın, onu olduğu gibi kabul edin ve anlamaya çalışın.
Pozitif geribildirimler verin: Aile ilişkilerimizde karşımızdaki kişiye, olumlu geribildirimler vermek ve sen değerlisin duygusunu hissettirmek iletişim ağımızı güçlendirecektir.
Arkasına sığınmayın
Bazı insanlar vardır geçmişte yapılan hatalara yaslanarak, sorumluluktan kurtulmaya çalışırlar. Ben geçmişte çok ezildim, çok aşağılandım, o yüzden özgüvenim yok diyerek kendilerini iletişime tamamen kaparlar. Oysa geçmişe dair yoksunluklarına rağmen bu insanlar istedikleri takdirde yeniden toparlanabilirler. Ama öğrenilmiş çaresizliğin esiri olduklarından durumlarının farkına varamazlar. Elbette her birimiz sağlıklı ve huzurlu bir ailede büyümeyi arzu ederiz ancak bazı şeyler bizim kontrolümüzde ve elimizde değildir. Kötü bir çocukluk geçirmiş te olabiliriz. Ancak bütün bunlara rağmen yaşadığımız süreci iyi değerlendirebilir ve zayıf noktalarımızı güçlendirerek yeniden ayağa kalkabiliriz. Bunu kendi gayretlerimizle yapabiliriz. Yoksa kimse elimizden tutup ta seni kaldırabilirim cömertliğini göstermeyecektir. Bu nedenle öncelikle hayatımızda bazı değişimler yapmaya öncelikle kendimiz karar vermeliyiz.
Toplumdaki rollerimiz bellidir
Aile toplumun çekirdeğidir. Dolayısıyla sağlıklı ailelerden sağlıklı toplumlar, dağılmış özünden kopmuş ailelerden de sağlıksız toplumlar ortaya çıkar. Toplumu kurtarmanın yolu ise aileyi kurtarmaktan ve yeniden onarmaktan geçer.
Sağlıklı ailenin bazı temel özellikleri vardır:
Sağlıklı ailelerde, anne annelik rolünü baba da babalık rolünü başarılı bir şekilde yerine getirir. Ailede belirsizlik yoktur, herkes görev ve sorumluluğunun bilincindedir ve aile bireyleri hayatın bütün alanlarında birbirlerine destek verirler.
Sağlıklı ailelerde çocuklara söz hakkı verilir: Sağlıklı ailelerde, çocuğun anlam verme sisteminin gelişmesine katkı sağlanır ve çocuk aile içinde kendini özgürce ifade eder. Bu çocuğun temel ihtiyaçlarındandır. Yani varoluşunu anlamlandırabilmesi, ben de varım diyebilmesi için çocuğun aile içinde onaylanması ve söz hakkı verilmesi gerekir.
Sohbet ve paylaşım ortamı vardır: Sağlıklı ailelerde anne baba ve çocuklar sohbet ederler, günün nasıl geçtiğini paylaşırlar ve dayanışma içinde olurlar.
Sorunların çözümü konusunda dayanışma vardır: Akşamları eve gelen aile bireyleri günün getirdiği stresi ve sorunlarını aile içinde paylaşırlar ve birbirlerinin desteğini alırlar.
Değerlerin konuşulduğu bir ortam oluşturulur: Sağlıklı ailelerde sadece dünyevi meseleler gündeme getirilmez aynı zamanda, Allaha karşı sorumluluklarımız, değerlerimizin hayata taşınması gibi konular da konuşulur ve çocuklar bu ortamlarda beslenirler.
Susuz adamın hali
Bir ırmağın kenarında çok yüksek bir duvar vardı, o duvarın üstünde susuz bir adam duruyordu. Suya yetişmesine duvar mani oluyordu. Zavallı adam su için, sudan çıkmış balık gibi çırpınıp duruyordu.
Birden aklına geldi duvardan bir kerpiç kopararak suya attı. Suyun sesi kulağına çok tatlı ve hoş geldi. Suyun tatlı sesi adamın kulağına bir sevgili sesi gibi tatlı geldi, adamı sarhoş etti. Bunun üzerine adam duvardan taşlar, kerpiçler kopararak suya atmaya başladı. Bunun üzerine su adama seslendi.
"- Ey adam bana niçin taş atıyorsun, bundan sana ne fayda var?" dedi.
Adam yanık bir sesle cevap verdi.
- "Ey su bu işin bana iki faydası var, onun için bu işten vazgeçmem. Birinci faydası suyun sesi susuzun kulağına en güzel bir musiki gibi gelir, ikincisi de kopardığım her taş, her kerpiç duvarı biraz daha alçaltıp, beni suya yaklaştırıyor." dedi. (Mevlana)
Sağlam bir omurgaya sahip olabilmenin şartları
Duruş bozuklukları, ABD ve Avrupa‘da yaygın olarak kullanılan ancak ülkemizde yeterince tanınmayan kayropraktikle kolaylıkla düzeltilebiliyor. Sağlam bir omurgaya sahip olmak için oturma, yatma ve eğilme biçimine dikkat etmek gerekiyor.
Hareketsiz yaşam sürenlerin ve iş hayatında belirli bir duruş biçiminde çalışmak zorunda olanların kalıcı duruş bozukluklarıyla karşı karşıya kalacaklarını söyleyen Anadolu Sağlık Merkezi Uzm. Dr. Burak Esendal; kaslar, iskelet sistemi, beyin ve sinirler arasındaki uyumsuzluğun önemli sağlık sorunlarına yol açabileceğini vurguladı. Duruş bozukluklarını, kayropraktik ile omurganın düzeltilmesi ve eklemlerin doğru çalışmasını sağlayarak önlemenin mümkün olduğunu söyleyen Dr. Burak Esendal, "Kayropraktik sorunun temel sebebiyle ilgilenir ve ileride oluşabilecek farklı sorunları da engeller. Bu nedenle, düzenli diş hekimi kontrolleri gibi omurganın da kayropraktik uzmanı tarafından kontrol edilmesinde yarar var" dedi. Esendal, omurgayı korumak için şu önerilerde bulundu: "İş gereği vücudunu yanlış kullanan, özellikle uzun süre masa başında bilgisayarla çalışan kişilerde duruş bozukluğu yaygın olarak görülür. Doğru duruş ekranın göz hizasında olmasıyla sağlanabilir. Bacak bacak üstüne atarak oturmak, bel ve kalçaya zarar vereceği için buna dikkat edilmeli. Yüzüstü uyumak boyun, sırt ve bel kaslarını olumsuz etkiler, şikayetleri artırır."



