En olumsuz gözüken şartlarda bile, çözüm arayıp bulmak inancımızın bir gereğidir. Ülkemizin geldiği son nokta, tarihi ve toplumsal kişiliğini kaybetmeye tahammül edip, edemeyeceği hususudur. İşte bu noktada bundan sonrası için sadece iki harf bizim için yeterli olacaktır: S ve Ş. Artık olaylar ve gelişmeler karşısında hassas bir ruhun şahlanma zamanının geldiğini yine bu harflerle başlatıyoruz: Saadet, Şimdi! Bu hassas dönemde hassasiyetimizi gözden geçirerek yükseltmek ve bu hassasiyetimizi halkımıza göstermek mecburiyetindeyiz. Bunun için gerçekleri var gücümüzle en yüksek sesle haykırıyoruz: Saadet, Şimdi!
Manevi tahribata, ekonomik yıkıma ve dış politika faciasına maruz kalmış ülkesinin ekonomik ve manevi kalkınmaya, izzetli ve şerefli dış politikaya kavuşması için, meselelerinin nasıl çözüleceği konusunda projeleri ve uygulamaları yeniden ortaya koymak için kollarını sıvadık. İnsanlık onur ödülü almış bir hareketi yüklenmenin şuuruyla, tarihin omuzlarına yüklediği bu ulvi görevi hakkıyla yerine getirme kararlığına sahip SAADET insanı, sevabı da, vebali de büyük bir sorumluluğu taşıyarak, ŞİMDİ milli bir görevi ifa edecektir.
SAADET insanıyız, çünkü insanlığın kurtuluş reçetesini elinde bulunduruyoruz. Savunduğumuz gerçeklerin, sadece Türkiye nin değil, bütün beşeriyetin ufkunu açacağını biliyoruz. Bu gerçekleri anlatarak milletimizi narkozdan uyandırmak için büyük bir gayret ve azimle çalışarak, üzerimize düşen görevi yaptığımızda; Allah ın izniyle beşeriyetin elbette saadete kavuşacağını hissediyoruz.
ŞİMDİ milli bir görevi ifa ediyoruz, çünkü biz; buluğ çağına erdiğimizde halife olduğumuzu, dava için görevlendirildiğimizde ise kırk yaşında bulunduğumuzun idraki içindeyiz. Görev aldığı sürece kırk yaşında ve ümmetinin başında olacak bizler, her nefesin hesabının verileceğini bilerek, hayır yolunda açılım ve atılım peşinde koşuyor, asıl marifetin; yük altında ve hizmet esnasında sadık ve sağlam kalabilmek olduğunu biliyoruz.
Hakk ın hâkim olduğu bir dünyanın mücadelesini vermek, hiçbir dünyalık kaygı taşımadan, kardeşlik vazifesini ifa etmek, Sultan Fatih olup atını denize sürmektir. Sahip olduğu sağlam teşkilat anlayışı ve fedakârca çabalamak, Seyit Çavuş olup 250 kiloluk mermiyi "Ya Allah" deyip namluya sürmektir. Bu milletin aslı, tarihi, inancı ve değeri olan bizlerin, yaptığı ve yapacağı bütün açılım ve atılımlar bunun içindir. Bu açıdan saadet yolu, saadat yoludur. Eskiler aramaz, iz sürerlerdi. Biz de bu izi süreceğiz ve S ve Ş harflerinin beraberliğini sergileyerek bize yetecek iki kelimeyle yeni bir dünyayı kuracağız: Saadet, Şimdi!
Bütün parti mensuplarını, aralarında hiçbir ayrım yapmadan, istisnasız hepsini sevmek, bütün parti mensuplarının, bu meyanda "Yüksek İstişare Kurulu", "Yürütme Kurulu" ve "Beyin Takımı" arasında tam bir uyum ve sevgi, sadakat ve itaat temeline dayalı adeta bir "Bünyan-ı Mersus" teşkil edecek şekilde bir yapının gerçekleştirilmesini sağlamak için gereken bütün "atılım" ve "açılım" çalışmalarını planlı ve programlı bir şekilde yapma hususlarında elinden gelen gayreti göstereceği inancıyla