AK Parti nin de adayını açıklaması ile Cumhurbaşkanlığı
seçiminin üç aday ile gerçekleşeceği kesinleşmiş oldu. Üç aday yarışacak
olmakla birlikte daha şimdiden tek adaylı bir seçim görüntüsü ortaya çıktı.
İhsanoğlu nun konuşmalarını mümkün olduğunca izlemeye çalışıyorum. Gittiği yere
göre bir üslup ve konuşma sergiliyor. Genellikle dini motifleri kullanarak
Erdoğan ın önüne geçmeye çalışıyor ki, sanıyorum bunun mümkün olmayacağını çok
geçmeden anlayacaktır. Belki de anlamıştır ama girdiği yoldan geri dönemiyordur.
Her ne ise Cumhurbaşkanı adayı olarak CHP ve MHP nin siyasi bir kişi yerine
siyaset dışından ve toplumumuzun da fazla tanımadığı bir ismi ortaya sürmüş
olmaları bana sanki Başbakan Erdoğan ı ilk turda Köşk e göndererek ondan
kurtulmak isteğinin bir sonucu gibi görünüyor. Başka türlü başa
çıkamayacaklarını düşünüyor olacaklar ki Köşk e çıksın AK Parti nin başından
uzaklaşsın, ondan sonra nasıl olsa AK Parti içinde bir takım ayrışmalar ortaya
çıkar, güç kaybeder, meydan bize kalır hesabı yapmış olabilirler Çünkü
İhsanoğlu nun alacağı oyların toplamı kesinlikle CHP+MHP olmayacaktır. Bazı
gazeteler anket sonuçları yayınlarken İhsanoğlu nun alacağı oyu CHP ile MHP nin
oylarının toplamı şeklinde veriyorlar ki bu sadece kendilerini kandırmaktan
ibarettir.
Demirtaş ın alacağı oy da sınırlı kalacaktır. Öyle beyaz
Türkler ve solcuların tümünün Demirtaş a oy verecekleri savı doğru olsa bile
alacağı oy oranı fazla bir şey ifade etmeyecektir. Bu arada, CHP-MHP ortak
adayına tüm CHP ve MHP lilerin koşa koşa sandığa giderek oy vereceklerini
düşünmek de gerçekçi değildir. Bu bakımdan Erdoğan yarışta tek başına kalmış
görünüyor.
Bu noktada üzerinde durmak istediğim bir başka husus ise
Başbakan Erdoğan ın adaylığının açıklandığı toplantıda yaptığı konuşma.
Konuşmasında seçilip Köşk e çıktığı takdirde parti ve yürütme üzerindeki
hâkimiyet olmasa bile yönlendirici etkisini sürdürmeye kararlı olduğunu net bir
şekilde ifade etti Söz gelimi siyasi ve hukuki sorumluluğu olan Çözüm
Süreci nin aksamasına izin vermeyeceğini, Paralel Yapı ile mücadeleyi sonuna
kadar sürdüreceğini, yürütmeye ait alanlarda belirleyici, en azından
yönlendirici olacağını söyledi. Kısacası, Erdoğan Köşk e çıktığı takdirde
Başkanlık yapmaya niyetli olduğunu gösterdi. Böyle olunca da CHP ve MHP ortak aday
çıkartarak Erdoğan ın Köşk e çıkmasına katkı vermiş olsalar bile Erdoğan dan
kurtulma hayalleri gerçekleşmeyecektir. En azından 5 yıl bu mümkün
olmayacaktır.
Hâlbuki CHP ve MHP ayrı ayrı aday çıkartsalar,
adaylarının en yüksek oyu alması için ellerinden geleni yapmış olsalardı belki
seçim ikinci tura kalabilirdi.
Öte yandan siyaset dışından CHP ve MHP nin ortak aday
çıkarmış olmaları yapacağı konuşmalarda Erdoğan ı halk nazarında daha inanılır
hale getirmiştir. Geçmişte siyaset dışından Cumhurbaşkanı adayı bulunarak bunun
seçilmesi için Meclis üzerinde baskı oluşturulmasının tatsız anıları
hafızalardan silinmiş değildir. Ayrıca, siyasi partilerin siyaset dışından aday
aramaları siyasilere güvenmemeleri anlamına gelir ki bu da kendilerini inkâr
demektir. Bu hususa İhsanoğlu adının ilk telaffuz edildiği günlerde dikkat
çekmiştim. Erdoğan da ilk konuşmasında buna vurgu yaptı ki haklıydı.
Kısacası CHP ve MHP geçmişin vesayet dönemini hatırlatan
siyaset dışı bir aday çıkartmak suretiyle Erdoğan ın elini kuvvetlendirmişlerdir.
Başbakanlığına tahammül edemedikleri Erdoğan ın daha güçlü bir şekilde Köşk e
çıkmasına katkı vermişlerdir. Tüm bunlara bir de gittiği her yere göre konuşan,
fikri, kimliği konusunda kafalarda şüpheler oluşan, bir proje adayı olduğu intibaı
veren İhsanoğlu nun söylemleri eklenince Erdoğan işin başında yarışa önde
başlamış oluyor.